04 Mart 2010 00:00

Kapatma için izin alınacak

HÜKÜMETİN yapmayı planladığı anayasa düzenlemesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın kapatma davası açmadan önce Meclis’ten izin alması öngörülüyor.

Paylaş

HÜKÜMETİN yapmayı planladığı anayasa düzenlemesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın kapatma davası açmadan önce Meclis’ten izin alması öngörülüyor.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı AKP’li Burhan Kuzu, parti kapatmaları konusunda yapılması düşünülen değişiklikte Venedik kriterlerinin göz ününde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
Avrupa’da 50 yılda 3-4 partinin kapatılmasına rağmen Türkiye’de bu sayının 25 olduğunu ifade eden Kuzu, parti kapatmaların, ülkenin birliğine ve bölünmez bütünlüğüne yönelik faaliyetler doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
İZİNSİZ OLMAZ
İspanya ve Almanya’da partilerin meclisin izni ile kapatıldığını anımsatan Kuzu, şunları söyledi: ‘‘Yapılacak düzenlemede, Cumhuriyet Başsavcısı, dava açmadan önce Meclis’ten izin almalı. Meclis’te yeterli veya nitelikli çoğunluk sağlanmalı. Siyasi partilerin, diğer partiler üzerinde baskı şansı yok denecek kadar az.
Mevcut kanunda, TBMM’de grubu olan siyasi partiler veya hükümet, isterse bir parti hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunabilir. Böyle bir yasal düzenleme olmasına karşın şimdiye kadar hiç başvuru yapılmamış.”
‘İKİ DE BİR TEHDİT OLUŞTURUYOR’
“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, iki de bir partiler üzerinde tehdit oluşturuyor” diyen Kuzu, başsavcıyı ‘Demokles’in kılıcı’na benzetti. Kuzu, yapılacak bir düzenlemeyle, siyasi partiler hakkında dava açılmadan önce, Başsavcının söz konusu partiyi hangi gerekçelerle kapatmak istediğine ilişkin Meclis’i bilgilendirmesi, Meclis’in de bu gerekçeleri değerlendirerek, dava açılıp açılmayacağına karar verebileceğini söyledi.
25 PARTİNİN KAPISINA KİLİT
TBMM Araştırma Merkezinin, Avrupa’da ve Türkiye’de parti kapatılması konusunda hazırladığı rapora göre, Türkiye’de 1961 yılından sonra Anayasa Mahkemesi tarafından 25 parti kapatıldı.
Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan partilerin isimleri şöyle:
“1968’de İşçi-Çiftçi Partisi (İÇP), 1971’de Türkiye İleri Ülkü Partisi (TİÜP) ile Türkiye İşçi Partisi (TİP), 1972’de Milli Nizam Partisi (MNP) ve Büyük Anadolu Partisi (BAP), 1980’de Türkiye Emekçi Partisi (TEP), 1983’te Huzur Partisi (HP), 1991’de Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 1992’de Sosyalist Parti (SP), 1993’te Halkın Emek Partisi (HEP), Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖZDEP) ve Sosyalist Türkiye Partisi (STP), 1994’te Yeşil Partisi (YP), Demokrasi Partisi (DEP) ve Demokrat Parti (DP), 1995’te Sosyalist Birlik Partisi (SBP), 1996’da Demokrasi ve Değişim Partisi (DDP), 1997’de Emek Partisi (EP) ve Diriliş Partisi (DRP), 1998’de Refah Partisi (RP), 1999’da Demokratik Kitle Partisi (DKP), 2001’de Fazilet Partisi (FP), 2003’te Halkın Demokrasi Partisi (HADEP), 2009’da Demokratik Toplum Partisi (DTP).”
14 PARTİ ‘BÖLÜCÜLÜK’TEN KAPATILDI
Türkiye’de kapatılan 25 partiden 14’ünün kapatma gerekçesi “bölücülük” oldu. “Bölücülük” gerekçesiyle TİP, TEP, TBKP, SP, HEP, ÖZDEP, STP, DEP, SBP, DDP, EP, DKP, HADEP ve BDP kapatıldı.
İÇP, TİÜP, BAP, YP ve DP’nin ise ihtara rağmen kongresini yapmamak, hesabını süresinde vermemek, mevzuatını düzeltmemek, aykırılıkları gidermemek gerekçeleriyle faaliyetlerine son verildi.
DRP, 2 seçime katılmadığı, CHP ise kapatılan partinin devamı olduğu gerekçesiyle kapatıldı.
MNP laikliğe aykırı eylemler, HP laikliğe aykırı program, ÖZDEP bölücülüğün yanı sıra kısmen laiklik karşıtlığı, RP ve FP ise laikliğe aykırı eylemlerin odağı oldukları için siyasi faaliyetlerine son verildi.
DÜNYADA KAPATILAN PARTİLER
TBMM Araştırma Merkezi’nin raporunda, 15 ülkedeki parti kapatma konusundaki yasal düzenlemeler ile uygulamalarına da yer verildi. Bu ülkelerden 11’inde siyasi parti kapatılması yaşanmadı. 1943 yılından bu yana Almanya’da 3, İspanya’da ise bir partinin faaliyetine son verildi. Raporda ayrıca, bazı ülkelerde, yasalarında yer almasına rağmen şimdiye kadar kapatılan bir parti olmadığı, bazı ülkelerde ise parti kapatılmasına ilişkin yasal düzenlemenin bile bulunmadığı belirtildi. (Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Savcı Şanal’dan çarpıcı açıklama!

SONRAKİ HABER

Sıfır Gelecek aktivistlerinden Taksim'de eylem: COP’a güvenme iklim için harekete geç

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa