26 Şubat 2010 05:00

ÖLÜMLERDE BİRİNCİYİZ

Madencilik sektörüne ilişkin veriler, Türkiye’nin maden kazalarında lider olduğunu ve özelleştirme sonrası maden kazalarının katlandığını ortaya koyuyor.

Paylaş

Madencilik sektörüne ilişkin veriler, Türkiye’nin maden kazalarında lider olduğunu ve özelleştirme sonrası maden kazalarının katlandığını ortaya koyuyor.
Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy yakınlarındaki Şentaş şirketine ait kömür madeninde meydana gelen ve 13 işçinin yaşamına mal olan grizu patlamasının ardından, gözler yeniden madencilik sektöründeki iş kazalarına çevrildi.
Madenin sahibi Erhan Ortaköylü, kazanın ardından yaptığı açıklamada, “Allah kimsenin başına vermesinin ama biz madenciler bununla yaşamak zorundayız” diyerek, madenlerde iş kazaları ve ölümlerin kaçınılmaz olduğunu ima etti. Hükümet yetkililerinden gelen ilk açıklamalar ise “Denetimle kazaların önüne geçemeyiz” şeklinde sorunun kaynağına inmeyen, hükümetin sorumluluğunu örtbas etmeye yönelikti. Oysa, Dünya Ölçeğinde Madencilik ve Taş Ocağı Sektöründe Ölümlü İş Kazaları Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verileri, Türkiye’deki ölümleri maden sektörünün niteliğiyle açıklamanın imkansız olduğunu ortaya koyuyor.
Avrupa Kıtası’nda yer alan ülkelerde 2004-2006 yılları arasında iş kazasında yaşamını yitiren maden işçisi oranı yüz binde 20... Aynı dönemde Türkiye’de iş kazasında yaşamını yitiren maden işçisi oranı yüz binde 92 oranında... Türkiye’den sonra en yüksek orana sahip olan Portekiz’de bu oran yüz binde 43 düzeyinde. Türkiye Avrupa ölçeğinde birinci sırada. Türkiye’de maden işçisi ölümleri oranı Avrupa ortalamasının yaklaşık 4.5 katı.
TÜRKİYE FARK ATIYOR
DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası, 4-10 Mayıs 2010 tarihleri arasında 24’üncüsü düzenlenecek olan “İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası” nedeniyle hazırladığı “Türkiye’de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” raporunda yer alan Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre Türkiye, iş kazalarında yaşamını yitiren maden işçisi oranında dünya birincisi...
Türkiye, 2000’li yıllar boyunca iş kazasında yaşamını yitiren maden işçisi oranının yüz binde 70’in altına hiç düşmediği tek ülke. Ayrıca Türkiye, 1999 yılındaki yüz binde 338.3 maden işçisi ölümü oranı ile bir yıl içinde yaşamını yitiren maden işçisi oranının en yüksek değere ulaştığı ülke durumunda.
Dünyada madencilik sektöründe en önde gelen ülkeler ile Türkiye kıyaslandığında da, Avrupa ile olan açıklık orada da gözleniyor. Önemli maden üreticisi Kanada’da 2004-2006 ortalaması yüz binde 35, ABD’de yüz binde 27, Avustralya’da yüz binde 13’lik oran, Türkiye’nin aynı dönemdeki yüz binde 92’lik oranının oldukça altında kalıyor.
BU CİNAYETTİR!
Sosyal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Bu patlama, teknik olarak ‘iş kazası’ olarak tanımlansa da özünde bir iş cinayetidir. Aynı madende 3.5 yıl önce 17 işçinin ölümüyle sonuçlanan bir patlama yaşanmış olmasına, madenin yakın zamanda denetimden geçmesine, sendika ve meslek örgütlerinin tüm uyarılarına rağmen yaşanan grizu patlaması, kazadan ziyade bir toplu katliamı andırmaktadır. Madende çalışan işçilerin sendikalaşmalarını engelleyen işveren, sendikalaşan işçileri işten atmıştır. Dahası işçiler, taşeron şirkete bağlı çalışmaktadır. Bu iş cinayetinin de arka planında, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmamış olmasının yanı sıra sendikasızlaştırma ve taşeronlaştırma vardır. Bu patlama, ne ilktir ne de önlem alınmadığı takdirde son olacaktır. Türkiye, madenlerdeki iş kazalarında yaşamını yitiren işçi oranında dünya birincisidir. Türkiye’de iş kazasında yaşamını yitiren madenci oranı Avrupa ortalamasının 4.5 katıdır. Ne acıdır ki Türkiye, 1999-2006 yılları boyunca işçi ölümlerinin yüz binde 70’in altına düşmediği dünyadaki tek ülkedir. Bu durumun sorumlusu, gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini almayan işverenler ve onlara göz yuman hükümetlerdir. Grizu patlaması hepimizi derin üzüntüye boğmuştur. Patlamada yaşamını yitiren işçilerin aileleri, yakınları ve mesai arkadaşlarına başsağlığı diliyor, benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz.” (İstanbul/EVRENSEL)

DÜNYA ÖLÇEĞİNDE ÖLÜMLÜ İŞ KAZALARI

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre Avrupa Kıtası’nda yer alan ülkelerde 2004-2006 yılları arasında iş kazasında yaşamını yitiren maden işçisi oranı yüz binde 20.15’tir. Bu oran ILO’ya 2004-2006 yılları arasında istatistik bildiren 25 ülkenin ortalamasıdır. Aynı dönemde Türkiye’de iş kazasında yaşamını yitiren maden işçisi oranı yüz binde 92.47’dir, yani Türkiye Avrupa ölçeğinde birinci sıradadır. Türkiye’den sonra en yüksek orana sahip olan Portekiz’de bu oran yüz binde 43.67’dir. Özetle ifade etmek gerekirse, Türkiye’de maden işçisi ölümleri oranı Avrupa ortalamasının yaklaşık 4.5 katıdır.
Yine Uluslararası Çalışma Örgütü’nün istatistiklerine bakıldığında, Türkiye’nin, iş kazalarında yaşamını yitiren maden işçisi oranında dünya birincisi olduğu görülmektedir. Türkiye, 2000’li yıllar boyunca iş kazasında yaşamını yitiren maden işçisi oranının yüz binde 70’in altına hiç düşmediği tek ülkedir. Yine Türkiye, 1999 yılındaki yüz binde 338.3 maden işçisi ölümü oranı ile bir yıl içinde yaşamını yitiren maden işçisi oranının en yüksek değere ulaştığı ülke durumundadır.
Dünyada madencilik sektöründe en önde gelen ülkeler ile Türkiye kıyaslandığında da benzer bir tablo görülmektedir. Bu ülkeler arasında yer alan Kanada’da 2004-2006 ortalaması yüz binde 35, ABD’de yüz binde 27.33, Avustralya’da yüz binde 13.07’dir. Oysa Türkiye’de aynı dönemde bu oran yüz binde 92.47’dir.

ÖZELLEŞTİRME VE ÖLÜMLERİN SEYRİ

Türkiye’de son 15 yıllık süre zarfında kömür madenciliği sektöründeki istihdamda kamunun payı gerilerken, özel sektörün payı artmıştır. 1995 yılında özel sektör madenlerinde çalışan işçi sayısı 10 bin 367 iken, bu rakam 2008 yılına gelindiğinde 38 bin 492’ye çıkmıştır. Aynı süreçte özel sektör işçilerinin sektördeki payı yüzde 40.5’ten yüzde 69.6’ya çıkmıştır. Bu rakamlar, yalnızca sigortalı işçileri kapsamaktadır ve özel sektör madenlerinde kayıt dışı işçi çalıştırmanın yaygın bir uygulama olduğu bilinmektedir. Kömür madenciliğinde istihdamın özel sektöre kayması, daha çok işçinin denetimden uzak, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinden yoksun biçimde, düşük ücretlerle, ağır çalışma koşulları altında çalışmasına yol açmıştır. Özel sektör tarafından işletilen kömür madenlerinde istihdam edilen işçi sayısı, son 15 yılda yaklaşık 4 katına çıkmıştır, ancak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri aynı hızda artmamış, daha çok iş kazasına kapı aralanmıştır.
ÖNCEKİ HABER

Hayatını kaybeden işçiler toprağa verildi

SONRAKİ HABER

İmamoğlu’ndan ‘torpil’ açıklaması: İlk bir cümlesi doğru, sonrası yanlış

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa