04 Mart 2010 00:00

Kadınlar evlerinden çıkıyor

Evden çıkmak zor, işler hiç bitmiyor, ay sonunu getirmek ayrı bir iş olarak hep kadınların omuzlarında.

Paylaş

Evden çıkmak zor, işler hiç bitmiyor, ay sonunu getirmek ayrı bir iş olarak hep kadınların omuzlarında. “Kadınlar sokağa çıkamıyor” derken aslında bütün bunları da söylemek zorunda kalıyor kadınlar. Aynı yükle boğuşan Sivas Divriği Yağbasan Köyü Derneği’nden kadınlar bu yükü paylaşmak, bir arada bir şeyler yapmak için buluşuyor, gündemde ne varsa kadınların gözünden değerlendiriyorlar. Bu hafta gündemlerinde 8 Mart olan kadınlarla derneklerinde buluştuk.
KORKU İÇİNDE
60 yaşındaki Gülhanım Güngörmez derneğin kadın komisyonunda 5 yıl başkanlık yapmış. “Korku içinde yaşıyorum, hem çocuklarım hem de tüm toplum için çok endişeliyim” diye başlıyor konuşmaya. Kadınların haklarını ararken coplandıklarını, TEKEL işçilerine yapılanların hak arayan herkese reva görülen muamele olduğunu söyleyen Güngörmez, “Elinde olan yiyor, olmayan gözyaşı döküyor. İşçi olarak, evin kadını olarak çoluk çocuğun aşının peşine düşen kadınlara ekmek yok” diyor.
SIĞINMA EVİ İSTİYOR
Dernek üyelerinden Fatma Seven 8 Mart’ın yalnızca bir güne sıkıştırılmasından rahatsız: “Ezilip de ezildiğini söyleyemeyen kadınların haklarını koruyor mu ki bu devlet, nerdeee…” diye başlıyor konuşmaya. Fatma Hanım’ın 8 Mart’ta talebi ise sığınma evi
“Bize saçı uzun aklı kısa derler ama bakın erkekler ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar arkalarında hep kadınlar var yükü çeken” diyen Dürdane Çiçekoğlu da 8 Mart’ın bir güne sıkıştırılmasının yeterli olmayacağını düşünüyor.
GÜVENCESİZLİK EN ÖNEMLİ SORUN
Derneğin Kadın Komisyonu Başkanı Hatice Güngörmez, derneğin kuruluşundan bu yana her sene 8 Mart’ı kutluyor olmaktan gurur duyuyor. Güngörmez şöyle sıralıyor sorunlarını: “Hepimiz aynı şeyleri istiyoruz; sağlık güvencesi, parasız sağlık, parasız eğitim, çocuklarımıza parasız kreş. Çocuklarımızı at yarışında gibi yaşatmak istemiyoruz, parasız eşit şartlarda eğitim alsınlar. Elektrik, su, doğalgaz… Aldığımız ücreti düşününce geriye ne kalıyor? Tiyatroya, sinemaya gitmeye imkan kalmıyor. İstiyoruz ki hayatın bütün yükünü çeken biz kadınlara bu olanaklar yaratılsın.” Güvencesizliğin kadınların hayatındaki en önemli sorunlardan biri olduğunu söyleyen Güngörmez, “İşsiz kadınlara işsizlik maaşının bağlanmasını talep ediyoruz, kadınların sosyal güvencesizlik sorunu ortadan kalkmalı” diyor.
GERÇEK EŞİTLİK
22 senedir İstanbul’da yaşadığını, hafta sonları bile hiç durmadan çalıştığını söyleyen Emlakçı Gülizar Taşbilek “Kadınlar gerçek anlamda eşit olarak görülmediği sürece kişisel özgürlüğüm hiçbir şey ifade etmeyecek bana” diyor. Kadınların her yerde hak arayışında olması gerektiğini düşünen Taşbilek “Erkeklerin arkasında değil de ne istediklerini bilen, söke söke hakkını alan kadın istiyoruz” diyerek tamamlıyor sözlerini.
ÇALIŞ, KAFANI KALDIRMA
Mihriban Kahramaoğlu ve Nuran Mengüloğlu da dernek etkinliklerine katılıyorlar. Onlar da 8 Mart’ı bir işçi kadına sormuşlar acaba biliyor mu diye. Aldıkları cevap onlar için her şeyin özeti olmuş: “Kadın bize ‘Öyle yorgunum, o kadar çalışmışım ki sana cevap verecek halim bile yok’ dedi. Bu bizim kadınlarımızın gerçekliği. Kadınlar kendi günlerini bile rahat, huzurlu bir şekilde karşılayamıyor. Çalış, kafanı kaldırma, senin görevin bu diyorlar bize ha bire. Anamız bile böyle söylüyor, değil ki gerisi demesin.” (İstanbul/EVRENSEL)
Fatma Mazı
ÖNCEKİ HABER

Çocuklarının geleceği için

SONRAKİ HABER

“Fiyat düşmesin diye kasa kasa domates ve biberi çöpe döktüler” iddiası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa