TEKEL İŞÇİLERİNİN ACI GÜNÜ

TEKEL İŞÇİLERİNİN ACI GÜNÜ

TEKEL işçileri, direnişlerinin 73. gününe acı bir haberle uyandılar. Samsun TEKEL işçisi Hamdullah Uysal, sabah namazı için gittiği camiden dönerken, trafik kazasında yaşamını yitirdi.


TEKEL işçileri, direnişlerinin 73. gününe acı bir haberle uyandılar. Samsun TEKEL işçisi Hamdullah Uysal, sabah namazı için gittiği camiden dönerken, trafik kazasında yaşamını yitirdi. Bir gün önce maden işçileri için “yas” tutan TEKEL işçileri dün de mücadele arkadaşları Uysal için “yas”taydılar.
Amasya Merzifon doğumlu, Gümüşhacıköyü nüfusuna kayıtlı Hamdullah Uysal, Samsun TEKEL’de çalışıyordu. Birisi özürlü iki çocuk babası olan Uysal da diğer TEKEL işçileri gibi 4-c’yi kabul etmeyip, Ankara’da mücadeleyi seçmişti. Uysal, Mithatpaşa Caddesi’nde, alkollü olduğu belirtilen N.Ö. tarafından kullanılan 06 GMA 93 plakalı aracın çarpması sonucu yaşamını yitirdi. Uysal’ın cenazesi Keçiören Adli Tıp’a götürülürken, arkadaşları kaza haberiyle sarsıldılar.
Türk-İş Genel Merkezi’nin önü ve Uysal’ın mücadeleyi sürdürdüğü Samsun Çadırı taziyeye gelen TEKEL işçileri ve Ankaralı emek ve demokrasi güçleri temsilcileriyle dolarken, arkadaşları çadırlarının girişine taktıkları siyah bezlerin üzerine Uysal’ın fotoğrafını asıp, üzerine “seni unutmayacağız” yazdılar.
Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel ve Genel Sekreter Mecit Amaç, Genel Eğitim Sekreteri Mustafa Akyürek de Samsun Çadırı’nda işçilere başsağlığı dilediler. Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu, Ankara İl Başkanı Selma Gürkan, CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen, Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık da çadıra gelip, işçilerin acısını paylaştılar.
Kazadan duyduğu üzüntüyü dile getiren Türkel, “Bu kadar insanın olduğu yerde en büyük endişemiz buydu. Keşke buraya gelen insanları burnu bile kanamadan gönderebilseydik” dedi. KESK ve bağlı çeşitli sendikaların merkez yöneticileri de Türk-İş Binası önüne gelerek işçilere ve Tek Gıda-İş yöneticilerine başsağlığı dilediler.
EMEP: TEKEL İŞÇİLERİNİN ACISINI PAYLAŞIYORUZ
Emek Partisi (EMEP) Ankara İl Başkanı Selma Gürkan, TEKEL işçisi Hamdullah Uysal’ın hayatını kaybetmesi nedeniyle parti olarak duydukları üzüntüyü dile getirdi.
Gürkan yaptığı yazılı açıklamada, işçilere ve Uysal’ın ailesine başsağlığı diledi.
ARKADAŞLARININ ACISI BÜYÜK
Hamdullah Uysal’ın çadırındaki arkadaşları gün boyu taziye ziyaretlerini kabul ettiler. Uysal’ın helvası da çadırındaki sobanın üstünde kadın işçiler tarafından hazırlandı. Bazı işçiler zaman zaman kendilerini tutamayarak ağladılar
Tüm çadırlarda TEKEL işçileriyle dost olan, onlarla sadece mücadele arkadaşı değil, aynı zamanda dost da olan Uysal’ı Samsun TEKEL işçisi arkadaşları, “gece boyunca tüm çadırları gezer, kontrol ettikten sonra gider çadırına yatardı” diye anlattılar.
Samsun’dan Hacı Faik Mesci, Uysal’ın ilk açlık grevine giren işçilerden biri olduğunu, üç günlük grevin ardından diğer grupla da kalıp, onlara yardımcı olduğunu, canla başla çalıştığını söyledi. Mesci, “O da bizim gibi çok gururlu bir insandı. ‘Ne zaman gidilecekse o zaman hep beraber gideceğiz’ diyordu. O ‘ben kendi çocuğumun ekmeğini almadıktan sonra neden gideyim’ diyordu. Bizimle beraberdi yani hiç tereddüdü yoktu. Sabahlara kadar burada Diyarbakır çadırından en son çadıra kadar her gün, her Allah’ın günü gece saat 3.30-4.00’e kadar her çadırı kontrol ediyordu. Ondan sonra gidip çadırına yatıyordu” diye anlattı.
‘UMARIM SON ACIMIZ OLUR’
Samsun’dan Hilal Akbulut da Uysal’ın Ankara’da en uzun kalanlardan biri olduğunu, çocuklarını görmesi için bir gün zorla gönderebildiklerini anlattı. “Çok duyarlı bir insan” olduğunu belirten Akbulut, “Sakat bir çocuğu vardı. Bir gün zorla gönderebildik memlekete çocuklarını görüp gelsin diye. ‘Benim buradan ölüm gider’ diyordu. Öyle de oldu” dedi.
Ölümden AKP Hükümeti’ni sorumlu tutan Akbulut, “Bilmiyorum yetkililer bunun hesabını nasıl verecekler, vicdanları nasıl rahat edecek?” diye sordu. Akbulut, “Bu çok büyük bir acı. Ekmek derdi için 70 gündür burada duran insanın cenazesinin gitmesi anlatılacak bir şey değil” dedi.
“TEKEL işçilerinin, tüm duyarlı insanların başı sağolsun” diyen Akbulut, bunun son acıları olması dileğinde bulundu. (Ankara/EVRENSEL)

Polis cenazeyi kaçırdı TEKEL işçilerine saldırdı
HAMDULLAH Uysal’ın Keçiören Adli Tıp Kurumu’ndaki cenazesini almak için buraya giden yakınları ve TEKEL işçilerine polis müdahale etti. Uysal’ın cenazesini kaçıran çevik kuvvet, tepki buna tepki gösteren işçilere ise saldırdı. Saldırıda çok sayıda işçi yaralandı. Tek Gıda-İş ve milletvekillerinin araya girmesi üzerine Ünsal’ın cenazesi ambulansla adli tıptan hareket etti. Cenazeyi almak için burada bulunan işçiler de araçlara bindi. Ancak ambulansın önü çevik tarafından kesildi. İşçilerin inmese üzerine polis Uysal’ın yakınlarını tehdit ederek cenazeyi kaçırdı. Buna tepki gösteren işçilere ise saldırdı. Saldırıda İstanbul Cevizli TEKEL işçisi Metin Aslan ile ismi öğrenilemeyen bir işçi hastaneye kaldırıldı. Yaralanan 2 işçi ise ambulansta tedavi edildi. Saldırıda birçok işçide çeşitli yerlerinden yaralandı.
Tek Gıda-İş Diyarbakır Bölge Başkanı Cemal Doğrul burada yaptığı açıklamada, polisin ortada hiçbir neden yokken kendilerine saldırdığını ve cenazeyi kaçırdığını ifade etti.
TÜRK-İŞ ÖNÜNDE TEPKİ VARDI
Saldırı haberinin Türk-İş önünde bekleyen TEKEL işçileri tarafından duyulması üzerine burada da gerginlik arttı. Araçlarla adli Tıp’a gitmek isteyen işçilerin önü Mithatpaşa caddesinde polis tarafından kesildi. Bu ana kadar sesiz bir şekilde cenazeyi bekleyen işçiler “Katil AKP”, “Hamdullah yaşıyor, TEKEL direniyor” sloganlarıyla tepkilerini dile getirdiler. Burada açıklama yapan Tek Gıda-İş Genel Sekreteri Mecit Amaç, Başbakan, İçişleri Bakanı, Ankara Valisi ve emniyet müdürünün isimlerini sayarak “sorumlusu kimse yazıklar olsun” diye konuştu. Çevik kuvvetin tehditleri üzerine Uysal’ın yakınları cenazeyi memleketlerine götürmek zorunda kalırken, Türk-İş önündeki gergin bekleyiş uzun süre devam etti. (ANKARA)

‘CENAZE NAMAZINI BAŞBAKAN MI KILDIRACAK?’

TEKEL işçilerinin 19 Ocak’ta ilk açlık grevini başlatmalarının ardından Türk-İş’in duvarına bir pankart asılmıştı. Pankartta, açlık grevindeki babasının yanında ağlayan bir küçük kız, Başbakan’a, “Tayyip amca, babam benim için ölürse cenaze namazını sen kıldıracaksın” diyordu.
39 yaşındaki Hamdullah Uysal’ın ölümü, işçilerin hükümete öfkesini artırırken, çadırlarda hâlâ Türk-İş binası önünde asılı duran pankartta yazanlar akıllara geldi. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net