20 Şubat 2010 00:00

Kariyer Bitiren sahnede

“Başka İstanbul var!” sloganıyla yola çıkan, garajistanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi “İstanpoli” projesinde, New York’lu Sanatçı Claude ...

Paylaş

“Başka İstanbul var!” sloganıyla yola çıkan, garajistanbul’un 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi “İstanpoli” projesinde, New York’lu Sanatçı Claude Wampler’in İstanbullu sanatçılarla çalıştığı ve İstanbul için tasarladığı PERFORMANS (Kariyer Bitiren) isimli çalışmasının galası yapıldı.
Performansın tasarımcısı Claude Wampler, seyirci için büyük sürprizler hazırlamasıyla ünlü. Bu sürprizler, izleyicinin seyirlik geleneğinin sorgulanmasına olanak tanıyor. Öyle ki, ikinci bölümde oyuna müdahale edebiliyor, içinden geldiği gibi bağırıp çağırabiliyor, “Seyirci sadece izlemekle mi yükümlüdür” sorusunu akıllara getiriyor.
İstanbul için İstanbullular ile birlikte, New York’tan gelerek yeniden tasarlanmış olan PERFORMANS (Kariyer Bitiren), sınırlı sayıda oynayacak. Projenin sürprizini kaçırmamak için öyküsü hakkında kimseden bilgi alınamıyor. Fakat seyircilerin şimdiye kadar yaşamadığı bir deneyim ile karşılaştığı bir gerçek. Herkeste bir şaşkınlık, yüzlerde gülücük, kimisi çok eğlenmiş, kimisi ne olduğunu anlamamış, sıkılmış bir şekilde çıkıyor oyundan. Claude Wampler ise her seyircinin kendine özgü bir izleme deneyimi ile karşılaşmasını amaçlıyor ve başarıyor da. Wampler, aslında her yeni performansın “Kariyer Bitiren” olabileceğini söylüyor.
SAHNE ALAN HAYALETLER
Sahnede bazı nesneler, beyaz bir karton, bir bateri ve mikrofonlar. Sanatçının varlığı ve yokluğu bir, projeksiyonla kartona yansıyan, gitar çalan bir erkek görüntüsü… Ki ileriki aşamalarda soyunmayı tercih ediyor. Elektro gitar çalan erkek, tek bir şarkı ile bütün performansını gösteriyor; bir kayıt stüdyosunda, şarkılarını prova ettiklerini anladığımız gençler, kendi aralarında kısa kısa konuşup dalga geçiyorlar. Ara ara seyirciler arasında yüksek sesle gülen bir kadın peydahlanıyor. Sahnede kimse yok, ta ki sis makinesi sahneye belli aralıklarla sis verene kadar... İşte o anda bir mucize oluyor, beyaz kartonun yanında duran biri çalmaya başlıyor. O da ne? Onun yanında ayakta biri gitar çalıyor. Projeksiyondan yansıyan insan figürleri, sisler arasında hayat buluyor. Son derece keyifli sahneyi izlerken, içinizden şarkıya eşlik etmek geliyor. Çığlık çığlığa sahneye doğru bağıranlar eşliğinde, ayağa kalkıp dans edenler de oluyor. Bu garip, hem de şaşırtıcı performans, yüzümüze bir gülücük çiziyor.
SABRIMIZ SINANDI
Tiyatro Yazarı Tuncer Cücenoğlu da sıkılanlardan biri ama oyun başında salondan çıkanlara ders verircesine, sonuna kadar seyretmiş ve kesin bir dille sabrımızı sınadıklarını düşünüyor: “Aynı şarkıyı bize 45 dakika dinleterek ve bizi dumana boğarak ne elde ettiler anlamış değilim.”
(KÜLTÜR SERVİSİ)

İSTANPOLİ, İSTANBULLU OLMAYI SORGULUYOR

İstanpoli’nin, İstanbul’un eski isimlerinden biri olduğu söylenir; “şehre doğru” ya da “şehrin içinde” anlamına gelir. İstanpoli, İstanbul’un diğer yüzüne ve sahneye az taşınan insanların hikayelerine odaklanmayı amaçlıyor. Beş uluslararası üne sahip yönetmen, İstanbul’daki dans, müzik, tiyatro, film, medya ve görsel sanatlar disiplinlerinden profesyonel sanatçılar ve çoğunlukla profesyonel olmayanlarla iş birliği yapmak üzere davet edildi. Proje, İstanbul’daki profesyonel ve profesyonel olmayanlara, kendi hikayelerini anlatabilecekleri, yeni bir deneyimleme süreci yaşayabilecekleri, kendi sanatsal becerilerini geliştirebilecekleri ve bu çok kültürlü, çok yönlü kentin farklı gerçekliklerini, bakış açılarını, hayallerini ve kaderlerini çeşitli yöntemlerle aktarabilecekleri platformlar yaratıyor. Aynı zamanda, İstanbullu olmanın ne demek olduğunu sorgulamaya çalışıyor. Yönetmenler ise şunlar: Belçika ve Almanya’da ikamet eden Amerikalı Dansçı ve Koreograf Meg Stuart, New Yorklu Görsel Sanatçı Claude Wampler, Almanya’dan bir tiyatro kolektifi olan Rimini Protokoll, birçok ülkede çalışmalarını sürdüren Michael Laub ve İstanbul’dan garajsitanbul’un kurucuları ve sanat yönetmenleri Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran.
ÖNCEKİ HABER

TTB Behçet Aysan Şiir Ödülü 2 genç şaire verildi

SONRAKİ HABER

"Sadiye Eser ve Sadık Topaloğlu’nun gazeteciliğine tanığız"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa