02 Mart 2010 05:00

Manisa’da taşeron kölelik

Daha önce taşeron firmada çalışmış ve şu an işsiz olan bir işçi, “Taşeron firmalar çağırmasına rağmen gitmiyorum” diyor.

Paylaş

Daha önce taşeron firmada çalışmış ve şu an işsiz olan bir işçi, “Taşeron firmalar çağırmasına rağmen gitmiyorum” diyor. Aylardır işsiz olan birinin, işsizliğin yoğun olduğu böylesi bir dönemde, kendisine gelen iş teklifini geri çevirmesi nasıl açıklanabilir?
Elbette ki çalışma koşullarının dayanılmazlığı... Özel kliniklerle anlaşmalı olan taşeron firma, işe girmek isteyen işçilerden “Ağır şartlarda çalışabilir” raporu istiyor. 50 TL vererek bu raporu almakla başlıyor işçilerin çilesi...
Çoğu zaman 08.00-24.00 saatleri arasında çalışmak zorunda bırakılan taşeron işçilere, 1 ay gece vardiyasında 1 ay gündüz vardiyasında mesai yaptırılıyor. İşçiler, “Taşeron elinden gelse işçileri fabrikada yatıracak” sözleriyle özetliyor içinde bulundukları durumu.
Büyük firmalara çalışan taşeron için de durum değişmiyor. Örneğin, Vestel fabrikasının yan sanayisi olan Rast Plastik’te çalışan bir işçinin, “21 günü gece olmak üzere 45 gündür izinsiz çalışıyorum, uzun süredir güneş yüzü bile görmedim” şeklindeki sözleri her şeyi özetliyor.
Çoğu zaman da çocuklarının yüzünü bile göremiyorlar. Hakları olan asgari geçim indirimi (çocuk indirimi) ise işçiler için hayal…
Klima-San’da ağır çalışma şartlarından dolayı bayılan işçiler oluyor. Bunun gibi Öz Vardar, Form Plastik gibi taşeron firmalarda da 12 saat çalışma ve buna pazar da dahil olmak üzere çalışıyorlar. Bunun karşılığı aldıkları ise asgari ücret. Tüm taşeron firmalarda koşullar aynı.
SAĞLIKLARI HİÇE SAYILIYOR
İşçinin sağlığı hiçe sayılıyor. Kesici aletlerle çalışmalarına rağmen çalıştıkları ortamda en azından bir ilk yardım dolabının bile bulunmaması, işçilerin yaşayacağı herhangi bir sağlık probleminde hiçbir müdahale yapılamayacağı anlamlına geliyor.
Çalışma alanları ile yemekhanenin arasının uzak olmasından dolayı verdikleri yarım saatlik yemek molası yetmiyor. 20.00-08.00 vardiyasında çalışan işçilere kahvaltı verilmesi gerekirken verilmiyor. İki kez olması gereken çay molası sadece bir kez veriliyor. Çay molası verilmiyor, çaylar işçilerin yanlarına getiriliyor. Bazı yerlerde makinelerin sürekli çalışması için tuvalete gitmek bile yasak.
‘Kahvaltıda sadece simit yiyorum’ diye söylenen bir işçiye, arkadaşının verdiği cevap, durumun vahametini gösteriyor: “Simidi bulduğuna şükret, evde bunu da yemiyorsun.”
KÖLELİĞE ATTIRILAN İMZALAR
2 ve 6 aylık sözleşmelere imza attırılarak alınan işçilerin karşısına bir kitap kalınlığında sözleşmeler konuluyor. İşçiler, okuyamadan imzalamak zorunda bırakılıyor. Bu sözleşmelerle her türlü haklarından mahrum kalan işçilerin tazminat hakkı da bulunmuyor.
“Performans düşüklüğü” gibi bahanelerle işçilerin işten atılması oldukça kolay. Teknik Işık, Temis Seligrafi’de çalışmış bir işçi, sirkülasyonu şöyle özetliyor: “İşçileri 2 aylığına alıp çıkarıyorlar. ‘İyi çalışırsan sürekli iş’ diyorlar ama laf. Sürekli işçi çıkarıyorlar.”
İşten çıkartılacak işçiler, “Kendi isteğimle işten ayrılıyorum” yazılı bir anlaşmaya imza atmak zorunda. (Manisa/EVRENSEL)
Melek Atar
ÖNCEKİ HABER

Ordu Yağ’daki dayatmalara karşı...

SONRAKİ HABER

AYM: Mahpuslara bazı yayınların verilmemesi hak ihlali

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa