01 Mart 2010 05:00

İşsizlik Fonu niye var?

Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Alliance One Tütün Fabrikası’nda, büyük bölümü mevsimlik olarak çalışan işçiler, “İşimiz var diyemiyoruz” diyorlar.

Paylaş

Çiğli Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Alliance One Tütün Fabrikası’nda, büyük bölümü mevsimlik olarak çalışan işçiler, “İşimiz var diyemiyoruz” diyorlar.
Yılın 3-4 ayı çalışan mevsimlik işçiler, çalıştıkları süre içerisinde maaşlarından işsizlik sigortası için para kesildiği halde, çalışmadıkları süre içerisinde ise işten çıkartılmış sayılmadıkları için ve zaten son bir yıldaki çalışma ve prim ödeme süreleri de yetmeyeceğinden işsizlik parası alamıyorlar.
Vardiya çıkışında fabrika önünde görüştüğümüz işçiler, “Sözde bir fabrikada çalışıyoruz ama yılın 8-9 ayı işsiziz, üstelik işsiz kaldığımız aylarda işsizlik sigortasından ve sağlık hizmetlerinden de faydalanamıyoruz” diyorlar.
Fabrikanın kendilerini ne zaman kaç günlüğüne işe çağıracağını bilmediklerini, haklarını kaybetmemek için başka işe de giremediklerini ifade eden işçiler, şöyle konuşuyor: “Zaten başka işyerleri de geçici olarak bize iş vermiyor, bunun için ‘İşimiz var çalışıyoruz’ diyemiyoruz.”
NEDEN BUNA İŞSİZLİK FONU DİYORLAR?
Yıllardır Alliance One’de mevsimlik işçi olarak çalışan Kumru isimli işçi, çalışma sürelerinin her yıl daha da azaldığına dikkat çekiyor. “Eskiden Ege tütünü 7-8 ay sürüyordu, o olmadığında Virginya, visteler derken çok az ara veriyorduk” diyen Kumru, çalışmadıkları süre içerisinde iş aradıklarını, pazarlarda çalıştıklarını, erkeklerin hamallık yaptığını anlatıyor. İşsiz kalan diğer işçilerin hiç olmazsa işsizlik sigortasından para aldığını, kendilerinin onu da alamadığını dile getiren Kumru, hükümetin fondaki paraları büyük firmaları kurtarmak için kullandığını, bu şekilde olacaksa da neden bunun adının İşsizlik Fonu olduğunu merak ettiklerini dile getiriyor. Kumru, sendikanın da bugüne kadar bu konuda herhangi bir çalışma yürütmediğini sözlerine ekliyor.
Asuman Ergün ise çalışmadıkları süre içerisinde işyeri tarafından çıkışlarının verilmediğini, ancak sigortalarının da yatırılmadığını, İşsizlik Fonu’ndan neden yararlanamadıklarına bir anlam veremediğini belirtiyor. Ergün, “Mevsimlik değil biz de kadrolu çalışmak istiyoruz” diyor. Devletten artık hiçbir umutları olmadığını dile getiren Ergün, sendikanın da bu konuda çok pasif kaldığını belirtiyor. Kadın işçilerin iş olmadığı sürede yine de başlarının çaresine baktığını söyleyen Ergün, fakat erkek mevsimlik işçilerin bu dönemi daha zor geçirdiklerini, zaten az bir dönem çalışan mevsimlik işçilerin, bir de iş bulma konusunda sıkıntı çektiklerini anlatıyor.
KREŞİN OLMAMASI BÜYÜK SORUN
Figen isimli işçi de, mevsimlik işçilerin çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu, tütünün tozu altında ağır şartlarda çalıştıklarını söyledi. Bu koşullarda evlerinin geçimini sağlamak için çocuklarını evlerinde bırakmak zorunda kaldıklarını söyleyen Figen, binden fazla kadın işçinin çalıştığı işyerinde kreşin olmadığını, bunun nedeni olarak mevsimlik işçi olmalarının gösterildiğini anlatıyor. Figen, “Mevsimlik olmak aslında işsiz olmak anlamına geliyor. Yılda birkaç ay çalışıyoruz, çalıştığımız zaman ücretlerimizden işsizlik sigortası için para kesiliyor ama işsizken işsizlik sigortasından faydalanamıyoruz. Hasta olduğumuzda doktora gidemiyoruz, ilaç alamıyoruz. Aslında sürekli işsizlik yaşıyoruz” diye içinde bulundukları durumu anlatıyor.
İşyerinde arkadaşlarıyla ve sendika temsilcileriyle, çalışmadıkları dönemlerde işsizlik parası alabilmek için imza kampanyası başlatmayı düşündüklerini belirten Figen, bunu gerçekleştirirlerse topladıkları imzaları Çalışma Bakanlığı’na iletecekleri bilgisini verdi.
(İzmir/EVRENSEL)


YASADAN YARARLANMAK ÇOK ZOR
Sendikalar, geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu’nda İşsizlik Sigortası Fonu gelirlerinin bütçeye aktarılmasına ilişkin yapılan yasa değişikliğine tepki göstermişti.
İşsizlik Sigortası Fonu, çalışırken işini kaybeden işçiye belli bir süre ödenek verilmesini öngörüyor. Ama yasa, işçinin bu ödeneği hak edebilmesi için çok zor şartlar ileriye sürüyor. İşini kaybeden işçiye verilen ödeneğin de çok düşük olması sebebiyle, işsiz kalan işçiyi çalışırken aldığı ücretin çok altında bir ücretle geçinmeye mahkum ediyor.
Bundan 8 yıl önce 2002’de kurulan İşsizlik Fonu, işçi ve emekçilerin maaşlarından kesilerek kriz döneminde hem devletin hem de özel sektörün imdadına yetiştirildi. Halen 43 milyar 616 milyon lira bulunan İşsizlik Fonu’ndan, krizin etkilerinin görüldüğü Ekim 2008’den bu yana işsizlik maaşı ve kısa çalışma ödeneği başta olmak üzere toplam 867 milyon lira ödendiği bildiriliyor. Ülkenin neredeyse yarısının işsiz olduğunu düşünürsek, rakamlar pek de örtüşmüyor. İşsizlik Fonu’na aktarılan paralar, bunca işsizin arasında neden büyük sermayelere devlet kasasından aktarılıyor?..
Erdal Eren - Cihan İşçi
ÖNCEKİ HABER

Çiğli Belediyesi işçilerinden dayanışma etkinliği

SONRAKİ HABER

Dersim'de askeri aracın ezdiği 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa