Yapay gerilimler kıskacında Kürt Alevileri

Yapay gerilimler kıskacında Kürt Alevileri

KÜRT kültür ve inancıyla ilgili çalışmalarla tanıdığımız Munzur Çem, yeni kitabı ile tekrar okur karşısına çıktı.


KÜRT kültür ve inancıyla ilgili çalışmalarla tanıdığımız Munzur Çem, yeni kitabı ile tekrar okur karşısına çıktı. “Dêrsim Merkezli Kürt Aleviliği (Etnisite, Dini İnanç, Kültür ve Direniş)” başlığı ile kaleme aldığı kitap, Vate Yayınevi tarafından yayımlandı.
Dersim merkezli, Kürt Alevilerin inanç ve kültürlerine ilişkin önemli bilgiler yer alıyor kitapta. Tarihe dair de bilgiler veren Yazar Çem’in daha önce 1995’de İsveç’te yayımlanan Alevilik Sorunu ve Dersim Ayaklanması ve Peri Yayınları tarafından 1999’da yayımlanan Dersim’de Alevilik kitapları da bulunuyor. Son yaptığı çalışmada ilk önce, Dersim’de Alevilik kitabının gözden geçirip yeniden yayınlamayı düşünen Çem, daha sonra yepyeni bir çalışma yapma gereği duymuş. Çem, “Dersim’de Alevilik’te yer alan bir çok yazı, daha önceki dönemlerde hazırlanmış polemik yazılarıydı ve günümüze göre, güncellikleri bir hayli geride kalmıştı. Beri taraftan yeni çalışmanın içerdiği konuların çoğu, o çalışmada yer almıyordu. Bu kitap, Dersim’de Alevilik’ten bazı bölümler içerse de esas itibariyle yeni bir çalışmadır.” (s.14)
Çem, çalışmasında, Kürt Alevilerin inançlarına ve kültürlerine ilişkin ayrıntılı bilgileri de okuruna sunuyor. Kürtler arasında yaratılmak istenen Sünni-Alevi gerilimine de değinen Çem, bu gerilimin yapay olduğunun üzerinde durarak, Kürtleri bölmeye yönelik bir adım olduğunu belirtiyor.
AYRIM YARATILMAK İSTENİYOR
Son zamanlarda ortaya çıkan ve çokça tartışılan Kırmancların (Zazaların) Kürt olmadığına dair tartışmalara da dikkat çeken Çem, bu iddianın 1980’den sonra gündeme geldiğini belirterek şöyle açıklamış: “Kuşku yok ki bu dönemde böyle bir tartışmanın başlatılması Kırmancların (Zazaların) etnik kökeni ile ilgili olarak yeni verilerin ortaya çıkmasının bir sonucu değildi. Nitekim söz konusu görüşü savunanlar, bugün hâlâ iddialarına dayanak teşkil edecek ciddiye alınır bir inceleme, araştırma çalışması yapabilmiş değiller. Bunu yapamıyorlar, çünkü Kırmancca konuşan Kürtlerin tarihi, kimliği ve mücadelesi, onlara bu şansı tanımayacak kadar açıktır.” (s.557)
Çem, yaratılmak istenen bu ayrıma karşı, Almanya’da kendi alanında ciddi bir otorite olan Leipzig Max- Blanc Enstitüsü, Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Londra HGI DNA Refernece Laboratory, National Blood Service (HGI DNA Araştırma Laboratuvarı, Ulusal Kan Merkezi) tarafından, ortaklaşa yapılan ve farklı Kürt grupları üzerinden yaptığı genetik araştırmaların sonuçlarını hatırlatıyor. Yapılan bu çalışmanın uluslararası genetik üne sahip bilimsel bir yayın organı “Annals of Human Genetics”te yayınladığını belirten Çem, Kırmanc (Zaza) Kürtlerin öteki Kürt gruplarıyla farklı olmadığının ortaya çıktığını tekrar hatırlatıyor. “Zazalar Kürt değil” tezini ilk olarak Türkiye’de devletin ortaya attığını söyleyen Çem, “Resim görev gereği Kürtlere kimlik bulmaya çalışan çevrelerin, Kırmanclara (Zazalara) kimlik bulma bakımından iki kola ayrıldıklarını görüyoruz. Bunlardan bir tanesi, Zazaları Kürt kabul etmemekle birlikte onları Türk de saymaz, kendi başına ayrı bir halk olarak görür. Diğer kesim ise şu veya bu şekilde onları götürüp Türklere bağlamaya çalışır” (s.577) şeklinde açıklamış.
Dersim’in tarihi geçmişine ilişkinde bilgilerini okura sunan Çem, Dersim’e yönelik yapılan seferler ve yok etme anlayışını bir kez daha hatırlatıyor okura.
Şerif Karataş
www.evrensel.net