26 Şubat 2010 00:00

TEKEL mücadelesi kararlılıkla sürecek

Türk-İş yönetimindeki görevinden istifa ettiğini açıkladıktan sonra suskun kalan Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel...

Paylaş

Türk-İş yönetimindeki görevinden istifa ettiğini açıkladıktan sonra suskun kalan Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, önceki gün öğleden sonra geldiği Türk-İş Genel Merkezi’nde, sendikasının merkez ve şube yöneticileriyle toplantı yaptı. Toplantı öncesi açıklama yapmayacağını ifade eden Türkel, gazetecilerin ısrarı karşısında soruları yanıtladı.
İstifasının tek nedeninin TEKEL işçilerinin “Kumlu’ya yönelik tepki ve sloganları” olmadığını belirten Türkel, “Bu bir süreç. Sadece o gün burada yaşanan olaya bağlamak, TEKEL işçisinin o günkü tepkisine bağlamak da haksızlık olur. Bu süreç içerisinde yaşanan onlarca hadise gelişmiştir. Bu bir birikimdir” dedi.
KABUL EDİLMEZSE DÖNECEK
TEKEL işçilerinin mücadelesine zarar vermemek için özen gösterdiklerini, bu nedenle istifa gerekçelerini 2 Mart’ta açıklayacağını belirten Türkel, Türk-İş Yönetim Kurulu’nun istifayı kabul etmemesi halinde görevini sürdüreceği mesajını verdi. Türkel, istifa gerekçeleri arasında “Bazı sendikaların eyleme destek vermemesinin etkili olup olmadığı” sorusuna “Evet” yanıtını verdi.
KESK, DİSK ve Kamu-Sen’in bütün birliktelikleriyle mücadeleye katkı sunduğunu anlatan Türkel, istifa kararının 4 konfederasyonun almış olduğu kararların sonucu olarak algılanmasından üzüntü duyduğunu söyledi. Türkel, “Bu dört konfederasyon önüne bir takvim koymuş, bu takvimi mücadele etkin bir şekilde uygulama kararlılığı ortaya koymuş. Bunu, Türkiye işçi sınıfının ihtiyacı olan bir birliktelik olarak düşünüyorum ve bunlara karşı haksızlık yapılmaması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
‘HÜKÜMET O ÇADIRLARDA BİZİ BULUR’
Türkel, bir gazetecinin, istifa kararını 2 Marta kadar bekletmesinin işçiler arasında eylemde yalnız kalma duygusu yarattığına ilişkin değerlendirmesi üzerine, sendika olarak eylemin son gününe kadar işçilerin yanında olacaklarını söyledi. Türkel, istifa kararının eyleme zarar verdiğini düşünmediğini söyledi.
Eyleme olası bir müdahaleye işçilerin tepkisinin ne olacağı sorusuna Türkel, “Hükümet, o çadırların içinde bizi bulacaktır. Biz başladığımız günkü gibi kamu vicdanında o saygın yeri koruyacak şekilde asil bir duruş sergilemek istiyoruz. Asla şiddetle karşılık vermeyeceğiz” diye yanıt verdi. Türkel, soru üzerine işçilerin sendikanın kararlılığını sorgulamasının “haksızlık” olacağını ifade etti.
‘DANIŞTAY KARARI ÖNEMLİ’
Türkel, 2 Mart’ın 4-c statüsüne müracaat için son gün olduğunu hatırlatarak, 4-c’ye müracaat edenlerin ve etmeyenlerin o gün çok net bir şekilde ortaya çıkacağını söyledi. 2 Mart’tan sonra 4-c’ye müracaat etmeyerek eyleme devam eden işçilerin durumunu daha sağlıklı bir şekilde değerlendirebileceklerini ifade eden Türkel, Danıştay kararının bu süreçte çok önemli olduğunu söyledi.
2 Mart’ta yeni bir dönemin başlayacağını kaydeden Türkel, 2 Mart’a kadar Danıştay’dan 4-c’ye başvuru süresinin uzatılmasıyla ilgili olumlu bir karar çıkması halinde çadırları mücadeleye destek veren konfederasyon temsilcileriyle birlikte düzenlenecek bir törenle kaldırabileceklerini söyledi.
‘ÇADIRLARDAN ÇIKMA VAKTİ’
Çadırlarda artık komünler yaratıldığını ve çadırların toplumla ilişkiyi kestiğini belirten Türkel, “Artık çadırlardan çıkmanın vakti geldi” dedi.
Türkel, Türk-İş’te bir olağanüstü genel kurul toplanmasının gündemde olup olmadığı sorusuna “Ben o işi hiç düşünmedim. Bu Türk-İş’in bütünlüğüne zarar verir. Bizim için Türk-İş her şeyin üzerindedir. Türk-İş ne kadar saygınsa bu kurumun içindeki kişiler de o kadar saygındır. Türk-İş çatışmaların içine çekilmiş bir örgüt olamaz. Olağanüstü kongreler bu sorunları çözmez” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

GENÇLER DAHA AKTİF OLMALI

SONRAKİ HABER

THK yetkilisi: Yangın söndürme uçaklarımız ne bozuk, ne de yağ kaçırıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa