01 Mart 2010 05:00

işçiler yalnız değil

TEKEL işçileri, 76 gündür Ankara Türk-İş önünde direnişlerine devam ediyorlar.

Paylaş

TEKEL işçileri, 76 gündür Ankara Türk-İş önünde direnişlerine devam ediyorlar. Sabahın erken saatlerinden itibaren ziyaretçilerle dolan çadırlarda, mücadelenin nasıl devam edileceği de tartışıldı. İlk ziyareti İzmir Alaçatı beldesine bağlı Genel-İş üyesi işçiler yaptılar. ‘Yaşasın sınıf dayanışması’, ‘Zafer direnen emekçinin olacak’ sloganlarıyla gelen Genel-İş üyesi işçiler, TEKEL işçileri tarafından coşkuyla karşılandılar.
Daha sonra ellerinde akordeon, tulum ve perküsyonlarla Karadeniz ezgileri çalarak gelen Kaf Dağı Müzik Grubu ve Marsis, işçileri selamladı. Aralarında İberya Özkan, Bayar Şahin ve Ayşenur Kolivar’ın da olduğu sanatçılar ve TEKEL işçileri, “Yiğidim Aslanım” şarkısını, hayatını kaybeden Hamdullah Uysal anısına hep birlikte söylediler. Sanatçıları karşılayan Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, “Zaman zaman moralimiz bozuldu ama sizin gibi sanatçı dostlarımız sayesinde güçlendik, morallendik, geldiğiniz için teşekkür ederiz” dedi.
HEP BİR AĞIZDAN İŞÇİ MARŞI
TEKEL işçilerini, Avusturya işçi sınıfının selamını getiren sendikacılar da ziyaret etti. ‘Yaşasın enternasyonal dayanışma’ sloganlarıyla karşılanan sendikacılar adına konuşan Ernst Orhan, Avusturyalı emekçilerin, TEKEL işçilerinin mücadelesini ilk gününden bu yana takip ettiklerini belirtti. “Sizler bu mücadelenizle Türkiye işçi sınıfı mücadelesini bir üst seviyeye sıçratırken, biz Avusturya’daki emekçilerin de gideceğimiz yolu aydınlatmaktasınız” diyen Orhan, TEKEL mücadelesini bundan sonra da desteklerinin süreceğini ifade etti. Gece boyunca işçilerle birlikte olacaklarını söyleyen Orhan, işçilere polis tarafından yapılacak bir müdahalenin kabul edilebilir bir yaklaşım olmadığını da sözlerine ekledi.
ÖGB Sendika Temsilcisi İsmail Yarkın’ın işçilere Türkçe ve Almanca Avusturya İşçi Marşı’nı söylemesi üzerine, marş Türk-İş önünde yankılandı. Damien Agbobe, Michael Genmacher, Zerife Yatkın ve Tuncay Tuncel de işçileri selamladı.
Bu arada, TÜMTİS eski Genel Başkanı, Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu da işçileri ziyaret etti. Topçu, işçilerle ve Tek Gıda-İş Genel Başkanı Türkel’le sohbet etti.
TEZ KOOP-İŞ KARARINI UYGULADI
TEKEL işçilerini ayrıca CHP, İKP ve EMO İstanbul Şube üye ve yöneticileri de ziyaret ederek, “Yanınızdayız” mesajı verdiler. Tez Koop-İş merkez yöneticileri ve Ankara şube başkanları da, geçtiğimiz hafta aldıkları karar doğrultusunda TEKEL işçilerinin yanındaydılar. BES Ankara 1 No’lu Şube ve Eğitim Sen Mersin Şubesi’nin ortak hazırladığı yemekler de öğle saatlerinde TEKEL işçilerine sunuldu. (Ankara/EVRENSEL)

iŞÇiLERE AKADEMiSYEN DESTEĞi

TEKEL işçilerinin önceki günkü ziyaretçileri, Kocaeli ve Marmara üniversitelerinden akademisyenler oldu. Petrol-İş Ankara Şubesi ev sahipliğinde Ankara’ya gelen 100 civarında akademisyen, TEKEL işçilerinin direniş çadırlarını da gezip destek verdi.
Akademisyenler, Petrol-İş Ankara Şubesi’nde toplanıp TEKEL işçilerinin direniş alanına, çadırkente, “Emekten yana akademisyenler-Kocaeli Üniversitesi” pankartıyla yürüdüler.
İşçilerin alkış ve sloganlarla karşıladığı akademisyenler de “Her yer TEKEL her yer direniş”, “Sendikalar göreve genel greve” sloganlarıyla karşılık verdiler.
Akademisyenler adına konuşan Prof. Dr. Kuvvet Lordoğlu, devletin kendi eliyle, güvencesiz bir hayatı topluma dayattığını; bu güvencesizliğin, esneklik söylemi örtüsü altında toplumun geleceğine ipotek koyduğunu belirterek, “Bu nedenle haykırıyoruz; geleceğinden endişe eden bireylerden güvenli bir toplum yaratamazsınız” dedi.
Küresel güçlere teslim olan hükümetlerin, toplumun yıllarca çalışarak ve büyük özverilerle yarattığı zenginlikleri peşkeş çekip satma savma, içini boşaltma, kapısına kilit vurma girişimlerine atıfta bulunan Lordoğlu, TEKEL işçilerinin yaşadıkları sıkıntıların kaynağının da özünde, sermayenin sınıfsal çıkarlarını koruyan, bunların dışındakilere gözünü kapayan kapitalizmin temel felsefesinin yattığını dile getirdi. “Demokratik Açılım” gibi muğlak kavramları toplumun önüne çözüm diye koyanların, öncelikle “açılım” ile ortaya çıkan belirsizliği gidermesini isteyen Lordoğlu, çalışanların bir bütün olarak başta sendikal hakları olmak üzere mücadele ile kazandıkları bütün haklarını ellerinden alabilmek için hukuk dışı uygulamalar gündemdeyken “Demokratik Açılım” iddiasının inandırıcı olmadığını söyledi.
TEKEL işçileri örneğinde olduğu gibi, hükümetin 4-c düzenlemesiyle hak ve güvencelerine bir darbe vurduğunu, yok ettiğini kaydeden Lordoğlu, “TEKEL işçilerinin zaferi, işçi sınıfının zaferine bir tuğla daha eklemektir” dedi. Açıklamanın ardından akademisyenler, tek tek çadırları gezerek işçilerle sohbet ettiler. (Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

GUVENCESiZ ÇALIŞMAYA KARŞI EYLEMLER SURUYOR

SONRAKİ HABER

Kadınlar "Dünya Otomobilsiz Kentler Günü”nde pedal çevirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa