23 Şubat 2010 05:00

Mayolar pırlantalı ücretler
simli!

Bütün işçilerini işten atarak 1 Ocak’ta tekrar işe alan Sunset, küçük işyeri sahiplerinin kıdem tazminatı ödememek için yaptığı bu uygulamaya dünyaca ünlü bir marka olarak imza atarken...

Paylaş

Bütün işçilerini işten atarak 1 Ocak’ta tekrar işe alan Sunset, küçük işyeri sahiplerinin kıdem tazminatı ödememek için yaptığı bu uygulamaya dünyaca ünlü bir marka olarak imza atarken, marka olarak büyümesini sürdürüyor. Gelişimini, İstanbul Fashion Days’in (İstanbul Moda Günleri) açılış defilesinde gözler önüne seren
Sunset, çalışma koşullarını, tam tersi şekilde giderek ağırlaştırıyor. Ücretler yıllardır aynı.
İstanbul Moda Günleri defilesinde üzerinde 50 adet pırlantanın bulunduğu 2010 ürünü mayolarıyla yer alan Sunset, taşeron uygulamasını giderek yaygınlaştırıyor.
Sunset’in, 2010 koleksiyonunun şıklığını ve pahalılığını sergilediği gösteriye dönüştürdüğü İstanbul Fashion Days’e ilişkin bir moda dergisinde yer alan şu yorum, içinde bulunduğumuz yılın firma için kriz değil atılım yılı olduğunu ortaya koyuyor: “Ünlü Manken Tuğçe Kazaz, ‘İstanbul Fashion Days’in açılış defilesinde, üzerinde 50 adet pırlanta bulunan mayoyu tanıttı. İstanbul Fashion Days’in açılış defilesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Açılış defilesinde Sunset, Mayo 2010 koleksiyonunu görücüye çıkardı. Defilede en büyük ilgiyi, ünlü Manken Tuğçe Kazaz’ın sunduğu mayo topladı. Kazaz, podyuma İtalyan bir kuyumcu tarafından tasarlanan pırlantalı, transparan bir mayo ile çıktı. Yaklaşık 3 hafta süren çalışmalar sonucu tasarlanan ve 0.25 ila 2.50 kırat (pırlantanın ağırlığını ifade eden ölçü birimi) arasında değişen 50 adet pırlanta ile süslenen mayo, defileye gelenleri büyüledi. Siyah renkli mayokininin, derin göğüs dekoltesinin 18 ayar sarı altın ile hazırlandığı belirtilirken, Kazaz’ın defile süresince iki bodyguard tarafından korunduğu öğrenildi.”
İŞÇİYE KRİZ, MANKENLERE...
2010 ürünleri göz kamaştıran Sunset’te, işçilerin çalışma koşulları ise yürek burkuyor! Kötü koşullarda ve sürekli mesailerle üretim yaptıklarını belirten işçiler, şu bilgileri veriyorlar: “Biz iş güvenliğinden yoksun çalıştırılıyoruz ve sürekli, aşırı bir çalışma temposu var. Ama karşılığında ne ücretlerimizde iyileştirme yapılıyor ne de iş güvenliğimizle ilgili tedbir alınıyor. Birçok arkadaşımız meslek hastalığına yakalandı. Birçoğumuz hastalanıyoruz. Fabrikanın büyümesi karşısında biz sadece hakkımızı istiyoruz ama bunu dile getirdiğimizde ‘Kriz var’ deyip bize kapıyı gösteriyorlar. Oysa bize ‘Kriz var’ diyenler, dünyaca ünlü manken ve top modellere milyonlarca dolar veriyor.”
TAŞERON UYGULAMASI BAŞLIYOR
Sunset üreticisi Günkar’ın şirketler grubu fabrika içinde taşeron uygulamasına başladı. Günkar AŞ olan şirketin, adını Günkar Şirketler Grubu yapmasıyla birlikte, fabrika içinde üretimde ve boyamada farklı firmalar yarattı. Üretimde Emkar Mayo, boyamada Artex ve Güneş Pazarlama gibi şirketler yer alıyor.
Taşeronlaştırma anlamına gelen bu uygulama ile işçilerin birçok hakkı da giderek yok sayılacak. Yıllarını Sunset’e vermiş bir işçi olan İsmail Polat, diğer uygulamalar hakkında şu bilgileri verdi: “Fabrikada yılbaşı itibariyle girdi çıktı yaptılar. Biz yaklaşık üç yıldır maaşlarımıza zam almıyoruz. Bir de bu girdi çıktı yapıldığında bize bir kağıt imzalattılar; ‘Hiçbir hak talep etmiyorum’ yazılı... Ben boyahanede çalışıyorum, boyahanenin çalışma koşulları oldukça ağır ve biz kimyasalların içindeyiz. Bizim bölüm de sadece uyduruk bir maske ve eldiven var, bunun dışında iş güvenliği ile ilgili hiçbir tedbir yok.”
HAKKINI İSTEYEN İŞTEN ATILIR
Sürekli zorunlu fazla mesaiye bırakıldıklarını, ancak bunun karşılığında bir ücret alamadıklarını ifade eden Polat,
“Peki tüm bu olup bitenlere itiraz edilmiyor mu” sorumuza şu yanıtı verdi: “Bir şey istediğimiz zaman kriz var diyorlar, hemen kapıyı gösteriyorlar, oysa bizim fabrika kriz dönemi sürekli mesai yaptı ve büyüdü. Son olaylardan sonra biz, boyahanedeki arkadaşlar olarak ücretlerimize 3 yıldır yapılmayan zammı talep ettik. Çalışma koşullarımızın düzeltilmesini istedik. Ayın 12’si cuma günü bu konuşmayı yaptık ve ayın 13’ü gece mesaisine zorunlu olmadığı için gitmedim. Pazartesi günü ise işime son verdiler. Neden işten attıklarına dair bir gerekçe göstermediler? Ben bana bir evrak verin bari, dediğimde önüme bir şeyler koydular ve imzalarsam vereceklerini söylediler. Ben de imzalamadım, şimdi ne tazminatımı verdiler ne de neden işten çıkarıldığıma dair bir yazı. Ben biliyorum ki, biz hak istediğimiz için beni işten attılar. Bunu daha önce de başka arkadaşlara yapmışlardı”dedi.
(İstanbul/EVRENSEL)

32 YILDIR BÜYÜYOR

1979 yılında küçük bir atölye olarak üretime başlayıp takvimler 2010 yılını gösterdiğinde 1700 işçinin çalıştığı devasa büyük bir fabrikaya dönüştü Günkar Şirketler Grubu. Bu büyüme hiç kuşkusuz, Sunset mayoları sayesinde oldu.
Vitrin camlarını süsleyen ve yaz aylarının vazgeçilmezi olan mayo markaları içerisinde en beğenilen markalardan biri olan Sunset, Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede pazar payının önemli bir kısmını elinde bulunduruyor.
Dünyada böyle bir pazara sahip olmak elbette kolay değil; işçin çalışacak, sen tanıtımını yapacaksın. İşçiler çalışıyor ama alın terlerinin karşılığını alabiliyorlar mı, bunu onlardan dinleyeceğiz. Reklama gelince, işte bunu çok iyi yapıyorlar. Bir zamanların küçük bir atölyesi olan Sunset, şimdi Naomi Campbell, Litzania Estevez, Susana Moreno, Esther Canadas, Fransiska Frank ve Tuğçe Kazaz’ın tanıtımını yaptığı bir markaya dönüştü. Sunset öyle büyüdü ki, pırlantadan mayolar yapmaya başladı.
Sinan Ceviz
ÖNCEKİ HABER

Marmaray işçileri bakanlık önündeydi

SONRAKİ HABER

HDP Urfa Milletvekili Maçin: Korku imparatorluğu yaratılmak isteniyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa