27 Şubat 2010 00:00

KUŞATILAN ÇEVREMİZ

Birkaç yıl öncesinden iş cinayeti sabıkası bulunan Dursunbey’deki bir kömür ocağında yine maden emekçilerini yitirdik.

Paylaş

Birkaç yıl öncesinden iş cinayeti sabıkası bulunan Dursunbey’deki bir kömür ocağında yine maden emekçilerini yitirdik. Dört yıl önce aynı madende yaşanan grizu patlamasının ve yitip giden canların ardından, riskli ocaklar sınıfına sokulmuş olan bu ocağın, yıllarca çalışması ve geçtiğimiz günlerde aynı nedenle işçilere mezar olması, garabetin ötesinde taammüden işlenmiş bir cinayettir.
Madenlerimizde, sık aralıklarla toplu katliamlar yaşanıyor, durum son derece ciddidir. Uzmanların ve meslek odalarının yıllardır yaptığı uyarılara kulağını tıkayan yetkili kurumlar ve ocak sahipleri, artık bildiklerini okuyamamalıdır. Patronlar, bindikleri ciplerin yedek parçası fiyatındaki gaz uyarı ve alarm sistemlerini ocaklara sokmuyor, mevcutlar ise çalışmıyor. Galerilerde yeterli havalandırmayı sağlayacak donanımlar kullanılmıyor, işçi güvenliği hiçe sayılıyor. Her sektörde kendisini gösteren taşeronlaşma ve kölelik düzeni, emekçilerin yerin yüzlerce metre altında çalıştığı madencilik sektöründe çok daha ağır sonuçlara, toplu katliamlara neden oluyor.
Gerek hükümette, gerekse patronlarda geçerli mantık şudur: Ortada şöyle ya da böyle çalışan bir işletme var, daha fazla bir şey istemeyin. Biz nasıl olsa çalışacak adam buluruz... Bu çarpık mantık çift haneli işsizlik rakamları ile bütünleştiğinde, ne yazık ki uygulamaya geçiyor. İnsanlarımız, bulabildikleri işin koşullarına bakmadan, sağlıksız, güvencesiz, sendikasız ve sigortasız çalışmak zorunda kalıyor.
Her iş cinayetinin ardında bıraktığı o klasik manzarayı Dursunbey’de tekrar izledik. Bir tarafta kömür karası kavrulmuş işçi bedenleri ve onların yaslı aileleri, diğer tarafta ise olay yerine intikal etmiş bakanlar ve diğer yetkililer, aynı açıklamalar, göstermelik tutuklamalar... Bu kez sağlık sisteminin iflas etmiş olduğunu da gördük, bu yüz karası bir tablodur. Devletin yüzüne bakmadığı işçilere elini uzatan Maden Mühendisleri Odası yöneticileri, yaralı işçileri tedavi edecek yanık merkezini ve donanımı, koskoca Balıkesir’de onca koşturmaya rağmen bulamıyor ve haklı olarak isyan ediyor. Onların isyanına cevap ise AKP’li bir Balıkesir milletvekilinden geliyor; “Oda aidatlarından topladığınız paralarla siz yaptırın madem yanık merkezini” diyor vekil. O hengamede yırtık torbadan çıkar gibi ortaya çıkıp incilerini döken bu milletvekili, ciddiye alınacak birisi değil kuşkusuz; ama söyledikleri iktidarın resmi görüşüdür, tipik AKP zihniyetini yansıtmaktadır. AKP iktidarı, devletin halka sunmak zorunda olduğu temel hizmetlerden birisi olan sağlıktan da elini çekmiştir. Şaşkın milletvekilinin sözleri, aslında bunun itirafıdır.
ERTUĞRUL ÜNLÜTÜRK
ÖNCEKİ HABER

Netanyahu işgalde ısrarlı

SONRAKİ HABER

Bursa Tabip Odası Başkanı'ndan şehir hastaneleri yorumu: Yol yakınken vazgeçin

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa