19 Şubat 2010 05:00

Çocuklar hapisteyken açılım olmaz

BARIŞ İçin Sanat Girişimi, Kürt sanatçılar üzerindeki baskıları protesto ederek, toplumun tüm duyarlı kesimlerini haksızlık ve zulüm karşısında tavır alamaya çağırdı.

Paylaş

BARIŞ İçin Sanat Girişimi, Kürt sanatçılar üzerindeki baskıları protesto ederek, toplumun tüm duyarlı kesimlerini haksızlık ve zulüm karşısında tavır alamaya çağırdı.
Önceki akşam Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen ve aralarında Yasemin Göksu, Kardeş Türküler, BGST ve MKM’li sanatçıların da bulunduğu girişim üyeleri, “Barış İçin Umut Buluşması”nı gerçekleştirdi. Barış için bestelenen şarkıların söylendiği eylemde, halaylar çekildi, horon tepildi. Davul, erbane ve tulum çalındı. Çevreden çok sayıda yurttaşın da halaya ve horona katılarak destek verdiği eylemde, “Çocuklar hapisteyken açılım olmaz” “Savaşın sesini sustur”, “Açılım gözaltında” yazılı dövizler ve Ceylan Önkol’un sembol haline gelen gözlerinden yapılmış dövizler taşındı. Barış İçin Sanat Girişimi adına açıklamayı Yasemin Göksu okudu.
HANİ KÜRTÇE ŞARKI SÖYLEMEK SUÇ DEĞİLDİ?
Göksu, açıklamaya Bertolt Brecht’in “Başkan barıştan söz ediyor, demek ki savaş çıkacak, yakında savaşı lanetliyor bay başkan, demek ki başladı seferberlik” sözleri ile başladı. Yaklaşık bir buçuk yıldır açılımdan bahsedildiğini belirten Göksu, “Hayat ise ‘açılımdan’, ‘Kürt sorununun’ çözümünden bahsedenleri hep suçüstü yakalıyor. Sanatçılar, politikacıların savaş diline karşı barış dilini savunarak itirazlarını örgütlüyor” dedi. TMK kapsamında çocukların yargılanmasını eleştiren Göksu, “Kürt varlığı artık görmezden gelinemiyor. Politik dili belirleyen savaş dili, yeni teslim alma taktikleri izliyor. Seçilmiş Kürt siyasetçilerin belediye başkanlarının tutuklanması ‘açılıma’ dahil. Hükümet, oylarını hiçe sayarak Kürt halkına gözdağı veriyor” diye konuştu. Kürt sanatçılar üzerinde devam eden gözaltı ve soruşturmalara da dikkat çeken Göksu, “Masal çağındaki çocukların ‘potansiyel suçlu’ ilan edildiği, yargılandığı, hapislere atıldığı, kendi dilleriyle şarkı söyleyenlerin yargılandığı, öldürüldüğü bir ülkede çözümden, barıştan söz edilebilir mi?” dedi.
Diyarbakır Kültür Sanat Festivali’nde sahne alan Grup Ahenk’in 3 üyesine “Oremar” şarkısını seslendirdikleri gerekçesiyle 10 ay hapis cezası verilmesini, Erzurum’un Hınıs ilçesinde verdiği bir konserden dolayı İbrahim Rojhilat hakkında soruşturma başlatılmasını, 2009’da Diyarbakır’da söylediği bir şarkı nedeniyle gözaltına alınıp serbest bırakılan Rojda’yı, Çankaya’da arkadaşının doğum gününde Kürtçe şarkı söyleyen Emrah Gezer’in bir polis tarafından öldürüldüğünü hatırlatan Göksu, hayatın, “Kürtçe şarkı söylemek suç değil” cümlesinin tersi örneklerle dolu olduğunu belirtti.
KARŞI ÇIKIN
Kürtlerin temel insani haklarını kullanmasının engelleyici nitelikteki uygulamalara esastan karşı olduklarını söyleyen Göksu, “Artık demagojiye dönüşen açılım sözleri eşliğinde bu baskı ve zulüm politikaları son bulmalıdır” dedi. Anayasa dahil gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve temel insani hakların yasal güvenceye kavuşturulmasını isteyen Göksu, Kürt siyasetçiler ve sanatçılara yönelik davaların iptal edilmesini talep etti. Göksu, tüm duyarlı kesimleri haksızlıklar ve zulüm karşısında tavır almaya çağırdı. (KÜLTÜR SANAT)
ÖNCEKİ HABER

Ünlü fotoğraftaki Sovyet askeri yaşamını yitirdi

SONRAKİ HABER

Gazetelerde 'Ne Var Ne Yok?' - 24 Mayıs 2019 Cuma

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa