22 Şubat 2010 00:00

Şube sekreterini bile işten attırdılar

DEMİR-çelik fabrikalarının örgütlü olduğu Türk Metal İzmir 2 No’lu Şube’de şube sekreterliği görevini yürüten ve aynı zamanda İzmir Demir-Çelik Fabrikası’nda baştemsilcilik yapan İbrahim Erkoç, işten çıkarıldı.

Paylaş

DEMİR-çelik fabrikalarının örgütlü olduğu Türk Metal İzmir 2 No’lu Şube’de şube sekreterliği görevini yürüten ve aynı zamanda İzmir Demir-Çelik Fabrikası’nda baştemsilcilik yapan İbrahim Erkoç, işten çıkarıldı.
İbrahim Erkoç, işten çıkarılma sebebinin Şube Başkanı Süleyman Yıldırım’la ters düşmeleri olduğunu söyleyerek, kendisinin işçilerin sorunlarına sahip çıkan bir sendikacılık anlayışına sahip olduğunu, şu anki yönetimin ise tamamen emirle hareket eden bir yönetim olduğunu dile getirdi.

Gelinen süreci kısaca özetler misiniz?
22 yıldır İzmir Demir-Çelik (İDÇ) Fabrikası’nda temsilcilik, baştemsilcilik görevleri yaptım. Şu anda şube sekreterliği yapıyorum. Bu göreve de şu anki başkan Süleyman Yıldırım’ın ısrarıyla girmiştim, ancak yönetim anlayışında kendisiyle ters düştük. İşyerimizde yaşanan sorunlarla ilgili sendikal faaliyetler yapılması konusunda telkinde bulunuyordum. 17 Şubat’ta, sendikadaki görevim devam ettiği halde ‘işyeri işletme gereklerinden doğan geçerli nedenlerle’ denilerek işten çıkarıldım.

Ne oldu da şube başkanının ya da sendikanın bu kadar tepkisini çektiniz?
Şube başkanı ile işçi arkadaşlar arasında bir uçurum var. Bunun düzelmesi için birçok defa telkinde bulundum. Seçimler yapıldığından bu yana, yaklaşık 1 yıldır 4 temsilciyi bir araya getiremedi. 1 yıldır temsilciler meclisi toplanmadı. 1 No’lu Şube her ay rutin temsilciler meclisi toplantısını yapmasına rağmen, biz hâlâ bunu sağlayamadık. Niye yapmıyoruz dediğimizde hep çeliştik. Oysa demir-çeliklerde yığınla sorun var. İşçi hakkında karar alınacak, işçinin içine inmeye çekinir hale gelmişler. Şube başkanının keyfi tutumu, işçi arkadaşlara pahalıya mal oluyor. Ben bu kadar çok sorun varken örgütlenme ve güçlenme zamanı olduğuna inanıyorum ama maalesef bu konularda anlaşamadık.

Demir-çelik fabrikalarında işçiler uzun zamandır rahatsız ve huzursuz. Sıfıra yakın zamla yapılan toplusözleşmeler, 2003’teki ücretleri yarıya indirmeler, açılan davalarda sendikanın işveren tarafında hareket etmesi, Ege Çelik’ten 400’e yakın işçinin çıkarılması ve en son İDǒden 170 işçinin çıkarılması gibi sorunlar yaşandı ve sendika her zaman işverenlerden yana oldu. Bu konular sendikada nasıl tartışılıyordu?
Şu anda işyerlerinde bu kadar sorun içinde en büyük sorumluluk sendikaya ait. İşçiler, işverenlerden daha çok sendikayla, sendikacılarla problem yaşıyor. Sendikacılar kraldan çok kralcı davranıyor. İşçi çıkartacağı zaman işverene akıl veriyor ve “Noter aracılığıyla kağıt gönderin ve öyle çıkarın” diyor. Bu yapılacak bir şey değil. İDǒdeki çıkışlarla ilgili konuşmak istediğimde, şube toplantısında gündem yapmak istediğimde, Başkan Süleyman Yıldırım “Ben BMC’den geldim. Orada da bir sürü çıkış oluyor. Ben çok çıkış gördüm, ne olacak yahu?” diyor. Şube mali sekreteri bir arkadaş var; Gaziemir Delphi’den geldi, “Abi biz çok çıkış gördük, bir şey olmaz” diyorlar. Olayı inceleme zahmetine dahi girmiyorlar. Her şeyi kabullenerek sendikacılık yapılmaz.

İDǒde bir grup işçi, sendikadan istifa etmeyi ve Çelik-İş’e geçmeyi tartışıyordu; ardından bu işten çıkarma haberi geldi. Bu iki olay arasında nasıl bir bağlantı var?
İDǒde resmi olarak 8 kişi Türk-Metal’den istifa etti. Yaklaşık 160 kişinin de istifası noterde bekliyor. İşveren işçi çıkarma sebebini ekonomik kriz olarak gösterdi, başvuru yaptı. Sendikacıların tutumundan dolayı sendikanın otoritesi kalmadı işyerlerinde. Şu an sendika işyerinde atama yapacak temsilci bulamıyor, kimse temsilci olmayı kabul etmiyor. 5 temsilci olması gerekirken şu an 2 temsilci bulunuyor. Bu şube, uzlaşmacılığı da aşan tamamen teslimiyetçi, ne denirse yapan bir sendikacılık anlayışına sahip.

Bundan sonra ne olacak, sizce olaylar nasıl gelişecek?
Ben hâlâ şube sekreteriyim, seçilerek geldim ve beni görevden alamazlar. Sendikaya gelmemi istemiyorlardı, ama artık her gün sendikaya gideceğim ve çalışmalara sendikada devam edeceğim. Bundan sonra gelişecek olaylara da bakacağız. (İzmir/EVRENSEL)
Turan Kara
ÖNCEKİ HABER

BERİVAN’IN ÇIĞLIĞI: CANIM YANIYOR

SONRAKİ HABER

Fındıklı Festivalinde polis provokasyonu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa