19 Şubat 2010 05:00

Mücadeleyi büyütecekler

Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu, TEKEL işçilerinin mücadelesini büyütmek için ortak temsilciler kurulu düzenledi.

Paylaş

Türk-İş İstanbul Şubeler Platformu, TEKEL işçilerinin mücadelesini büyütmek için ortak temsilciler kurulu düzenledi. Mecidiyeköy Kültür Merkezi’nde önceki gün yaklaşık 150 işyeri temsilcisinin katıldığı temsilciler kurulunda, işyeri eylemleri ve büyük bir miting düzenlenmesini de kapsayan bir dizi eylem kararı alındı.
Ortak temsilciler kuruluna Haber-İş 1 No’lu Şube, Yol-İş 1 No’lu Şube, Belediye-İş 2 No’lu Şube, Tez Koop-İş 5 No’lu Şube, Harb-İş Anadolu Yakası Şubesi, Deri-İş Tuzla Şubesi, TÜMTİS İstanbul Şubesi, Selüloz-İş İstanbul Şubesi, TGS İstanbul Şubesi, Basın-İş İstanbul Şube yöneticileri ve işyeri temsilcilerinin yanı sıra Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, Gıda-İş Genel Sekreteri Seyit Aslan, Deri-İş ve TÜMTİS merkez yöneticileri de katıldı.
Platform adına açılış konuşmasını yapan Yol-İş 1 No’lu Şube Başkanı Erdem Arcan, temsilciler kurulunu işçi sınıfına saldırıların yoğunlaştığı bir dönemde, direnişin simgesi haline gelen TEKEL işçilerine destek olmak için neler yapabileceklerini konuşmak adına topladıklarını söyledi. TEKEL işçilerinin iki ayı aşkın süredir yaşadıkları hakkında bilgi veren Arcan, “Bize düşen görev, direnişteki işçilerin moralinin bozulmaması için dayanışma içinde olduğumuzu göstermektir. Ancak bunu bir iki ziyaretle değil, bulunduğumuz her yeri; işyerlerini, ilçeleri, mahalleleri direniş yerine çevirerek yapabiliriz” diye konuştu.
‘YÜRÜYÜŞLER YAPILSIN’
Toplantıda 20’ye yakın işyeri temsilcisi söz aldı. İlk olarak konuşan Yol-İş 1 No’lu Şube İşyeri Baştemsilcisi Naci Göçer, TEKEL işçilerinin işçi sınıfının önüne bir yol açtığını söyledi. Türk-İş’in aldığı eylem kararlarının uygulanmamasını eleştiren Göçer, “Tepedeki yöneticiler dik durmazsa, kararlarını tabana anlatmazsa, taban eylem yapmaz” dedi. Eylemlerin işyerlerine yayılması, 4-c ve 4-b’ye karşı çıktıklarını kokart takarak göstermeleri gerektiğini söyleyen Göçer, sabah işyerlerine giderken belli bir uzaklıkta inip TEKEL işçilerine destek için yürüyüşler yapabileceklerini belirtti.
BİRLEŞİK VE KİTLESEL MÜCADELE
Sermaye ve onların hükümetinin krizle birlikte saldırılarını artırdığına dikkat çeken Haber-İş 1 No’lu Şube İşyeri Temsilcisi Elif İçağasıoğlu, her gün art arda gelen zamların, başta gelen sorunlarından olduğunu kaydetti. “Ülkedeki antidemokratik uygulamalar, Kürt sorununda baskıcı ve inkarcı durumun devam etmesi, çözüm yerine yeniden silahların konuşması, bizleri kaygılandırmakta ve endişeye sevk etmektedir” diyen İçağasıoğlu, demokratikleşmenin bir ayağı olan sendikal hak ve özgürlüklerin de kullanılamaz hale geldiğini belirtti. Bu saldırıların işçi sınıfının ve emekçilerin birleşik ve kitlesel mücadelesiyle geriletilebileceğine dikkat çeken İçağasıoğlu, TEKEL mücadelesinin bunu bir kez daha gösterdiğini kaydetti. Güvencesiz çalışmanın tüm çeşitlerinin ortadan kaldırılması, özelleştirmelerin, taşeronlaştırmanın ve işten atmaların yasaklanması gerektiğini ifade eden İçağasıoğlu, 4 Şubat’ta yapılan genel eylemin ilk olması itibariyle önemli olduğunu, ama daha da büyütülmesi gerektiğini dile getirdi.
“Bunun temelinde de TEKEL işçileri duruyor. Bugün TEKEL işçileri kazanırsa hepimiz kazanmış olacağız” diyen İçağasıoğlu, konfederasyonların daha önce aldığı miting kararının İstanbul’da bir an önce hayata geçirilmesi, TEKEL işçisiyle 5 liranı paylaş kampanyasının yayılması için çalışma yürütülmesi, işyerlerinden merkezi yerlere yürüyüşler yapılması, örgütsüz işçilerin de bu sürece katılması için bildiriler dağıtılması önerilerinde bulundu. İçağasıoğlu, 1 Mayıs için de şu çağrıyı yaptı: “1 Mayıs yaklaşıyor. Birleşik ve kitlesel bir mücadele ve kutlama için hazırlıklara başlanmalı, İstanbul’da birlikte kutlanması için çaba göstermeliyiz.”
TABAN BASKISI YARATILMALI
Temsilciler olarak kararları doğru bir şekilde alarak taban baskısı yaratılması gerektiğini belirten Belediye-İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Şeref Ceylan, “Alttan kararlar alıp yukarıya ileteceğiz. Onlar bu kararlara uymak zorundadır. Artık Türk-İş temsilciler toplantısı yapılmalı. Türk-İş’ten talebimiz, temsilcileri düzenli olarak bir araya getirmesidir” dedi.
TEKEL işçilerinin direnişinin Türk-İş sayesinde değil, kitle örgütleri ve diğer sendikaların desteğiyle sürdüğüne dikkat çeken Deri-İş Sendikası İşyeri Temsilcisi Zülfü Acar, 21-22 Şubat’ta yapılacak eylemlerin değil, 27-28 Şubat’ta yapılacak eylemlerin önemli olduğunu söyledi. Başbakan’ın bu tarihlerde TEKEL işçilerine saldıracağını hatırlatan Acar, 27-28 Şubat tarihlerinde herkesin Ankara’da olmasını istedi.
Türk-İş yönetiminin sürekli eleştirildiğini hatırlatan TÜMTİS İşyeri Temsilcisi Samim Gülümser, eleştirilerin somut olarak yapılan iş üzerinden yöneltilmesi ve seçimlerin de buna göre yapılması gerektiğini ifade etti. TEKEL direnişinin bir kırılma noktası olduğunu belirten Gülümser, yapılan eylemlerin birer prova olduğunu, daha etkili ve kararlı eylemlerin hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Selüloz-İş İstanbul Şubesi İşyeri Temsilcisi Murat Taşlan, Yol-İş 1 No’lu Şube İşyeri Temsilcisi Hanifi Semen, TÜMTİS İstanbul Şubesi İşyeri Temsilcisi Erdal Çınar, Tez Koop-İş 5 No’lu Şube İşyeri Temsilcisi Hüseyin Yüksel de yaptıkları konuşlarda mücadeleyi yükseltme çağrısında bulundular. (İstanbul/EVRENSEL)

‘TÜRK-İŞ’İ SİLKELEMEMİZ GEREKİYOR’

Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin de temsilciler kurulunda bir konuşma yaptı. “Hâlâ TEKEL işçilerinin direnişini ziyaret etmeyen sendikacılar var. Hatta ‘Türk-İş önündeki bu fotoğraf Türk-İş’e yakışmıyor, direnişi bitirsinler’ diyen sendikacılar var. Aslında Türk-İş’e yakışan tam da bu fotoğraftır” diyen Ayçin, özeleştiri yaparak, “Biz koltuklarımıza, lüks arabalarımıza o kadar alıştık ki, bunları kaybetmemek için hiçbir şeye sesimizi çıkartmıyoruz. Bu yüzden bir başbakan çıkıp işçi sınıfına rest çekebiliyor” dedi. 4 Şubat grev kararının yanlış olduğunu savunan Ayçin, “Ben de bu eylemi gerçekleştiremeyen bir sendikanın genel başkanıyım. Uçaklar uçtu. Ama böyle eylem yapılmaz. 3 Şubat gece yarısına kadar hükümet ile görüşerek, olumlu hava estirerek bir anlaşma olacak beklentisi yarattılar. Sonra gece yarısı yarın grev var diyorlar. Böyle grev olur mu? Bu günah savmadır. Eğer genel grev yapacaksak kuledeki BTS üyesi de çalışmayacak, benim uçak personelim de... TEKEL işçilerinin direnişi, işçi sınıfının yanında olanlarla olmayanları netleştirdi” diye konuştu. Özal döneminde özelleştirmeyi savunan sendikacıların, bugün özelleştirmeye karşı çıktığına inanmadığını belirten Ayçin, “Açıksa söylüyorum, bu Türk-İş yönetimi ile bu kavga gitmez. Bu kuruluşu baştan aşağı silkelememiz gerekiyor” dedi.
ÖNCEKİ HABER

Örgütsüz işçilerin gözü TEKEL’de

SONRAKİ HABER

İnşaat işçilerini taşıyan minibüs devrildi: 7 yaralı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa