Kuralsızlık kural oldu, tersane işçileri zammı unuttu

Kuralsızlık kural oldu, tersane işçileri zammı unuttu

KRİZİN başladığı 2008 yılından bu yana Tuzla tersanelerinde çalışan işçiler, her altı ayda bir yapılan zamları unutmuş durumdalar.


KRİZİN başladığı 2008 yılından bu yana Tuzla tersanelerinde çalışan işçiler, her altı ayda bir yapılan zamları unutmuş durumdalar. İki yıldır zam yüzü görmeyen tersane işçilerinin ücretleri de yarı yarıya düşmüş durumda.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi tersane patronları ve taşeron firmalar, işçilerin ücretlerini ödemiyorlar. Binlerce işçinin en az 3 aylık ücretleri ödenmemiş durumda. Krizle birlikte 20 bine yakın işçinin iten atıldığı tersanelerde, çalışmaya devam eden ‘şanslı’ işçiler ise işten atılma korkusuyla kendilerine dayatılan yasadışı uygulamalara ses çıkaramıyorlar. Bir dönem hükümetten medyaya herkesin ‘duyarlı’ olduğu iş güvenliği önlemleri ise krizle birlikte unutuldu. Ne hükümet tersaneleri denetliyor, ne de medya yaşanan iş kazalarına eski ‘duyarlılığını’ gösteriyor. Başbakan’ın ‘Krizi fırsata çevirin’ sözünü hayata geçirenlerin en başarılılarının tersane patronları olduğunu söylemek, abartı olmasa gerek.
2 YILDIR ZAMSIZ ÇALIŞIYORLAR
Tersanelerde 10 yıldır çalışan Raşit Kara, 2 yıldır zamsız çalıştığını belirtiyor. “Gidip patrona bunun lafını dahi etmiyorum, işten çıkarırlar diye korkuyorum, şimdi az da olsa birkaç kuruş alıyorum, yarın onu da alamazsam ne yaparım diye düşünüyorum. Çoluk çocuk perişan oluruz” diyerek 2 yıldır nasıl çalıştığını özetleyen Kara, “Yine de korkunun ecele faydası yok, mutlaka bir şeyler yapmak gerekiyor. Tersane işçileri olarak tersane patronlarının ve belediyenin kapılarına dayanmalıyız” demeyi de ihmal etmiyor.
BORÇLA GEÇİNİYORLAR
Tersanelerde 17 yıldır montajcı olarak çalışan 3 çocuk babası Haşmet Çiçek, binlerce işçinin işten atılmasıyla, çalışmaya devam eden işçilere ‘gözdağı’ verildiğini dile getiriyor. “Tersane işçilerinin elini kolunu bağladılar” diyen Çiçek, üç aydır ücretini alamadığını, ay sonu geldiğinde patronun ellerine bir miktar para sıkıştırdığını, bununla yetinmelerini istediğini anlatıyor. Aldığı paranın masraflarını karşılamaması nedeniyle kredi kartına yüklendiğini dile getiren Çiçek, onu da ödeyemeyince faizleriyle uğraşmak zorunda kaldığını, birçok yerden borç aldığını, eşinin bir aydır pazara çıkmadığını anlatıyor. İçeride 4 bin lira alacağı olduğunu söyleyen Çiçek, “Bırakın zammı, paranın yüzünü unuttuk. Bu durumun değişmesi için mutlaka işçilerin bir dönem yaptığı gibi birleşerek mücadele etmesi gerekiyor” diyerek, sorunlardan çıkış yolunu gösteriyor.
(İstanbul/EVRENSEL)

TEKEL İŞÇİLERİNİN YOLU...
Alaattin Ele, 4 yıl önce tersanelerde taşçı olarak 20 lira yevmiye ile işe başlamış. “O zaman zor da olsa geçinebiliyordum.
Çünkü 85 lira kira veriyordum. Sonra usta oldum. Şimdi ise 35 lira yevmiye alıyorum ama 400 lira kira veriyorum” diyen Ele, krizle birlikte her şeye zam geldiğini, sadece ücretlerine zam gelmediğini ifade ediyor. Normal şartlarda yevmiyesinin 60 lira olması gerektiğini söyleyen Ele, krizle birlikte iş güvenliği önlemlerinin de rafa kaldırıldığını ifade etti. Tersane işçilerinin yaşadıkları bu haksızlıklar karşısında mücadele etmekten başka şansı olmadığını vurgulayan Ele, çözüm yolunu şu şekilde tarif ediyor: “Yapılacak çok şey var.
Yürümemiz gereken yolu TEKEL işçisi arkadaşlarımız bize gösteriyor.”
www.evrensel.net