20 Şubat 2010 00:00

2 ÇOCUĞA MAHKUMİYET

Bölge’de yapılan eylemlerde polise taş attıkları suçlamasıyla Özel Yetkili Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemeleri’nde yargılamaları süren çocuklardan 2’si daha mahkum oldu.

Paylaş

Bölge’de yapılan eylemlerde polise taş attıkları suçlamasıyla Özel Yetkili Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemeleri’nde yargılamaları süren çocuklardan 2’si daha mahkum oldu. 17 yaşındaki N.C. ve Y.B, 6’şar yıl 11’er ay hapis cezasına çarptırılırken, Diyarbakır’da gösterilere katıldığı gerekçesiyle 1 yıldır tutuklu olan 16 yaşındaki K.A. ise tahliye edildi.
Mahkeme çocukları, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” gerekçesiyle 2’şer yıl 9’ar hapis cezasına çarptırdı. Ardından bu cezayı 3 yıl erteledi. Mahkeme, “Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlamasıyla ise N.C. ve Y.B’yi önce 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Yaşları küçük olduğu için cezada indirime giden mahkeme çocukları, 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırdı. Mahkeme sanık çocuklardan Y.B’ye ayrıca, “örgüt propagandası” gerekçesiyle 6 ay 20 gün hapis cezası verdi. Mahkeme tutuklu kaldıkları süreyi göz önüne alarak hükümle birlikte çocukları tahliye etti.
1 YILDIR TUTUKLUYDU
Diyarbakır’da geçen yıl 15 Şubat’ta, Abdullah Öcalan’ın yakalanışının yıldönümünde yapılan eylemlerde gözaltına alınan ve tutuklanan 16 yaşındaki K.A’nın yargılanmasına da Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Bir yıldır tutuklu olan ve 8’inci kez hakim karşısına çıkan K.A, bir yıllık tutukluluğun ardından, tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi. (DİYARBAKIR)

TÜRKİYE ÇOCUK HAKLARINI TANIMAMAKTA KARARLI
TÜRKİYE 1990 yılında imzaladığı, ancak 17, 29 ve 30. maddelerine çekince koyduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddelerine ilişkin çekinceleri kaldırmaya niyetli değil. BDP’li Sevahir Bayındır’ın soru önergesini yanıtlayan Aile ve Kadından Sorumlu Bakan Selma Aliye Kavaf, söz konusu maddelere konulan çekincenin kaldırılmasına yönelik herhangi bir çalışmaları olmadığını belirterek, kişilerin kültürlerini yaşatmasının kendi inisiyatiflerine bırakılması gerektiğini söyledi.
MADDELER NEYİ KAPSIYOR?
Türkiye’nin çekince koyduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 17. maddesi, kitle iletişim araçlarının azınlık grubuna veya bir yerli ahaliye mensup çocukların dil gereksinimlerine özel önem göstermeleri konusunda teşvik edilmesini düzenlerken 29’uncu madde ise çocuğun anne babasına, kültürel kimliğine ve dil değerlerine göre çocuğun yaşadığı ülkenin ulusal değerlerine ve kendinden farklı uygarlıklara saygısının gelişmesini düzenliyor. 30’uncu madde ise dini ya da dinsel bir azınlığa ya da yerli halka mensup bir çocuğun kendi kültüründen yararlanma ve kendi dilini kullanma hakkından yoksun bırakılmaması konusunu düzenliyor. (HABER MERKEZİ)

SES ‘ÇOCUKLARA ÖZGÜRLÜK’ İSTEDİ

SAĞLIK ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Bölge’de çocuklara eylemlere katıldıkları gerekçesiyle 23 yıla varan cezalar verilmesini kınadı.
Adalet Bakanlığı önünde yapılan eylemde, SES üyeleri, çocukların toplumun geleceği olduğunun unutulmamasını istediler. Açıklama yapan SES Genel Sekreteri Kemal Yılmaz, Türkiye’de yargılanan ve ceza alan çocuk sayısının üç bini aştığına dikkat çekti. “Sadece Diyarbakır’da geçen yıl 267 çocuk Terörle Mücadele Kanunu’ndan (TMK) yargılandı. Bu çocuklardan 78’i için 240 yıldan 688 yıla kadar hapis isteniyor” diyen Yılmaz, çocukların gözaltında ve cezaevlerinde insan onuruna yakışmayan davranışlara maruz kaldıklarını ifade etti. TMK’nın BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne de aykırı olduğunu dile getiren Yılmaz, toplumun adalet duygusunu sarsacak kararlardan kaçınılmasını istedi. “Hapse atılan çocuk, çıktığında eski çocuk değildir. Kimliği değişmiş, çocukluğu çalınmış demektir” diyen Yılmaz, çocuklara çocukluklarının yaşatılmadığını söyledi.
HAYAT ONLAR İÇİN OYUN
Çocuk Gelişimi Uzmanı Utku Sayın ise, soyut düşünme yeteneği henüz başlayan çocukların doğru ile yanlışı ancak yaşayarak öğrenebileceğine dikkat çekti. Bölgede yaşayan çocukların çatışmalı ortama sürekli şahit olduklarını belirten Sayın, “Çünkü hayat hâlâ oyundur çocuk için, hayatı ve insanları oyunla öğrenmektedir” dedi. Çocukların davranışlarından ötürü uzun yıllar boyunca cezaevine atılmasının yanlış olduğunu vurgulayan Sayın, “Böyle bir karar, zaten çağdaş eğitim olanaklarından yoksun, çalıştırılan, ihmal edilen ve gelecek kaygısı taşıyan ülke çocuklarının kendi hataları olarak kabul edemeyeceğimiz ülke gerçekleri yüzünden toplumun dışına itilmesi, horlanması ve cezalandırılması, çocukluğunun sonsuza kadar katli olacaktır” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Gazeteciye 525 yıl hapis istemi

SONRAKİ HABER

"Sadiye Eser ve Sadık Topaloğlu’nun gazeteciliğine tanığız"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa