03 Mart 2010 05:00

GERÇEK

Danıştay, önceki gün Tek Gıda-İş Sendikası’nın başvurusu üzerine, hükümetin TEKEL işçilerine, “4-c’den yararlanmaları için verdiği bir aylık süreyi” iptal etti.

Paylaş

Danıştay, önceki gün Tek Gıda-İş Sendikası’nın başvurusu üzerine, hükümetin TEKEL işçilerine, “4-c’den yararlanmaları için verdiği bir aylık süreyi” iptal etti. Böylece TEKEL işçisinin, 4-c’den yararlanmak için hemen başvurma zorunluluğu kalkmış oldu!
Ama öte yandan TEKEL işçileri ve sendikaları, mücadelelerini başka bir safhaya geçirme kararı aldılar.
Açıktır ki, iki buçuk aydır süren mücadele, Türkiye’nin işçi sınıfı tarihinde en seçkin bölümlerinden birini oluşturacaktır. Ancak TEKEL işçilerinin mücadelesi sadece tarihe mal olmakla kalacak bir mücadele değildir. Tersine bu mücadelenin, bugünden başlayarak önümüzdeki döneme dair son derece önemli kazanımları vardır.
Bu kazanımlar, bir yanıyla işçilerin nasıl mücadele ederek kazanacağından aydınlara, sanatçılara “işçi sınıfının varlığını” hatırlatmaya kadar uzanan geniş bir alanda moral ve motivasyon sağlarken, öte yandan da emek mücadelesinin zaaflarını, bunların nasıl aşılabileceğini gösteren işaretleri de ortaya koymuştur.
Mücadelenin bu yanları elbette önümüzdeki günlerde, hatta aylarda yeniden yeniden gündeme gelecektir.
Bugün burada ise; emek mücadelesini ileri bir mevziye atmak için dayanak olacak, TEKEL işçilerinin mücadelesinin kazandırdığı başlıca kazanımların üstünde duracağız.
Bu kazanımları şöyle sıralayabiliriz:
1) MÜCADELE
EMEKÇİLERE
YENİ KAZANIMLAR
GETİRMİŞTİR
4-c statüsünde çalışanların çalışma koşulları, TEKEL işçilerini eylemleriyle birlikte, hayli düzeltilmiş, bir yandan ücretlerde küçük de olsa bir iyileştirme yapılırken, öte yandan da çalışma süresi yılda 10 aydan 11 ay 20 güne (20 gün yıllık izin) çıkarılmıştır. Ayrıca kıdem tazminatı hakkı tanınmıştır. Bu elbette 4-c statüsünde çalışanlar için önemli bir kazanımdır. Özellikle de son 10 yılda emekçilerin çalışma koşulları ile ilgili, iyileştirme yerine sürekli hak kaybına uğratılması alışkanlık haline geldiği göz önüne alındığında, TEKEL işçilerinin bu kazanımının önemi daha iyi anlaşılır.

2) DÖRT
KONFEDERASYON
BİR ARAYA GELMİŞTİR
Daha önce çeşitli bahanelerle sürekli ayrışan dört konfederasyon TEKEL işçilerin mücadelesi karşısında bir araya gelmek zorunda kalmış; bu bir aradalığı bundan sonra da sürdüreceklerini kamuoyuna ilan etmişlerdir.

3) EMEK MÜCADELESİN ACİL TALEPLERİ
FORMÜLE EDİLMİŞTİR
4 konfederasyon, emekçilerin ortak taleplerini formüle etmiş, bu talepler uğruna mücadele için bir “ilk etap” programı ilan edilmiştir. Ve bu talepler için ilk etabın 26 Mayıs’ta bir “genel eylem”le sürdürülmesi kararı alınmış, bu karar kamuoyuna ilan edilmiştir.

4) GENEL GREV İÇİN
BİR DEKLARASYONLA ÇAĞRI YAPILMIŞTIR
TEKEL işçilerine destek için Ankara’ya giden 4 konfederasyona bağlı sendikalardan sendikacılar ve işyeri temsilcileri, bir deklarasyonla, emek mücadelesinin bir genel grev genel direniş hattına girdiğinden kalkarak, “TEKEL işçisine destek” ve 4 konfederasyonun belirlediği taleplerin gerçekleşmesi mücadelesinde adım atamak için genel grev çağrısı yapmışlardır.

HERKES KARARININ ARKASINDA
DURMALIDIR
Bu dört maddede topladığımız kazanımlar, TEKEL işçilerin mücadelesinden önce yoktu. Tersine bunlar, TEKEL işçilerin mücadelesinin içinde bir yandan onların dirençleri ve inisiyatifleri, öte yandan da onların mücadelesinin baskısıyla harekete geçen emek örgütlerinin kendi görev sorumluluklarını hatırlamalarıyla ortaya çıkmıştır.
Özellikle son üç maddede sözü edilen ve emek mücadelesinin iki buçuk ay öncesine göre daha iler bir safhaya geçmesinin ifadesi olan kazanımlar; bundan sonra da tüm sınıf ve emek mücadelesi için son derce önemli bir kazanç olduğu ortadadır.
Bu yüzden TEKEL mücadelesinin kazanımlarını dayanak yaparak mücadelenin ilerletilmesi son derece önemlidir. Ve özellikle 4 konfederasyonun mücadelenin taleplerini belirlediği 12 madde altında toplanmış talepler etrafında ve 26 Mayıs’ta bir genel eylem çağrısı, bu süreç içinde işyerlerinde ve emekçi kesimler içinde yapılacak çalışma son derece önemlidir.
Eğer sendikalar ve konfederasyonlar, aldıkları kararın arkasında durursa, girilen süreç, TEKEL işçilerinin mücadelesinin genişleyip sınıfın mücadelesine evrildiği bir süreç olacaktır.

1000 İMZA İLE
YAPLAN ÇAĞRI
Aynı çerçevede, gazetemizde “Genel grev için bin imza” diye verilin 1000 sendikacı ve işyeri temsilcisinin açıklaması, elbette ki, o gün orda bulunanlar içinde 1000 imzadır ve semboliktir. Çünkü aynı metne, eğer ulaşılabilse daha binlerce sendikacı ve işyeri temsilcisi imza atabilirdi.
Açıktır bu 1000 sendikacı ve işyeri temsilcisin deklarasyonu laf olsun diye çıkmamıştır. Ya da o anda bir genel grev kararı alınmamışsa artık geçersiz olmamıştır, olmamalıdır. Tersine bu imzaların anlamı; 4 konfederasyonun yöneticilerinin, bağlı sendikacıların yöneticilerine mücadelenin geldiği aşamada bir tutum alma çağrısıdır. Dolayısıyla, bu çağrı da tıpkı dört konfederasyonun formüle ettiği talepler gibi dönemin bir kazanımı olarak ve bu deklarasyonla birleştirilerek anlaşılabilirdir. Çünkü bu deklarasyon, emek mücadelesinin girdiği sürece işaret edip izlenecek taktiğe işaret etmektedir.

1000 İMZACININ
SORUMLULUĞU
TEKEL işçilerinin mücadelesine verilen destek eylemlerde açıkça görülmüştür ki, emek mücadelesinin en büyük sorunu yukarda kara alamamak değil, alınan karı hayata geçirememektir. Bin imzanın sahipleri, bu kararları hayata geçirecek mekanizmaları oluşturma sorumluluğu altına girmişlerdir. Yani illerde ve sanayi havzalarında yerel platformların ve işyerlerinde mücadele komitelerinin oluşturulması sorumluluğu demektir.
Dolayısıyla bugün acilen, 26 Mayıs’ta somutlanacak eylemlerde hazırlığını da kapsayan sürecin gerektirdiği bir çalışma ve bu çalışmaların işyerlerine kadar indirilip en geniş kesimlerin mücadeleye çekilmesi için örgütlenilmesi son derce önem kazanmıştır.
Kısacası, bu 1000 imzayı veren sendikacılar ve işyeri temsilcileri, şimdi bu imzanın gerektirdiği sorumluluğu yerine getirmekle yükümlüdürler. Tıpkı dört konfederasyonun yöneticilerinin aldıkları kararları yerine getirme sorumluluğunun gereğini yapmalarını beklendiği gibi!
İ. Sabri Durmaz
ÖNCEKİ HABER

Sinter Metal işçileri açlık grevine başladı

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa