Ofansif futbolun çekiciliği

Ofansif futbolun çekiciliği

Futbolu, oynayanlar ve izleyenler açısından zevkli kılan faktörlerin başında hücum varyasyonları gelmektedir.

Futbolu, oynayanlar ve izleyenler açısından zevkli kılan faktörlerin başında hücum varyasyonları gelmektedir. Birçok takım temelde ofansif veya defansif anlayıştan birini tercih etmektedir. Burada temel belirleyici teknik adamların futbol mantalitesidir. Bu durum, oyuncuların sahadaki karakteri üzerinde etkilidir. Takımların futbolda başarılı olması veya üzerine koyarak ilerlemesinde oyuncuların oynadıkları oyundan zevk alması, en önemli etkenlerden biridir. Bunu özellikle Latin Amerikalı futbolcularda görebiliriz. Futbolda önce gol yememeyi düşünmek ya da “yenemiyorsan yenilme” anlayışıyla mücadele etmek, oyuncuların oynadıkları oyundan zevk almamalarına neden olur. Yenilmeme üzerine oynanan oyun, gerçek anlamıyla futbol oynamanın önünde bir engeldir ve bu düşünceyle bir takımın maça çıkması, maça 1-0 yenik başlamasıyla eşdeğerdir. Bu bakışa sahip teknik adamların takımlarının maçlarında sık sık beraberlik görebilirsiniz. Bu anlayış üzerinde, endüstriyel futbolda moda olan günü kurtarmaya dayalı takımların etkisini unutmamak gerekir. Temelde defansif anlayışa sahip takımların, futbol dünyasında son yıllarda en çok öne çıktığı dönem, EURO 2004’e rastlamaktadır. Yunanistan’ın katı bir defansif anlayış, kontra-atak ve duran toplara dayalı oyunuyla kupayı kazanması, defansif oyunun zirvesi olarak görülebilir. Fakat bu saltanat, EURO 2008’de yerini yeniden ofansif futbola bırakmıştır. Özellikle Hollanda’nın futbolunu, ofansif anlayışın geri dönüşü olarak nitelendirebiliriz. Bunun yanı sıra Şampiyonlar Ligi ve İngiltere Premier Ligi’nde Manchester United’ın iyi futbolu ve şampiyonluğu, Barcelona’nın hücuma dönük oyunu bize tekrar ofansif futbolu hatırlattı. Defansif anlayışa sahip takımlara bazen kendi taraftarlarından bile tepki gelebilmektedir. Ofansif oynayan takımların başarısı daha çekicidir. Örneğin EURO 2004’te Yunanistan’ın başarısı çok da ilgi çekmezken, EURO 2008’de Hollanda’nın futbolu kitleleri daha çok etkilemiştir.Ofansif veya defansif futbolu tercih etme açısından kulüplerin de temel mantaliteleri vardır. Örneğin Barcelona’da ofansif anlayış altyapıdan başlar. Ayağa paslarla ve dikine futbolu benimseyen Barcelona’da, altyapıda yetişen orta saha oyuncularının temel özelliği, oyunu iki yönlü ve çok hızlı oynayabilmeleridir. Yani Barcelona, sahip olduğu anlayışa uygun oyuncu yetiştirmektedir. Türkiye’de de Galatasaray, ofansif futbolun en önde gelen temsilcisidir. Derwall’le başlayan süreç, kulübün anlayışı haline gelmiştir. Altyapıdan ofansif anlayışa uygun oyuncular yetiştirmekte (Arda, Aydın, Sabri gibi) ve takıma defansif futbolu benimseyen teknik adam gelse bile temel anlayış değişmemektedir. Pozisyon zenginliği ve yaratıcılığı ortaya çıkaran hücum futbolu, dönem dönem defansif anlayış öne çıksa da futbolu çekici kılan birincil etken olmaya devam edecektir.
Osman Bulugil
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.