25 Şubat 2010 00:00

HAYATIN İÇİNDEN

Balıkesir’de kömür madeninde patlamada 13 işçi hayatını kaybetti. Daha önce aynı madende meydana gelen patlamada 17 kişi ölmüştü.

Paylaş

Balıkesir’de kömür madeninde patlamada 13 işçi hayatını kaybetti. Daha önce aynı madende meydana gelen patlamada 17 kişi ölmüştü. Daha geçtiğimiz aylarda yine aynı bölgede maden faciası sonucu ondan fazla işçi ölmüştü.
Ya artık basının ilgisini çekmeyen sıradan haberlerden sayıldığından, ya da gerçekten önlem alındığı için, kaza meydana gelmeyen tersanelerdeki durumdan haberdar değiliz. Kaza olup, işçiler ölüyor ve basın ilgisiz kalıyorsa felaket. Ama eğer kaza olmuyorsa daha düşündürücü. Demek ki önlem alındığında kazalar önlenebiliyor, can kayıpları durdurulabiliyor. O zaman bu önlemler daha önce niye alınmadı da onlarca işçi garip şekillerde hayatını kaybetti?
Konu işçi yaşamı, işçi sağlığı, işçilerin hayatta kalma hakkı olunca çok kimsenin kılı kıpırdamıyor.
Aylardır TEKEL işçileri Ankara’nın göbeğinde direniyor. Gaziantep’te Çemen Tekstil işçileri haftalardır fabrika kapısı önünde tüm baskılara karşın ekmeklerinin peşinde mücadele ediyor. Hem de kendileri gibi geçim sıkıntısı çeken, maaşlı kolluk kuvvetlerinin anlamsız (?) baskılarına rağmen.
Peki ne oluyor?
Örneğin “Ne olacak bu işçilerin, işsizlerin durumu” diye bakanlar kurulu, iktidar parti organları, yerel yönetim kurulları toplanıp çözüm arıyorlar mı?
Hayır.
Derinliğini tam bilemediğimiz devlet içi kavganın sonucu generaller, komutanlar göz altına alınınca bakanlar, parti gurupları, sivil, resmi herkeste bir telaş. Toplantılar, açıklamalar.
Kırılma noktası işçilerin direnişi.
Malum basının kocakarı dedikoduları, okyanus ötesi malum şahısların iktidar hırsı, küpünü doldurmak için koca ülkeyi esir alan fırsatçıların, üç kağıtçıların hevesleri ciddi bir işçi direnişiyle son bulur. Şimdi birbirlerini mızrak ucu ile dürtenler, karşılarındaki birleşik işçi hareketinin korkusunu hissedince mızrakların sivri uçlarını işçilere çevirirler (İskender Bayhan’ın benzetmesi) ve ülkede hakim sınıf içinde birlik ve beraberlik (?) bir dakikada sağlanmış olur. Aklı selim (?) hakim sınıflar “Durun lan. Biz birbirimizi yerken nemalandığımız kapılar işçilerin, yoksul halkın eline geçiverecek. Adamlar sayıca çok. Haklılar da. Toparlanıp, saldırmazsak bu yağmayı bir daha zor görürüz. Toparlanın ve saldırın.” diye ayılacaklar.
Ama o zaman o mızrağın ucunun kimin poposuna batacağı belli olmaz.
ARİF NACAROĞLU
ÖNCEKİ HABER

ÇANKAYA MUTABAKATI

SONRAKİ HABER

Erdoğan'dan İmamoğlu'ya gözdağı: Başkanlığı düşecektir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa