YENİGÜN

YENİGÜN

  • Aslında bu gün, geçen hafta sonu Diyarbakır’da DTK tarafından ...


    Aslında bu gün, geçen hafta sonu Diyarbakır’da DTK tarafından düzenlenen “Uluslararası Müzakere ve Çözüm Deneyimleri Konferansı”na ilişkin izlenim ve değerlendirmelerimi yazacaktım.
    Çatışan taraf temsilcilerinden, Galler Ulusal Partisinden, Birleşik Krallık Parlamentosu’ndan, BASK bölgesinden, Galiçya’dan, Güney Afrika’dan temsilcilerin, yine bir çok diplomatın, siyasetçinin, yazar, akademisyen ve uzmanın katılımıyla gerçekleştirilen iki gün süren konferansta, yaşanmış bir çok “müzakere ve çözüm deneyimleri” sunuldu.
    Ezilenlerin cephesinden temsilcilerin ve farklı eğilim ve yönelim içindeki şahsiyetlerlerin uluslararası düzeydeki katılımıyla ‘Çözüm ve Müzakere Deneyimleri’ değerlendirildi. Konferans bileşimi, PKK’nin ateşkes, diyalog, çözüm açıklama ve adımlarının nasıl değerlendirileceği, devletin yapması gerekenlerin neler olduğu, halkların nasıl bir çaba içinde olması gerektiği, dil, kültür, temsiliyet sorunlarını, bölgesel yönetim biçimlerini tartışır, barış ve demokratikleşmenin yollarına kafa yorarken, sadece birkaç gün sonra, AB’nin başkenti Brüksel’de Kürtlere, Kürtlerin dişiyle tırnağıyla oluşturduğu demokratik kurumlara, basın ve yayın kuruluşlarına yönelik akıllara ziyan bir operasyon sürdürülüyor.
    Türkiye’de AKP hükümeti eliyle birkaç aydan bu yana ‘KCK operasyonu’ adı altında yürütülen baskınların, gözaltı ve tutuklamaların bir benzeri de Belçika’da, ‘AB’nin Başkenti’ Brüksel’de başlatılmıştır.
    Diyarbakır’da ‘Çözüm ve Müzakere Deneyimleri Konferansı’nda yaşanan uluslararası dayanışmanın başka bir versiyonunu da Brüksel’de görüyoruz! Brüksel’deki operasyonu, ezenler cephesinin, uluslararası emperyalist güçlerin bir dayanışması olarak değerlendirilmelidir.
    Türkiye’de süren ‘KCK operasyonu’, Belçika’da ‘PKK operasyonu’ olarak sürdürülüyor. Başta Brüksel olmak üzere bir çok şehirde aynı zamanda ve kapsamlı bir operasyonun gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
    Basından takip ettiğimiz kadarıyla, aralarında kar maskeli ve Türkçe konuşanların da bulunduğu 300 kadar polis, bir bölümü sabaha karşı olmak üzere, 25 kadar ev, işyeri, büro, dernek ve kurumu basarak onlarca kişiyi gözaltına almıştır.
    Federal Savcılık kararıyla sürdürüldüğü anlaşılan operasyonda gözaltına alınanlar arasında Kürt siyasetçileri Remzi Kartal ve Zubeyr Aydar’ın da bulunduğu belirtilirken, ROJ TV stüdyolarının da basıldığı, programa katılmak üzere gelen konukların ve gazetecilerin de gözaltına alındığı gelen bilgiler arasında.
    Bu gelişmenin uluslararası bir ‘atölye çalışması’ olduğu anlaşılıyor. ABD eşgüdümünde AB marifetiyle, AKP hükümetine sunulan bir dayanışma çalışması da diyebiliriz.
    BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş Belçika’da süren operasyon için, “Kürtler uluslararası pazarlıkta malzeme konusu edilmiştir” diyor. Uluslararası emperyalist güçler ve AKP hükümeti, Kürt sorununda nasıl bir tutum ve icraat içinde olacaklarını bir kez daha göstermiş oldular.
    Bilindiği gibi daha önce Fransa ve İtalya’da da bu tür operasyonlar yapılmıştı. ABD tarafından terörist örgütler listesine alınan PKK’nin bir çok ülke tarafından aynı kategoride değerlendirilmeye alındığı da biliniyor.
    En çarpıcı olanı ise, ABD’nin 2008’de uyuşturucu kaçakçılığına karışan örgütler listesine dahil ettiği PKK’nin yöneticilerinden bir bölümünü 2009’da uluslararası uyuşturucu baronları listesine aldığını açıklamasıydı. Bu karardan sonra bu tür saldırıların olması şaşırtıcı değil!
    Türkiye Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Belçika tarafından sürdürülen operasyona ilişkin yaptığı “Belçika’nın bu yükümlülüğünü yerine getirmiş olmasından büyük mutluluk duyuyoruz” değerlendirmesi, bu gelişmelerin uluslararası bağını çarpıcı bir biçimde ortaya koymaktadır. Egemen güçler ve hükümet, ABD’nin bir hamlesi olan “Ermeni Soykırımı” meselesinde duyduğu üzüntüyü, Belçika’nın Kürtlere yönelik operasyonla sevince dönüştürmekte serbesttir.
    Ancak, Belçika’da yaşanan bu gelişme bir kez daha göstermiştir ki, Kürt sorunu başta kendi halklarımızın gücü olmak üzere, halkların uluslararası dayanışmasıyla, emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı sürdürülecek mücadeleyle başarıya ulaşacaktır.
    ENDER İMREK
    www.evrensel.net