25 Şubat 2010 05:00

ARA SIRA

TEKEL direnişi birçok yönü ile öğretici/hatırlatıcı oldu ve olmaya da devam ediyor.

Paylaş

TEKEL direnişi birçok yönü ile öğretici/hatırlatıcı oldu ve olmaya da devam ediyor. Yazımda kısaca önemli gördüklerime değineceğim. Çünkü direniş, bir çok yönü ile zengin deneyimler içeriyor.
TEKEL işçilerinin; örgütlü olma, örgütüne sahip çıkma ve harekete geçirme, kendi gücüne güvenme yönü ile örnek alınması gerekiyor. Sendikalarına, yönetimlerine kızan ve bu nedenle sırt çevirebilen tüm emekçiler (işçi-kamu emekçisi) işyerlerinde, sendikalarında aktif çalışma, sendikalarını harekete geçirme konusunda yeniden düşünmeli ve tutum almalıdırlar.
TEKEL işçileri; son yıllarda hızla artan düşük ücretle güvencesiz çalışmayı ülke gündemine taşıdılar. Bugüne kadar, bu konuda yapılmış birçok çalışma olmasına karşın, bu kadar yalın ve herkes tarafından anlaşılır olamamış veya lokal kalmıştı. Şimdi bu yoldan ilerlenmesi ve her türlü güvencesiz çalıştırmaya karşı ortak hareketin büyütülmesi gerekir.
TEKEL direnişi; burjuvazi tarafından unutturulmaya çalışılan dayanışma, paylaşma, dostluk, yoldaşlık, güven duygularının emekçiler arasında yeniden pekişmesine vesile oldu. Emekçileri, “Babana bile güvenmeyeceksin”, “Sağ gözden sol göze güven yok” diyerek güvensiz bir ortamda kendilerine biat etmeye zorlayan burjuvaziye inat, işçilerin Kürt-Türk, Alevi-Sünni, kadın-erkek demeden gece gündüz sırt sırta vermeleri, emekçi kardeşine güvenmeyi yeniden hatırlattı. Ankara ve Ankara dışından getirilen, gönderilen destekler ve yardımlar, avucundakini TEKEL işçilerine getiren işsizler, emekliler dayanışma ve paylaşmanın nasıl olduğunu ve olması gerektiğini yeniden gösterdiler. Bu paylaşma ve dayanışmayı tüm işçi-emekçi direnişlerine taşıyabilmeliyiz.
Kadınları ikinci plana itmeye çalışan kapitalist sisteme ve siyasi iktidarın kadınları eve kapatmaya çalışan politikalarına inat TEKEL işçisi kadınlar, işlerine ve ekmeklerine sahip çıkarken ikinci planda olmadıklarını bir kez daha gösterdiler. Hayatın yarısı da, mücadelenin yarısı da biziz dediler. Tıpkı Novamedli kadınlar gibi. 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmasının 100. yılında TEKEL işçisi kadınların bu ateşini tüm işyerlerine, semtlere yaymalıyız.
TEKEL direnişi, birçok kesim tarafından endişe ile dile getirilen “Artık iyice yerleşti, başımızdan gitmez” dedikleri AKP Hükümeti’nin kalıcı olamayacağını da gösterdi. Tabi mücadele etmek şartıyla.
TEKEL işçilerinin direnişi hatırlamak veya öğrenmek isteyenler için birçok dersle dolu. Aldığımız dersleri unutan değil, ilerleten olmak ise bizlerin elinde.
* SES Genel Merkez Yöneticisi
Şükran Doğan*
ÖNCEKİ HABER

Türkçe bilmediği için muayene edilmedi!

SONRAKİ HABER

CHP'li Mehmet Bekaroğlu: Demirtaş’ı serbest bırakın, çözüm süreci tekrar başlasın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa