12 Aralık 2011 03:27

Yıkım korkusuyla yaşıyorlar

Van depreminin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın "Oy kaybetmek pahasına da olsa depreme dayanıklı olmayan evleri yıkacağız" demesi, hemen ardından da diğer Hükümet  yetkililerinin ‘kentsel dönüşüm’ için kararlılıklarını belirten açıklamalar yapmaları, yıllardır evleri yıkılma tehdidi altında

Yıkım korkusuyla yaşıyorlar
Paylaş
Ersal Aşudu / Evren Yelli

Bu tedirginliği İstanbul’un  Başakşehir ilçesine bağlı Ziya Gökalp Mahallesi sakinleri de yaşıyor. Mahalle halkının son günlerde artan huzursuzluğunun nedeni Van depreminin ardından yapılan açıklamalar. 

Mahallelilerin anlatımına göre, belirli aralıklarla birileri çıkıyor ve ‘bu mahalle bizim’ diyerek belediyeyle birlikte tüm evlere ve arsalara tedbir koyduruyor. Mahalleli ne evlerini satabiliyor ne de bir çivi çakabiliyor. Ziya Gökalp Mahallesi, daha önce ünlü inşaatçı Ali Ağaoğlu’na verilen ve binlerce kişinin sürüldüğü  Ayazma bölgesinin içinde. Ağaoğlu inşaatlarıyla Masko  inşaatlarının yükseldiği bölgenin hemen yanı başında olan Ziya Gökalp  Mahallesinin bir diğer komşusu ise İkitelli Organize sanayi bölgesi. İstanbul kentsel dönüşüm programı içersinde yer alan mahalle bu konumuyla rantçıların gözünü diktiği bölgelerin başında geliyor. Neredeyse yarım asır önce buraya yerleşen ve arsalarının tapularını alan ailelere bugüne kadar iktidar olan tüm partiler imar izni vereceği sözü vermiş. Evlere elektrik, su, doğalgaz bağlanmış, kötü de olsa yollar yapılmış. Yıllardır imar izni bekleyen mahalleli hep yıkım korkusuyla yaşamış. Bu korku, Van depreminin ardından yapılan yıkım açıklamalarıyla daha da artmış. Depreme dayanıklı evlerde yaşamak istediklerini söyleyen mahalleli, deprem bahanesiyle evlerinin rantçılara verilmesine karşı çıkıyor.

ASIL AMAÇ EVLERİ TOKİ’YE VERMEK

Ali Bilal Gültekin, mahallelerinde olan her şeyin sorumlusunun belediye olduğunu düşünüyor. “Bizim burada evimiz var, tapumuz var ama yer için imar yok. Burada 6 kişi belediyeyi mahkemeye verdi fakat belediye "Size kağıt gelirse belki bir şeyler olur ama gelmezse başınızın çaresine bakın dedi. Şimdi toplam 650 kişi belediyeyi mahkemeye verdi” diyen Gültekin, imar izinlerinin verilmesini istediklerini dile getirdi.

“Bizim gibi ailelere önce yol verdiler, su verdiler, doğal gaz verdiler, sonra çıkıp sizin binalar depreme uygun değil dediler” diye yaşadıklarını anlatan Kazım Kaya, evlerinin ellerinden alınacağını ve TOKİ’ye verileceğini söylüyor. “Buralara hep ipotek koydular. Belediye rant için peşkeş çekmeye çalışıyor. İmarımız verilsin, izin verilsin, biz burada daimi olmak için çabalarız. Mahkemeye defalarca gittik hakim sordu siz tapuyu kimden aldınız ne zaman aldınız diye sonra kovdu bizi mahkemeden. Belediye diyor ki biz buraları yıkıp size yeni yerler yapıp vereceğiz ama bir zaman söylemiyor. Ben buraya emek verdim 30-40 yıldır burada yaşıyorum ben şimdi nereye gidebilirim” diye duygularını anlatan Kaya, belediyenin önce kendilerine yer vermesini istediklerini söylüyor. Kaya, mahallede yaşayanlara bir araya gelme çağrısı yapıyor, yoksa evlerinin ellerinden alınacağı uyarısı yapıyor.

MAHALLELİYE BİRLİKTELİK ÇAĞRISI

“Halk olarak dayanışma içinde olursak daha iyi işler yaparız. İnsanlarla birlikte hareket etmek istedik ama kimse dönüp bize bakmadı bile. Hep günübirlik birliktelikler oldu” diyen Ali Selvi, ”İnsanlar dinleri, mezhepleri, görüşleri yüzünden bir araya gelmedi. Başbakan da ne olursa olsun burayı yıkarım dedi. Buralarda rant olduğu için bunu yapıyorlar, 30 yıldan beri elektriğimizi, suyumuzu, vergilerimizi ödedik ama yine de bunu bize yapıyorlar. Halkın duyarlı olması gerekiyor” diye konuşuyor. Mahallede yaşayanların çoğunun asgari ücretle geçindiğini belirten Selvi, “İnsanlar asgari ücretle o konutların taksitlerini nasıl ödeyecek” diye soruyor.

Evlerinin ellerinde alınmak istenmesine tepki gösteren Elif Ateş, “Eşim hasta, ben de hastayım, bir iki kişi bizi mahkemeye vermiş diye biz nereye gidiceğiz, dağa mı gideceğiz” diye konuşuyor.

BELEDİYE SÖZ VERDİ TUTMADI

Belediyenin daha önce aralık ayına kadar imar vereceğini açıkladığını ancak bu sözünü tutmadığını söyleyen İsmail  Yasan evlerinin olduğu yere toplu konutlar yapılmak istendiğini, depremin de buna bahane edildiğini düşünüyor. Mahallelerinin büyük firmalara verileceğini, kendilerinin de mahalleden atılacağını söyleyen Yasan, “Ayazma’da olanların aynısını bize de yaşayacağız. . Masko evleri gibi evler yapıp bize aynısı vereceklermiş ama Ayazmalılara ne yaptıklarını biliyoruz. Yasan, mahalleli olarak bir araya gelmeden bu sorunu çözemeyeceklerini vurguluyor.

'GELİN, BİRLİKTE HAREKET EDELİM'

“Belediye halkı kandırmaya başladı, mahallenin ileri gelenlerini araya sokmaya çalışıyorlar. Halk da bunlara kanıyor. Biz yıllardır buradayız, yağmurun çamurun içinde çocuklarımızı sırtımızda okula götürdük. Tam rahat edecekken şimdi bu çıktı başımıza” diye konuşan Binali Bakuş, “Bizim tapularımız var ama kimse mahkemeye gelmediği için böyle oluyor. Belediye başkanı ben size üç ay içinde imar vereceğim dedi, ama yalan söylüyor, vatandaşa oyun oynuyor, baskı yapıyor” diyor. Mahallelilerin çeşitli vaatlerle kandırıldığını da anlatan Bakuş, kimsenin bunlara inanmamasını istiyor, “Gelin  birlikte hareket edelim” diyor. (İstanbul/EVRENSEL)


Hüsniye Bulut: Neredeyse 40 senedir burada oturuyoruz ama buraya hiç hizmet gelmedi. Geçmiş iktidarlar döneminde az da olsa bir takım hizmetler geliyordu. Hele ki Tayyip geldi geleli hiçbir şey olmadı. Çocuklarımız için park istedik yapmadılar. Sağlık ocağı diye bir oda koymuş ama hiçbir şey yok. Biz insanları topladık ama konuşmamıza izin verilmedi. İmar için gittiğimizde de söz verdi ama hiçbir şey olmadı. Hep yalan söylüyorlar hep yalan. Artık imarımız olsun çocuklarımıza okul yapılsın. Erdoğan çıkıp vatandaşı pohpohluyor ama arkalarından neler yapıyor. Tapulu evimi yıkmak için bin türlü yalan söylüyorlar. Yemedim içmedim bu evi yaptım, bu insanlık mıdır? Mahkemeye gidenleri de kandırıp kandırıp geri gönderiyorlar. Şimdiki Başakşehir belediye başkanı yerel seçimlerde burada toplantı yaptı başkan olduğunda imar sorunumuzu çözeceğini söyledi. Seçimleri kazandı fakat sözünde durmadı. Biz imar verilmesini istiyoruz, çocuklarımız okula gitmek için kilometrelerce yol yürümesin istiyoruz, park istiyoruz.


BORÇLANDIRMAK İSTİYORLAR

Zülfikar  Adan: 2009’dan bu yana mahallemiz üzerinde büyük bir oyun var. Rant için mahallemizi kaldırmak istiyorlar. Bu kadar insanı mahkemeye vererek büyük bir oyun oynamaya başladılar. Etrafımıza bir sürü yeni konut yaptılar, bizi de buradan kaldırmaya çalışıyorlar. Mahkemede konuşmak istersek tutuklamakla tehdit ediyorlar. Daireleri de bize iki katı fiyatla verip bizi borçlandırmaya çalışıyorlar. Mahkemeye gidelim diyoruz kimse gelmiyor. Taraf sağlayamazsak beni başka yerlere sürebilirler ben bunun farkındayım. Bizi de sürekli kandırıyorlar, birlikte ve örgütlü olmamız gerekiyor yoksa onlar davayı kazanacak ve bizi borçlandıracak.

Kaybedersek hem paramızı hem evimizi kaybedeceğiz. Bu sorun sadece bizim değil aslında herkesin sorunu. Çocuklarımız hâlâ çamurun içinde okula gidip geliyorlar. Metronun raylarını döşediler, kabloları çektiler ama açmıyorlar bunun amacı bizim yararlanmamızdır. Burada alt yapıda yok yağmurda evlerimizi su basıyor, eşyalarımız mahvoluyor. Buradan çıkalım diye yetkililer hiçbir destek sunmuyor.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Asgari ücret askeri ücret mi?

SONRAKİ HABER

Reklam var icraat yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...