01 Mart 2010 05:00

Terör algısından kurtularak masaya oturulmalı

Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Diyarbakır Sümerpark’ta düzenlediği ‘Uluslararası Müzakere ve Çözüm Deneyimleri Konferansı’nın ikinci gününde, Kürt sorununun Türkiye’de algılanışı ve çözüm olanakları tartışıldı.

Paylaş

Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Diyarbakır Sümerpark’ta düzenlediği ‘Uluslararası Müzakere ve Çözüm Deneyimleri Konferansı’nın ikinci gününde, Kürt sorununun Türkiye’de algılanışı ve çözüm olanakları tartışıldı. Yerli ve yabancı konukların sunumlar yaptığı oturumda, bugüne kadar sorunun demokratik çözümü için birçok fırsatın heba edildiği vurgulanarak, artık ‘bölücülük’, ‘terör’ gibi algılardan kurtularak taraflarla masaya oturulması gerektiği belirtildi.
Konferansın ikinci gününde yapılan ‘Kürt Sorununda Çözümsüzlüğü Aşmak: Kürt Sorununun Algılanışı’ konulu oturumun moderatörlüğünü, Marmara Üniversitesi’nden Prof. Büşra Ersanlı yaparken, Gazeteci Cengiz Çandar, Alman Sol Parti Federal Milletvekili Prof. Norman Paech, TİHV Diyarbakır Temsilcisi Sezgin Tanrıkulu ve Kürt İnsan Hakları Projesi’nden (KHRP) Rajesh Rai, konuşmacı olarak katıldı. Konuşmalarda devletin yaklaşımı eleştirildi.
SÖZLER TUTULMADI
Gazeteci Cengiz Çandar yaptığı sunumda, Kürt sorununun çözümünde birçok fırsatın kaçırıldığını belirtti. Çandar, “Atatürk’ün 1921’de İzmir’de yaptığı konuşmada Kürtlere verilen sözler yerine getirilseydi, belki de 1925’te Şeyh Sait olayı yaşanmazdı, Dersim’e zemin hazırlanmazdı” dedi. Fırat’ın doğusunda ve batısında bir duygusal kopuş olduğunu belireten Çandar;n “Algılar farklı. Ancak Kürt halkı da tarihte hiç olmadığı kadar temsiliyet bulmuş durumda” dedi. Dünyada en çarpıcı çözüm modelinin Güney Afrika modeli olduğunu belirten Çandar, “Türkiye’de güven atmosferini yaratacak olguların tespit edilmesi gerekiyor. Çoğunluğun korkularını ve azınlığın iradesini birleştiren bir formül gerekiyor. Kürtler için içselleşmiş bir şiddet olgusu var Türkiye’de. Kürtlere yönelmiş bu şiddet olgusu ile yüzleşme ve hesaplaşmanın yaşanması gerekiyor” dedi.
MASAYA OTURULMALI
Türkiye’de Kürt sorunu konusunda ulusçuluk ve bölücülük algısı olduğunu belirten Alman Sol Parti eski Federal Milletvekili Prof. Norman Paech, Kürtlerin uluslararası kamuoyunda bir bütün olarak ‘terörizmimle’ anılmaya çalışıldığını söyledi. Paech, “Çözüm için tüm güçlerin bir araya gelmesi gerekiyor. Türkiye siyasi güçleri bertaraf etti. Onları masadan uzaklaştırarak tutukladı. DTP’yi kapattı ve BDP’lileri tutukladı. Türkiye’de yeni bir anayasa için AB’nin sorumluluk alması gerekiyor. PKK’yi seversiniz ya da sevmezsiniz, tarafların hepsinin masa başında olması gerekiyor” dedi. Kürt İnsan Hakları Projesi’nden (KHRP) Rajesh Rai, şiddet dışı bir çözüm için bir araya gelinmesi gerektiğini belirterek, hükümetin demokratik açılımının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
(Diyarbakır/EVRENSEL)


Levent Tüzel (EMEP Genel Başkanı)
Kürtlerin taleplerinin görülmediği bir dönemde böylesi bir konferans son derece anlamlı. Uluslararası deneyimler birebir tabii ki uygulanamaz. Ancak ezilen halkların mücadelesinden öğrenilecek şeyler var. Kürt sorununda politik bir çözüm deniliyorsa, özellikle Kürtlerin Türk tarafında doğru tanımlanması, Kürtlerin ne istediğinin iyi anlaşılması gerekiyor. Kürtlerin eşit haklarda yaşama talebi son derece anlaşılır bir durum. Ama bunun doğru anlatılması, iki toplumun birbirini doğru anlaması gerektiği, özellikle vurgulanıyor. Bu sorun bu topraklarda Kürt ve Türk işçilerinin, emekçilerinin dayanışması temelinde çözülecek. Bunun için iki toplumun insanları birbirine sahip çıkmalı. TEKEL örneği bunun için önemli. Kürtlerin kurumlarıyla muhatap alındığı bir süreç başlatılmalı. Diğer deneyimlerden de görüldüğü gibi, kolay bir süreç değil. Uzun bir zaman alabilir.

Ece Temelkuran: Avrupa’daki deneyimlerin yanı sıra Ortadoğu’daki deneyimleri göz önünde tutmak yararlı. Lübnan Hizbullahı ve onun halk örgütlenmesi, kendisini meşrulaştırması örnek alınabilir. Medya diline ne kadar önem verirse versin, bakış algısının Türk toplumu tarafından hemen değişmesi zor.


Prof. Dr. Doğu Ergil:
Burada başkalarının deneyimlerinden yararlanıp, aklımızı besleyecek yol yordam bulabilir miyiz diye tartışıyoruz. Ne kadar yararı olacağı, iki şarta bağlı. Birincisi; gelen insanların bilgi ve yorum açısından ne kadar etkili oldukları, ikincisi; bundan yararlanacakların, buna ne kadar hazırlıklı olduklarına bağlıdır. Türkiye’yi yönetenler bu sorunu çözmek zorunda. Kim bu sorunu çözerse tarihe geçer.


Selahattin Demirtaş (BDP Eşbaşkanı)
Kürtler kendilerini daha iyi anlatmaya başlayınca, batıda durumun ‘Kürtlerin terörün tuzağına düşmüş kişiler’ şeklinde olmadığı anlaşılmaya başlandı. Yani batıdakiler buradaki insanların o örgütü desteklediğini, bir kurtuluş örgütü olarak gördüğünü fark etti. Algı meselesi sorunun çözümünde son derece önemlidir. Türk toplumuna olanları iyi anlatmak gerekiyor. Bunun için hükümet çalıştaylar yapmalı. Medyanın da terör dilini bırakması gerekiyor. Bu konferansta Kürtlerin çözüm noktasında nereye geldiğini gördük. Eskiden sorunun tanımını ortaya koymaya çalışırken, şimdi Kürt sorunu nasıl çözülür, nasıl müzakere edilir diye tartışmaya başladı.


Hakan Tahmaz (Türkiye Barış Meclisi)
Böyle bir dönemde bu konferansın yapılıyor olması önemli bir deneyim. Özellikle BASK bölgesi ve Güney Afrika deneyimlerini dinleyince, bizim tartışmaların henüz başında olduğumuz görülüyor. Bütün toplumsal kümeler açısından çözüme yeterince hazırlıklı değiliz. Çözüm, müzakere ve diyalogla gelişecekse, tarafların yüksek bir irade göstermesi gerekir.


ÖNCEKİ HABER

KÜRT BÖLGESİNDE ARTAN İŞSİZLİK, AYRIMCILIK VE DERİNLEŞEN SEFALET 1

SONRAKİ HABER

İSKİ'de 124 yönetici, 874 makam aracı var!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa