22 Şubat 2010 00:00

Merdiven geldi oyun gitti!

Yala Ama Yutma tiyatro ekibinin, Kumbaracı50 Sahnesi’nde hazırladıkları oyunun galası yaklaşırken, Vakit gazetesinde kutsal değerlere hakaret edildiğini söyleyen, hedef gösterici bir haber çıkar.

Paylaş

Yala Ama Yutma tiyatro ekibinin, Kumbaracı50 Sahnesi’nde hazırladıkları oyunun galası yaklaşırken, Vakit gazetesinde kutsal değerlere hakaret edildiğini söyleyen, hedef gösterici bir haber çıkar. Ardından tiyatroya tehdit telefonları ve mailler gelmeye başlar. Tiyatrocular prova yaparken, zabıta ekipleri gelir ve sahneyi mühürler. Mühürlenme sebebi olarak, tiyatroda yangın merdiveni olmadığı söylenir. Beyoğlu’nda kaç işletme, bar, restoran, gece kulübünde yangın merdiveni var, diye düşünmeden edemiyor insan.
Ardından sahne yangın merdivenine kavuşur ama seyirciler, “Yala Ama Yutma” oyunundan mahrum kalırlar. Oyunun içinde “porno unsurları” olduğu, dine saygısızlık yapıldığı söylentisi, bazı farklı çevreler tarafından tiyatrocuların yıpranmasına sebep olur. Artık onlar, mekan açılsa dahi orada oynamamayı, mekanın varoluşunu sürdürebilmesi adına istemiyor. Bütün bu gelişmeler, “Yala Ama Yutma!” oyununun bu şartlarda, bu dönemde ve Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’da oynanamayacak olduğunun, oynanmasının istenmediğinin göstergesidir; bazı çevreler adına tarihsel bir yüz karasıdır. Hedef gösterilen oyun ekibi, “Biz de bu durum doğrultusunda kendimizin, yakınlarımızın, seyircilerimizin güvenliği açısından oyunumuzu zorunlu ve zamanı ve mekanı belirsiz olarak ertelediğimizi açıklıyoruz. Takdiri kamuoyuna bırakıyoruz” diyor.
ALTIDAN SONRA TİYATRO VE KUMBARACI50
Altıdan Sonra Tiyatro, gündüzleri çalışıp akşamları tiyatro yapan, İTÜ kökenli mimar, mühendis, akademisyenlerden oluşan bir topluluk. İsmi bu yüzden Altıdan Sonra Tiyatro. 10 yıldır farklı mekanlarda, kendi özgün oyunlarını sergileyip ödüller aldılar. Kumbaracı50, 220 bireysel, 8 kurumsal destekçinin destekleri ile 2 Kasım’da açılmış bir sahne. “Duvarda çivin olsun” projesiyle de destek bulmuş. Projeye göre 50 liraya davetiye alan seyirci, oyunlardan birini izliyor; bir bilet 25 lira, 25 liralık da duvara çivi çakmış oluyor. Ve bunu da, sanal değil gerçekten; özel tasarlanmış, kendi ismi yazılmış plaketleri, tiyatronun panosuna çiviyi çekici alıp kendi elleriyle çakarak yapıyor.
Kumbaracı50’de danslar, tiyatro oyunu ve performans gösterileri gerçekleştirilmiş. Mekan her gece bir etkinlikle sanatseverlerle buluşmuş. Seyyar tiyatro maceralarında çektikleri sıkıntıları, aksaklıkları yeni sahnelerinde yaşamak istememişler. “Bizim derdimiz farklı disiplinlerde paylaşabileceğimiz ortak bir alan yaratmaktı. Sahneyi de ona göre her yer sahne mantığı ile tasarladık” diye kendilerini anlatıyorlar.
SOPALARI ALIP OYUN MU BASALIM?
Altıdan Sonra Tiyatro ve Kumbaracı50 Tiyatrosu Genel Koordinatörü Nilgün Kurt, yaşanan bu sıkıntılı süreci özetledi. “Yala Ama Yutma” ekibinin, kendilerine bir grup adı koymayan, bağımsız bir ekip olduklarını;, nasıl diğer grupları orada misafir ediyorlarsa, onları da misafir ettiklerini, ardından oyunun galasını duyurduklarını anlattı.
Buradan sonrasını, daha çok kişi biliyor. Bu duyuru üzerine Vakit gazetesinde bir saldırı yazısı yayınlandı; hem mekanı, hem de tiyatro topluluğunu hedef ve adres gösteren kışkırtıcı bir haberdi. Kurt, haberin baştan aşağı yanlışlarla dolu olduğunu söylüyor; oyunun yazarından, yönetiminden, tiyatrolarına kadar. Ama bu, okur yorumlarında tehdit ve hakaret içeren yazıların çoğalmaya başlamasını önlemiyor elbette. “Sopaları alıp salonu mu basalım? Ayağınızı denk alın, biz bu oyunu oynatmayız” gibi tehdit dolu mesajlar yağmaya başladığını anlatan Kurt, üzülerek dert yanıyor: “Prova süreci devam ediyordu, oyun daha önce başka bir grup tarafından sahnelenmemişti. Ayrıca, Özen Yula’nın bu oyunu, Mitos Boyut Yayınları’ndan basılmış, yasaklı olmayan bir kitap. Tehditler çoğalınca avukatlarımıza danıştık, can güvenliğimiz için idari başvuruda bulunmamızı önerdiler, koruma istedik, Yala Ama Yutma ekibi başvurularını yaptı, biz de dilekçemizi hazırladık başvurumuzu yapacaktık. Yala Ama Yutma ekibinin dilekçeyi verdiği aynı gün, Beyoğlu Belediyesi’nden zabıta geldi ve sahnemizi mühürledi. Belediyenin resmi gerekçesi, yangın merdiveninin olmayışıydı. Biz yangın merdiveni siparişimizi vermiştik ve yapılıyordu. Ve bitince de ‘Buyurun gelin, kontrol edin’ diyecek, ruhsatımızı almak için başvuruda bulunacaktık ama sahne kapatıldı…”
KAPATMA, RUTİN SÜREÇMİŞ…
Kapatılmadan sonra bir duyuru yapan Kumbaracı50 Tiyatrosu, Vakit gazetesinde çıkan haberlerin yanlış haberler olduğunu, oyunun asla dine ve meleklere hakaret içermediğini, kumbaracı50’nin, tiyatro değil bir sahne olduğunu, oyunu sahneye koyanların bağımsız olduğunu, buranın konuk olduğunu açıklar. Ardından mühürlendikleri gün Beyoğlu belediye başkanı onları makamına davet eder. “Bunun rutin bir süreç olduğunu, oyunun konusu yüzünden değil yangın merdiveni yüzünden mühürlendiklerini” söyler. “Yangın merdiveninizi tamamlayın ve ruhsatı alın” der. Tiyatronun mühürlendiği gün 70 biletli oyunları olduğunu, o günkü oyunun iptal olduğunu söyleyen Nilgün Kurt, başkanla görüştükleri gün mühürlerinin çözüldüğünü ama yangın merdivenlerini yapıp ruhsatlarını alana kadar etkinliklerini sergilemeyeceklerini açıklar.
“Yala Ama Yutma ekibi ile birlikte sıkıntılı ve zorlu bir süreç yaşadık” diyen Nilgün Kurt, “Yaşadığımız zorlu süreçte, birbirimizi, mekan çevresindeki komşularımızı korumak adına, hep birlikte ve yan yana hareket ederek birlikte kararlar aldık” diyor. “Onlar oyunu sahnelemeye hazır olduklarında bizim sahnemiz her zaman, diğer gruplara olduğu kadar Yala Ama Yutma ekibine de açıktır” vurgusunu da yapıyor. Kurt, ekibin sahnelemekten vazgeçme kararına saygılı olduklarını söylüyor ve ekliyor: “Zaten provalar sürmekteydi, oyun hazır değildi. Ve bu süreçte çok yıprandılar. Bu oyun hazırdır dediklerinde zaten sahneleyeceklerdir. İlla ki bu oyun ileride sergilenecektir. Şu anda, oyun hazır olsaydı burada oynanmasını çok isterdik. Kapılarımızı herkese açtık.”
(İstanbul/EVRENSEL)

VE PERDEE!..

Yangın merdivenleri olmadığı için kapatılan Kumbaracı50 Tiyatrosu, 22 Şubat’ta perdelerini açıyor.
Kumbaracı50’nin bu ayki programında şunlar var: 22 Şubat Pazartesi Altıdan Sonra Tiyatro “444”, 23 Şubat Salı Oyun Deposu “Çirkin İnsan Yavrusu”, 24 Şubat Çarşamba Tiyatro Yüzleşme “Beyaz”, 25 Şubat Perşembe Tiyatrotem “Hakiki Gala”, 26 Şubat Cuma Altıdan Sonra Tiyatro “Kapıların Dışında”, 27 Şubat Cumartesi Altıdan Sonra Tiyatro O.B.E.B (Ortak Bölenlerin En Büyüğü), 28 Şubat Pazar Altıdan Sonra Tiyatro “Öldün, Duydun mu?” Tüm gösterilerin başlama saati 20.30. Kumbaracı50, Kumbaracı Yokuşu No: 50 Tünel/Beyoğlu adresinde.
Cihan Bilgen
ÖNCEKİ HABER

Sokağın dili, yani bildiğin İstanbul

SONRAKİ HABER

14 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunan kuaför tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa