24 Şubat 2010 00:00

Soğanlık esnafı icra kıskacında

KARTAL Soğanlık’ın ekonomisinin tek dayanağı esnaflar. Ancak esnaf krizle birlikte artan yoksulluk nedeniyle iyice köşeye sıkışmış durumda.

Paylaş

KARTAL Soğanlık’ın ekonomisinin tek dayanağı esnaflar. Ancak esnaf krizle birlikte artan yoksulluk nedeniyle iyice köşeye sıkışmış durumda. Esnaflar, Esnaf ve Kefalet Kooperatiflerine, bankalara ve bina sahiplerine olan borçları nedeniyle iflas etme noktasında. İflas eden, icralık olan, çek davalarından yargılanıp tutuklanan hatta intihar eden esnaf sayısı oldukça fazla. Soğanlık içinden Yakacık Uğur Mumcu’ya kadar geçen ana cadde üzerinde bulunan esnafların yüzde 40’ı dükkanının kapatmak ve iflas etmek durumunda kalmış. Bir yandan vergi borçlarıyla boğuşan esnaf, hükümetten destek görememekten şikayetçi.
Didem Pasajında çay ocağı işleten Dilaver Toptaş, 5 yıldır çay ocağıni çalıştırdığını belirterek günlük çay satışının 500’den 150-200’e düştüğünü söyledi. Aynı pasajda bulunan pek çok esnafın kepenk kapatmak zorunda kaldığına dikkat çeken Toptaş, “Emekçiler fakirleştikçe, esnaflarda fakirleşiyor. Pasajda bulunan 6 dükkanda 3’ü çay alabiliyor. Esnaflar kiralarını bile ödeyemiyorlar. İstihdam için yardımcı elaman alamıyorlar. Vergiler çok. Hükümetin de yaptığı bir şey yok” diye konuştu.
ÜLKENİN DURUMU GİBİ
Spor mağazası sahibi Halis Yıldırım “Ülkenin genel gidişatı neyse bizimde durumumuz aynı” diye başlıyor söze. Gıda dışındaki esnafın iş yapamaz hale geldiğine dikkat çeken Yıldırım, şöyle devam etti: “Sadece yanımdaki dükkan en az 5-6 kez el değiştirdi. AKP Hükümeti’yle birlikte sorunlar daha fazla arttı. Kimsede para olmayınca alışverişte olmuyor. Hiç iş yapamadan açıp kapatıyoruz.”
TEKEL Bayii Hüseyin Çapar, krizle birlikte müşteri sayısının yarı yarıya azaldığını anlattı. Kira bedelinin çok yüksek olduğunu anlatan Çapar, “Müşteriden kazandığımız kira ve vergiler yetmiyor. Bundan dolayı evini satan ve iflas eden esnaf arkadaşımız oldukça çok. Büyük marketler de bizi vurdu. Bu konuda devletin hiçbir desteği yok. Bankalardan da yeterli kredileri alamıyoruz” diye konuştu.
TEKEL İŞÇİLERİ GİBİ
Et ürünleri marketi sahibi Seyit Kurudere, “İyi kötü, yarım kilo 1 kilo ayda yada 15 günde bir et alanlar artık almıyor. 100-150 gram et alanlar çok. Affedersiniz köpeğe verdiğimiz kemiklerin taliplisi çok” diye konuştu. İflasların arttığını, yakın bir arkadaşının intihar teşebbüsünde bulunduğunu söyleyen Kurudere, şunları söyledi: “Kıl payı ölmedi. Devletin en ufak bir yardımını görmüyoruz. Hayvancılık öldü. Et ithal ediyoruz. Hastalıklı etleri insanlar yemek zorunda kalıyor. TEKEL işçileri gibi, daha önce yaptığımız gibi ayaklanmak gerekiyor. Başka yolu yok.” (İstanbul/EVRENSEL)

LOKANTA ARTIKLARIYLA BESLENENLER ARTIYOR

Hanifi Seren (Lokantacı): Kriz öncesinde lokanta dolup taşıyordu. Şimdi insanlar ancak çorba içebiliyorlar. Bayatlayan ve dökmek zorunda olduğumuz yemek ve ekmek kırıntılarıyla beslenenler çoğaldı. İnsanın yüreği yanıyor. Hangi 10 bin dolarmış yıllık gelir. Düpedüz yalan. İki üç kez yemek pişirdiğimiz, iki üç kez döner taktığımız zamanlar oldu. Şimdi sinek avlıyoruz. Bin lira aylık geliri olan aileler bizden ekmek kırıntısı ve yemek artığı istiyorlar. AKP demek fakirlik, fukaralık demektir. Halk, işçi, esnaf bir olmalı hakkını istemelidir.

PARTİZANLIK YAPILIYOR

Soğanlık esnafının bir diğer sorunu ise yerel yönetimlerin partizanca tutumları ve baskılar. İşyeri ruhsatını yandaşlarına verme tutumu. AKP’li Belediye Başkanı Arif Dağlar döneminde TEKEL maddeleri üzerinde işyeri açan esnaflar büyük güçlükler yaşamışlar. Tarikatçı vakıflara, kuran kursu ve camii inşa derneklerine yardım etmeyen esnaflar aylarca işyeri ruhsatı verilmeyerek cezalandırılmış. TEKEL Bayii Hüseyin Çapar, özellikle Arif Dağlar döneminde çok baskıya maruz kaldıklarını ifade etti. Çapar, “Vakıf ve hükümet yanlısı toplantılara katılmadık diye baskı uygulandı bize. İçki sattığımız için uzun süre ruhsat verilmedi” dedi.
Kürt esnaflar üzerinde de ise ayrıca polis baskısı da kurulmuş. Kahvehane sahibi Süleyman Kurşun “Kürt olduğumuz için benim ve ortağıma ruhsat zor verdiler. Polis sürekli baskı uyguluyor bize. Günlük gazetesini kahveye sokmamızı istemiyor” dedi. Sürekli yandaş marketlerin açıldığını ve küçük esnafın yok edildiğini dile getiren Kurşun, halkın da yoksullaştığını belirterek “Veresiye çay yazdıran, çay parası olmadığı için kahveye gelemeyen yüzlerce insan var. Hükümetten de hiçbir destek yok” dedi.
Haşim Demir
ÖNCEKİ HABER

MÜCADELEYİ BÜYÜTECEKLER

SONRAKİ HABER

Stockholm'de İran protestosunda 15 kişi gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa