06 Mart 2010 00:00

Koşullar zor işsizlik daha da zor

BEYLİKDÜZܒnde bulunan Bakırcılar ve ve Pirinççiler Sanayi Sitesi’ndeyiz. Sabah koşuşturması içinde işe giden ve dönenler hızlı adımlarla yürüyorlar.

Paylaş

BEYLİKDÜZܒnde bulunan Bakırcılar ve ve Pirinççiler Sanayi Sitesi’ndeyiz. Sabah koşuşturması içinde işe giden ve dönenler hızlı adımlarla yürüyorlar. Yakın olanlar yürüyerek, uzak olanlar servislerle siteye geliyor. Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan üç sanayi sitesinden biri olan Bakırcılar ve Pirinççiler Sanayi Sitesi’nde bulunan irili ufaklı 113 fabrikada binlerce işçi çalışıyor.
Çalışma koşullarının ağır olduğu sitede, krizle birlikte her şey daha da kötüye gitmiş. Öyle ki, günde 12 saat çalışmak, asgari ücrete hatta asgari ücretin de altında işçi çalıştırılması kural haline getirilmiş. İşçiler, işsiz kalmakla bu koşullara boyun eğmek arasında seçime zorlanıyor.
Ücretlerin düşüklüğünden yakınan Bayram, metal işkolunda çalışıyor. En az ücretin 1200 lira olması gerektiğini söyleyen Bayram, “12 saat çalışarak ancak 700-800 lira ücret alabiliyoruz. Çalışanların tümü asgari ücret seviyesinde para alıyor. Evde sadece bir çalışan varsa bir de kira ödüyorsa geçinmek mucize” diye konuştu. Koşullardan hoşnut olmadığını anlatan Bayram, sokaktaki işsizlere bakarak ses çıkarmadan çalışmak zorunda kaldığını dile getirdi. Yanındaki işçi söze giriyor: “Bizim yaşadığımız insanlığa sığmaz, hani çıkıp bol keseden atan ve tutan siyasetçiler gelip bu maaşla geçinsin ama...geçinirler” diyerek tepki gösteriyor.
İŞYERİ AYNI ÜCRET YARIM
Tayfun adlı işçi ise 6 aydır iş arıyor. Çalıştığı işyerinden kriz gerekçesiyle işten atılmış. Şimdi yeniden aynı işyerine geri dönecekmiş. Tayfun, şöyle devam ediyor: “Fakat 6 ay önceki koşullarda almıyorlar, ücretler yüzde 40 düşürülmüş. Gel 400 liraya çalış diyorlar. Yapacak başka iş yok, gidip çalışacağım. Dönerken daha ağır ve düşük ücret alarak dönmek durumunda kaldım.”
Yine site içinde iş arayan Özkan, “Ben demir doğramacı olarak kendi işyerimi kapatmak zorunda kaldım. Şimdi iş arıyorum. Küçük işletme krize dayanamadı, ben en az 1500 lira alacağım bir iş arıyorum, kalifiye işçi olarak arıyorum. Bunun altındaki ücret geçimime yetmez” diyor.
GÜVENLİKÇİLERİN GÜVENLİĞİ YOK
Site içinde çalışan güvenlik görevlisinin anlattıkları ise “Güvenlikçilerin bile güvenliği yok” dedirtiyor. Güvenlik elemanı başlıyor anlatmaya: “Biz fabrika güvenliği olarak çalışıyoruz, maaşları kendi şirketimizden alıyoruz. Ne servis var, ne yol parası, ne de yemek veriliyor. Günde 12 saat çalışmanın karşılığı 760 lira. Yol, yemek de bunun içinde. Üç aydır para alamadım. Fabrika bana senin şirketine ödeme yapıyorum diyor, şirket de vermiyor. Yani anlayacağın bizim iki patronumuz var. O buna, bu ona gönderiyor. Sadece ölmemek için çalışıyoruz, biz damlayla idare ediyoruz.”
24 SAAT ÇALIŞIYOR
Diğer güvenlik görevlisi söze giriyor: “Bu alanda kurulan şirketlerin yüzde 80’i sahte ve kağıt üzerinde. Hemen hepsi sigortasız işçi çalıştırıyor. İşçinin de gidip hakkını arayacağı bir yer yok. Güvenlik olarak çalışıyoruz, bizim güvenliğimiz yok. İş güvencesi, sigorta, servis ve yemek gibi en temel haklarımız yok. Çoğumuz 12 saat çalışarak 700 lira maaş alıyoruz. Bunun içinde asgari geçim indirimi de var. Ama maaşlar yine de asgari ücretten gösteriliyor, bordroya yansımıyor. Aradaki fark yine patronların cebine giriyor. Benim aylık giderim bin lira. Her ay 300 lira açık var. 12 saat çalışıyorum. Ayrıca izin günümde ve gececi olduğumda gündüzleri pazarlara çıkıp çorap ve benzeri şeyler satarak açığı kapatıyorum. Yoksa krize girerim.” (İstanbul/EVRENSEL)
Seyit Aslan - Sabri Çetinkaya
ÖNCEKİ HABER

Esenyurt Belediyesi dur durak bilmiyor

SONRAKİ HABER

Şeker fabrikası arazisine villa yapmışlar

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa