06 Mart 2010 00:00

‘Kaybetmek bile direnmekten geçer’

Başka Kültürevi’nde açılan 8 Mart sergisi Ankara’nın ayazında direnen TEKEL işçileri ile dayanışma duygularıyla hazırlanmış.

Paylaş

Başka Kültürevi’nde açılan 8 Mart sergisi Ankara’nın ayazında direnen TEKEL işçileri ile dayanışma duygularıyla hazırlanmış. TEKEL direnişindeki kadınların örgütlülüğünün, özelleştirmelere karşı özlük haklarını alma mücadelesinin ana konu olarak belirlediği sergide; örgütlü kadın mücadelesi, namus cinayetleri, militarizm, kadınlara yönelen her türlü erkek egemen şiddet, kadınların ürettikleri resimler, fotoğraflar, bindallı ve takı tasarımlarıyla ele alınıyor. “TEKEL’de Direnen Kadınlar Yolumuzu Açıyor” diyen, farklı meslek gruplarından emekçi kadınların bir araya geldiği sergide, TEKEL direnişini anlatan, Başka Kültürevi’nin üretimi kısa bir belgesel gösterimi de gerçekleşti. “Kaybetmek bile direnmekten geçer” diyen Emekçi Emine Aslan’ın sözüyle yola devam eden kadınlar, “Direnen tüm kadınlar için umut olan, Ankara’nın ayazında TEKEL çadırlarında kapitalizme ve erkek egemen sisteme karşı direnen emekçi kız kardeşlerimiz için. Acımasızca katledilen ve ölü bedeninden çekinmeden erkekçe masumiyet analizleri yapılan Münevver için, Medine’lerin diri, diri toprağa gömülmüş bedenleri ve yaşamları için. Cezaevinde kanser olan Hasta Tutsak Güler Zere’yi dört duvarın arasına sıkıştırmaya çalışan erkek devlet için. Pippa için, Ceylan için, Güldünya için, LGBTT’li kız kardeşlerimiz için, direnişi hiç sönmeyen Cumartesi Anneleri için, şefkatimiz değil, görünmeyen emeğimiz değil, anaçlığımız değil, hamaratlığımız değil, hanım efendiliğimiz değil; zulme karşı öfkemiz, mücadeleden hiç bir zaman vazgeçmeyen kararlılığımız, aklımızla ve yeteneklerimizle yarattıklarımız için, çoğalalım, kenetlenelim” diyorlar.
HINCIMIZ BİLENDİ
“Erkek egemen sisteme karşı örgütlenelim” diyen Belce Metin, “8 Mart’ın 100. yıldönümünde direniş tarihi yazılmakta, TEKEL işçisi kadınların yanında olmak için, onların bize ışık tuttuğunu söylemek için, sergimizi onların temasıyla yaptık” diyor. Metin, “Feminist kadınlarla dayanışarak kazanılan Novamed Direnişi, Emine Aslan’ın sendikalaştığı için işten atılmasına direnişi, bizlerin mücadelesini büyüttü. “Kadınlara uygulanan erkek egemen kapitalist sistemin şiddeti sık, sık gündeme geldi, biz bunların münferit vakalar olmadığını ısrarla söylüyoruz” diyerek, tüm bunlara karşı öfkeyle güçlendiklerini dile getiriyor. ‘Bıçak kemiğe dayandı’ duygusuyla nefes almaya çalıştığımız şu günlerde, çoğunluğa dayatılan nefes alamama halinin ve sürüklendiğimiz bireyselleşmenin, acı bir kılıf olduğunu görmek, hıncımızı biledi. Somut varlıklarımız tek başına sessizleştirilirken, yan yana durmanın nefes alma alanımızı genişlettiği noktada ortak sesimiz oluşmaya başladı, diyen Zuhar Adaçoğlu, “Her gün irrite olmaya başladığımız dünyanın maddi-manevi tahakkümüne direnmek ve bilhassa üretimimiz üzerine yaptığı mikro- faşizan yönlendirmenin ibresini şaşırtmak için üretim sürecimizi tekelimize almaya giriştik. Dünyanın sonlandırılması için çalışan silah sanayisini, sulu gözlerle izlemek yerine isyanımızı üretim duygumuzla harmanladık” diye anlatıyor.
KADINLAR VARDIR
“Bildiğimiz tarih boyunca maruz bırakıldığımız tüm ezilmelere ve sömürüye karşı mücadelemizi yükseltelim” diyen, bir yıldır el yapımı ile takı ve aksesuar yaratan Aysel Kuzubaş, kadın olarak sesimizi duyurmak, omuz omuza olduğumuzu göstermek, varız demek için buradayız, diyor. Ressam Serpil Odabaşı, amaçlarının kadın emeği ile ilgili farkındalığı arttırmak olduğunu söylüyor ve sergi salonunun kolonlarından birine çizdiği “Gölge Kadın” figürünü, “Bu kadının kafasında bir kırık var. O kırık, ağabey, asker, baba, koca veya polis kırığı da olabilir, yoruma açık, bu kadın gölgeleşmiş artık, özne halinden çıkmış” diye açıklıyor. İstanbul LBGTT Sivil Toplum Girişimi ve EHP’li Demet Demir, serginin çok anlamlı olduğunu, kadınların emekleri ve yaptıkları el işleri ile kendilerini ifade etmelerinin çok önemli olduğunu, bu tür etkinliklerin çoğalması gerektiğini düşünüyor.
(İstanbul/EVRENSEL)

DİRENEN KADINLAR YOLUMUZU AÇIYOR
“Ezilmişliğimizin nedeni kadın olmak” diyen, Başka Kültürevi’nden Melike Çınar, ilk kez kadın sergisi açtıklarını söylüyor. “Hem evde, hem işte çalışıp, çifte mesai yapan, evde çocuklarına, babalarına, kocalarına, sevgililerine karşı mücadele yürütüp, aynı zamanda alanlarda da bir mücadele yürüten kadınların, sokağa çıkması bu kadar zorken, 78 gündür Ankara’da sokakta olan bütün kadınların sergisi bu” diyerek, sergiyi kadınlara armağan ettiklerini belirtiyor. Kadınların bütün eylemlere damga vurduğunu söyleyen Gazeteci Zeynep Kuray, direnişler sürdükçe, kendisinin de fotoğraf çekmeye devam edeceğini söylüyor. Sergi Başka Kültürevi’nde 10 Mart 2010’a kadar açık olacak. Eserleri ile Katılanlar: Aysel Kuzubaş, Emekli Öğretmen, El Yapımı Aksesuar; Ayşen Eren, Tasarımcı, Fotoğraf; Didem Ünlü, Ressam, Resim; Gülnaz Çolak, Fotoğraf Sanatçısı (AFSAD), Fotoğraf; Kaniye Çevik, Ev Kadını, El Yapımı Ürünler; Kübra Usta, Öğrenci, Heykel, Heykel Performansı; Nuray Akkol, Ressam; Nuray Aydın, Yapımcı, Resim; Ferman Atayan, Mıhlamacı, El Yapımı Ürünler; Ruhat Ertekin, Emekli Yönetici, Resim; Serpil Odabaşı, Ressam-Güncel Sanatçı, Resim; Zeynep Kuray, Gazeteci, Fotoğraf; Zuhar Adaçoğlu, Ressam-Eğitmen, Resim.

Cihan Bilgen
ÖNCEKİ HABER

Serbest bölgelerdeki kadınlar belgesel oldu

SONRAKİ HABER

Youtube’un yapay zeka algoritması yanlışlıkla robot savaşı videolarını sildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa