03 Mart 2010 00:00

Türkiye’nin enerjisi aylardır boşa harcanmış!

Genelkurmay Başkanlığı, İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesinin ıslak imzalı aslının mevcudiyeti iddialarını doğrulayabilecek bazı deliller elde edildiğini açıkladı.

Paylaş

Genelkurmay Başkanlığı, İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesinin ıslak imzalı aslının mevcudiyeti iddialarını doğrulayabilecek bazı deliller elde edildiğini açıkladı. Açıklamada, Albay Dursun Çiçek’in, tutuklanması istemiyle askeri mahkemeye sevk edildiği, ancak tutuklama talebinin reddedildiği belirtildi. İddialara ilişkin 26 Haziran 2009’da kameraların karşısına geçen Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, oldukça sert bir üslupla şu ifadeleri kullanmıştı: “Türkiye tam 2 haftadır Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın elinde bulunan bir kağıt parçası etrafında gereğinden fazla enerjisini tüketmiştir.Bundan dolayı TSK olarak çok üzgünüz. Bu hukuki anlamda bir kağıt parçasıdır.” Genelkurmay’ın önceki gün bunun bir “kağıt parçası” değil, Çiçek’in imzası bulunan gerçek bir belge olduğunu kabul etmesiyle birlikte, Türkiye’nin 8 ayı aşkın bir süredir enerjisini askeri kanattan gelen direnci kırmak için harcadığı ortaya çıkmış oldu.
SAVCI TUTUKLANSIN DEDİ, MAHKEME REDDETTİ
Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan açıklamayla, belgenin varlığı ve gerçek olduğu da ilk kez resmi olarak kabul edilmiş oldu. Açıklamada konuya ilişkin Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın, 24 Haziran 2009 tarihinde ‘Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı’ verdiği hatırlatılarak, Başbuğ’un 26 Haziran 2009 tarihinde yaptığı basın toplantısında, “Bu belgenin doğru olduğuna ilişkin yeni delil, bilgi, emare vs. çıkarsa elbette bu soruşturma tekrar açılabilir” sözleri hatırlatıldı. Bahsedilen basın toplantısında Başbuğ, konuya ilişkin haberler yapan gazeteleri adeta tehdit etmiş, belgeleri ise ‘kağıt parçası’ olarak nitelemişti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “16 Şubat 2010 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ‘belge’nin Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderilmesini müteakip, söz konusu belgenin ıslak imzalı aslının mevcudiyeti iddialarını doğrulayabilecek bazı deliller elde edilmesi nedeniyle, 24 Haziran 2009 tarihli karara esas teşkil eden gerekçelerin, yapılmakta olan soruşturmada geçerliliğini yitirmiş olduğu dikkate alınmış ve Genelkurmay Askeri Savcılığı’nca verilen ‘Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı’ kaldırılmıştır. Bu kapsamda devam olunan soruşturma sırasında, ifadesi askeri savcılık tarafından yeniden tespit edildikten sonra, Dz. P. Kur. Alb. Dursun Çiçek, tutuklanması talebiyle askeri mahkemeye sevk edilmiş ve 1 Mart 2010 tarihinde Genelkurmay Askeri Mahkemesi tarafından tutuklama talebinin reddine karar verilmiştir.” “Soruşturmaya askeri savcılık tarafından devam edilmektedir” denilen açıklama, “Herkesin; soruşturmanın gizliliği ve masumiyet ilkelerine saygılı olmasını, bu bağlamda sorumlu hareket etmesini ve yargı sürecinin sonucunu sabırla beklemesini bir kez daha hatırlatmakta yarar görülmektedir” uyarısıyla son buldu.
İKİ KEZ TUTUKLANIP BIRAKILDI
Belge ilk ortaya çıktığında Adli Tıp Kurumu, 7’ye 4 oyla ‘İrtica İle Mücadele Planı’ndaki imzanın Dursun Çiçek’e ait olduğu sonucuna varmıştı. Bu süreçte Albay Çiçek iki kez tutuklanıp serbest bırakılmıştı.
Öte yandan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AKP grup toplantısı öncesinde, gazetecilerin eylem planındaki ıslak imza tartışmalarındaki son gelişmelere yönelik sorusunu, “Islak imza kurudu artık” diye yanıtladı.
(ANKARA)

İLKER BAŞBUĞ NE DEMİŞTİ

Başbuğ, 26 Haziran 2009 tarihinde, Dursun Çiçek’in imzası bulunan belgeye dair haberlerle ilgili olarak Genelkurmay Karargahı’nda düzenlediği basın toplantısında şu ifadeleri kullanmıştı: “Türkiye’de etrafımızda dünyada cereyan eden sorunlara dikkatli bakarsak bir çok sorun olduğunu görürüz. Ekonomik kriz ve sosyal sorunlar ortada... Dünya bunun yanında terör ve bölücü terör ile mücadelesine devam etmektedir. İran, Irak, Afganistan ve Pakistan’da ciddi olaylar var. Kıbrıs görüşmeleri de devam etmektedir. Tüm bunlar cereyan ederken Türkiye tam 2 haftadır Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın elinde bulunan bir kağıt parçası etrafında gereğinden fazla enerjisini tüketmiştir. Bundan dolayı TSK olarak çok üzgünüz. Bu hukuki anlamda bir kağıt parçasıdır.”Başbuğ, şöyle devam etmişti: “Askeri savcılığın verdiği kararı beğenebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz. Ancak bu karara karşı saygısız ve küçümseyici tavırlar içine giremezsiniz.(...) Hukuk açısından yaşadığımız olayda bugün, ‘bugün’ kelimesinin de tekrar altını çiziyorum, bugün gelinen nokta, olduğu iddia edilen bir kağıt parçası olduğunu, yani bir belge olmadığını bize göstermektedir.”

Belgeler gerçekse bu darbedir!

BEŞ bin sayfadan oluşan Balyoz Darbe Planı belgelerini incelemekle görevlendirilen Kurmay Binbaşı Ahmet Erdoğan hazırladığı 32 sayfalık raporu İstanbul Savcılığı’na gönderdi. Kurmay Binbaşı, raporda, “BALYOZ Sıkıyönetim Komutanlığı’nca hazırlandığı anlaşılan “BALYOZ Güvenlik Harekat Planı”nın ise sıkıyönetim uygulama esaslarının ötesinde tedbirleri ve faaliyetleri içeren bir plan olduğu ve hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı öngören bir plan olduğu...” ifadelerine yer verdi. Raporda ‘Darbe koşullarını oluşturmak maksadıyla” Çarşaf, Sakal, Oraj ve Suga planlarının 1. Ordu Komutanlığı Semineri’nde yer almadığı’ belirtildi.Planın sınırlı sayıda personelin katılımıyla hazırlandığı belirtilen raporda Balyoz toplantılarına 26’sı general 147 subayın katıldığı belirtiliyor.
‘Balyoz’ soruşturması kapsamında aralarından 1. Ordu Eski Komutanı Çetin Doğan’inde bulunduğu 35 asker cezaevinde. Dün de iki muvazzaf subay tutuklama talebiyle adliyeye sevkedildi.
(İSTANBUL)

3. ordu komutanı bir numaralı sanık

ORGENERAL Saldıray Berk, Ergenekon’un Erzincan yapılanmasının bir numaralı yöneticisi olmakla suçlanıyor.
İddianame Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Berk, bir numaralı sanık; Başsavcı Cihaner ise iki numaralı sanık olarak yer aldı. Davada yargılanacak olan 14 sanık, ‘devlet güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı kurulan örgüte üye olmak’la suçlanıyor. Berk ise ‘Ergenekon’un Erzincan yapılanmasının yöneticisi’ olmakla ve seminer adı altında darbe planları yapmak suçlamasıyla yargılanacak. Berk hakkında 15, Cihaner hakkında ise 40 yıla kadar hapis istendi. 14 kişilik sanık listesinde Erzincan İl Jandarma Alay Komutanı Ali Tapan, üç numaralı sanık; Eskişehir’e atanan eski Erzincan İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu ise dört numaralı sanık olarak yer aldı. Erzincan merkezli Ergenekon soruşturmasının önceki gün kabul edilen 60 sayfalık iddianamesinde, 14 ek klasör bulunuyor. 9’u asker, 5’i sivil, 11’i tutuklu 14 sanıklı davanın, 12 de gizli tanığı var. ERZİNCAN)
ÖNCEKİ HABER

Hiç de yanlış anlamamışız

SONRAKİ HABER

Çavuşoğlu’dan İdlib açıklaması: Rejim ateşle oynamamalı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa