26 Şubat 2010 05:00

Patron, polis korumasında grev kırıcılığı yapıyor

Çemen Tekstil grevi bir buçuk ayı geride bıraktı. İşçilerin direncini kırmak için her yolu deneyen Çemen patronu, polis korumasında grev kırıcılığı yapmaya devam ediyor.

Paylaş

Çemen Tekstil grevi bir buçuk ayı geride bıraktı. İşçilerin direncini kırmak için her yolu deneyen Çemen patronu, polis korumasında grev kırıcılığı yapmaya devam ediyor. İşçilerin en ufak tepkisine vahşice saldıran polis, patronun göz göre göre yasaları çiğnemesine göz yumuyor. Her fırsatta işçileri karakola götürüp ifadesini alan polis, işçilerin, “Patron hakkında neden işlem yapmıyorsunuz” sorusuna ise “Bizim görevimiz o değil” diye cevap veriyor.
Yaşanan bu gelişmeler, Gaziantep’teki Çemen Tekstil grevinde, devletin kolluk güçlerinin, hak arayan işçilerle işçilerin hakkını gasp ederek onları kölelik koşullarında çalışmaya mahkum etmek isteyen patron arasındaki mücadelede nasıl bir tutum takındığını gösteren çarpıcı örnekler çıkardı ortaya.
DEVLET DE POLİS DE PATRONLARIN MI?
Grevin başından beri vardiya girişlerinde emniyet görevlileri ile grev gözcülerinin yaptığı denetleme, son bir haftadır yapılamıyor. Çemen patronu Kamil Çetinkaya’nın izin vermemesi gerekçesiyle denetlemenin yapılamamasına polis ise sessiz kalıyor. Başından beri grevi kırmak için türlü oyunlar çeviren patron, polisin tutumundan da güç alıp fabrikaya yeni işçi alıyor. İş başvurularını başka fabrikalarda alan Çemen patronu, grev kırıcı işçileri servislerle ya da özel araçlarla fabrikaya getirip çalıştırıyor. İşçiler bu durumu defalarca dile getirmelerine rağmen, polis hiçbir işlem yapmıyor. Grevci işçilerin en ufak tepkisi karşısında tutanak tutan, işçileri karakola götürüp sorgulayan, tehdit eden, copla saldıran, döven polis, patronun yasaları açıkça çiğnemesine göz yumuyor. Patronun 45 gündür yaptığı birçok yasadışı işe karşı hiçbir işlem yapmayan, bir tek tutanak bile tutmayan, yasalar açıkça çiğnenmesine rağmen suç duyurusunda dahi bulunmayan polis, grevci işçilerin “Neden tutanak tutmuyorsunuz” sorusuna ise “O bizim görevimiz değil, gidin kendiniz tutanak tutup suç duyurusunda bulunun” diye cevap veriyor.
Sendika yönetimi, konuyla ilgili resmi girişimlerde bulunulduğunu söylemesine karşın, günlerdir ne bir hakim, ne bir müfettiş işyeri önüne gelip tespitte bulundu. Grevci işçiler, devlet desteğiyle grev kırıcılığı yapılmasına tepkili.
PATRON DAYANIŞMASI
Çemen Tekstil patronu Kamil Çetinkaya grev kırıcılığı yapıp yasaları çiğnerken, Başpınar OSB’de bulunan başka fabrikaların patronları da bu suça ortaklık ediyor. Karan Tekstil, Bulut Tekstil ve diğer tekstil fabrikalarının patronları, Çemen patronuyla iş birliği yapıyor. Grevci işçilerin fabrika önünde beklemesinden dolayı kendi fabrikasında iş başvurusu alamayan Çemen Tekstil patronu, diğer fabrikalara gönderdiği başvuru formlarını dolduran işçileri, servislerle ya da özel araçlarla Çemen Tekstil’e getirip çalıştırıyor. Çemen Tekstil patronu Kamil Çetinkaya’nın, son bir haftadır kapı önünde denetlemeye neden izin vermediği sorusunun cevabı da böylece ortaya çıkıyor. Çemen patronu, kaçak işçi çalıştırdığı tespit edilemesin diye denetlemeye izin vermiyor.
(Gaziantep/
EVRENSEL)



POLİS GÖZ YUMUYOR

Konuyla ilgili görüştüğümüz grevci işçiler, patronun açıkça suç işlediğini, polisin de buna göz yumduğunu söylüyorlar.
Ramazan Mert: Grevin başından beri vardiya girişlerinde grev gözcüleriyle birlikte polis, içeri girip grev kırcılığı yapılıyor mu diye tespit yapıyordu. Son bir haftadır patron, denetleme yapılmasına izin vermiyor. Polis de patronun bu tavrına boyun eğiyor. Polis bize “Gidin Çalışma Müdürlüğü’nden müfettiş getirip tespit yaptırın” diyor. Buna sendikamız da ilgisiz kalıyor. Bir haftadır sendika buraya ne bir hakim, ne bir müfettiş getirmedi. Biz yolda nöbet tutuyoruz. Fabrikaya yeni işçi gelmesin diye. Gelen işçiler hep Karan Tekstil’e gittiklerini, Karan Tekstil’in işçi aldığını söylüyorlardı. Meğerse bizim patron, başvuru formlarını Karan Tekstil’e göndermiş. Orada başvuru yapanları Çemen Tekstil’e gönderiyorlarmış.
Mehmet Sayar: 45 gündür buradayız, devletin hiçbir kurumundan destek görmedik. Adeta terk edilmiş durumdayız. Patron şu anda denetleme yapılmasına izin vermiyor, polis de buna göz yumuyor. Bu kadar haksızlığın olduğu bir ülkede ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Bizim burada ölmemizi mi bekliyorlar? Hakkımızı almak için ne yapalım, burada ölelim mi, adam mı öldürelim? Ben dün panzerin önüne oturdum. Elimizde bir çadırımız var, onu da çok görüyorlar. Eğer ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysam bu yapılanları hak etmiyorum.
Abdullah Palamut: Burada yaşananları vali biliyor, emniyet amiri biliyor. Patron, kendilerini satın almış, her dediğini yaptırıyor. Biz burada sürekli cop yiyoruz. Biz burada ekmeğimiz için mücadele ediyoruz. Bu nasıl adalet, nasıl hükümet?! Patron adam tutup grev kırıcı işçileri dövdürüyor, sonra da bizim üstümüze atıyor. Bizi karakola götürüp sorguluyorlar. Ben patrondan şikayetçiyim, ama bugüne kadar patronu hiç sorgulamadılar. Bu patronu neden sorgulamıyorlar?
Ali Eryener: Burada bekliyoruz, her tarafımız polis kamerası dolu. Sürekli bizi çekiyorlar. Bize bu kadar polis kamerası düşüyor da patrona bir tane düşmüyor mu? Neden gidip içeride çalışan yeni işçileri çekmiyorlar? Neden bize suç işlemişiz gibi davranıyorlar?
Ahmet Yılmaz: Ben 18 yıldır bu fabrikada çalışıyorum. Çalışan işçilerin hepsini tanırım. Ancak şu anda içeride çalışanları tanımıyorum. Vardiya değişiminde içeri giren grev kırıcılara bakıyorum. İçeride en fazla 20 tane benim tanıdığım işçi var. Geri kalanların tamamı yeni, hepsi kaçak işçi. Bunu polis de biliyor ama göz yumuyorlar.
Mehmet Aslan: Çarşamba günü kapıda grev gözcüsüydüm, nöbetteydim. İçeriye giren 60 işçiden sadece 5 tanesini tanıdım. Diğerleri daha önce hiç görmediğim işçilerdi. Yeni işçilerin boyahane bölümünden geldiğini söylüyorlar. Ben boyahanede de çalıştım. Ama bunları orada da görmedim. Bunlar boyahanenin işçisi de değiller, yeni işçiler.
Ömer Ceylan: Karan Tekstil patronu, kendi fabrikasına bayan işçi alarak eski erkek işçilerini de Çemen Tekstil’e gönderiyormuş. Bunun haberini aldık. Orada çalışan arkadaşlar söyledi. Ayrıca Bulut Tekstil’de acemi işçileri eğitmesi için Çemen’e dört tane usta işçi göndermiş. Bunu da öğrendik. Başpınar’daki bütün patronlar elbirliğiyle grev kırıcılığı yapıyorlar. Yeter artık bunca haksızlık! Antep’in milletvekilleri, yetkililer nerede?

GREVCİ İŞÇİYE SAĞLIKÇI DESTEĞİ

Grevlerini kararlıca sürdüren Çemen Tekstil işçileriyle dayanışma ve destekler sürüyor. SES Gaziantep Şubesi ve Gaziantep Tabip Odası üyesi doktor ve hemşireler, önceki gün grev yerine gelerek grevdeki işçilere destek verdiler. Ziyarette, işçiler sağlık taramasından geçirildi. SES Gaziantep Şube Başkanı Behçet Eşkili ve Gaziantep Tabip Odası eski Genel Sekreteri Hamza Ağca, yaptıkları konuşmalarda hak alma mücadelesinde Çemen işçisinin yanında olduklarını belirterek, “Mücadeleniz mücadelemizdir” dediler. DİSK Genel Merkez Yöneticisi Muzaffer Subaşı da desteklerinden dolayı sağlık emekçilerine teşekkür etti. SES ve Tabip Odası üyesi doktor ve hemşireler, daha sonra grevci işçileri sağlık taramasından geçirdiler. Sağlık taramasından sonra bir açıklama yapan SES Şube Başkanı Behçet Eşkili, işçilerin morallerinin çok iyi olduğunu, ancak soğuk havadan ve slogan atmaktan kaynaklı üst solunum yolu şikayetleri ile ayakta durmaktan kaynaklı ufak tefek sorunları bulunduğunu belirtti. Sağlık emekçileri, muayeneden sonra bir süre işçilerle sohbet ettiler.

ÖNCEKİ HABER

Rektör Saraç, görevden almayı sürdürüyor

SONRAKİ HABER

İran: Müzakere değil, direniş ve mücadele şartları var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa