06 Mart 2010 00:00

ADALAR VE RÜZGARLAR ÜLKESİ TEHLİKEDE

Adalar ve Rüzgarlar Ülkesi” korunabilecek mi? Yıllardır bakir kalabilmiş doğası, kıyıları ve adaları ile Ayvalık’lıların en çok konuştuğu konu bu şu aralar.

Paylaş

Adalar ve Rüzgarlar Ülkesi” korunabilecek mi? Yıllardır bakir kalabilmiş doğası, kıyıları ve adaları ile Ayvalık’lıların en çok konuştuğu konu bu şu aralar.
Sabancı, Koç, Boyner, Acarlar gibi büyük sermaye gruplarının birkaç yıldır Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’ndan çok geniş araziler almasına önce bir anlam veremez Ayvalıklılar. Bu grupların satın anladıkları alanların büyük bölümü “mutlak koruma” statüsü içerisinde bulunan Tabiat Parkındadır. Buralara izinsiz bir çivinin dahi çakılması yasaktır. Buna rağmen “zenginlerin Ayvalık sevdası” dinmek bilmez. Son birkaç yılda Cunda Adası, Hakkıbey Yarımadası ve Küçükköy’de binlerce dönüm arazi bu sermaye gruplarının eline geçer. Mübadele sırasında Rumlardan kalan Patriça Koyu Birinci ve İkinci Köyün neredeyse tamamı Sabancılar tarafından satın alınır. Yine ünlü Ayışığı Manastırı Katerina Ailesinden Suzan Dinçer Sabancı’ya geçer. Rumlardan kalan bir diğer manastır olan Çamlı Manastırını ise Koç’lar satın almıştır. Büyük sermaye grupları bu kadar araziyi neden aldıklarına dair doyurucu bir açıklama yapmazlar. Sabancılar Patriça Koyu ve Ay Işığı Manastırındaki bölgede Üniversite Kampusü yapacaklarını açıklarlar. Hakkı Bey Yarımadasındaki arazi de ise zeytincilik yapacaklarını söylemektedirler. Bu açıklamalar inandırıcı bulunmaz.
TAKKE DÜŞÜREN DEĞİŞİKLİK
2009 yılında Tabiat Parkı ile ilgili koruma planının değiştirilmesi olayın üzerindeki gizi bir ölçüde kaldırır. Mutlak koruma alanı içerisinde bulunan birçok bölge Sınırlı Koruma Alanı’na düşürülmektedir. Bu statü değişikliği ileride bölgede çeşitli adlarla (enerji üretimi, eğitim, turizm vb) yapılaşmaya izin olarak algılanır. Plan değişikliklerinde bir diğer dikkat çekici yön daha vardır. Sermaye sahiplerinin aldıkları arazilerin giriş kapısı olarak nitelendirilen alanlar askeri koruma bölgesi olarak belirlenmiştir.
Ayvalık Demokrasi Platformu üyesi Şükrü Kaygısız son planla Tabiat Parkında askeri alan ilan edilen bölgelerde hiçbir askeri tesis ya da savunma amaçlı stratejik noktanın bulunmadığına dikkat çeker. Kaygısız kendilerinde Sabancılar tarafından alınan bölgelere ulaşımın kontrol edilmesi ve geçişlerin engellenmesi için askeri alan ilan edildiği düşüncesi oluştuğundan bahsetmektedir.
YEREL HALKIN KAFASI KARIŞIK
Ayvalık’ta yayınlanan Papalina Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Cemil Tosunoğlu Sabancıların zeytin sulama amaçlı diyerek aldıkları izinle çekmeye çalıştıkları elektrik hattının 700 nüfuslu bir yerleşim yerini aydınlatacak kalınlıkta olduğunu aktararak, hattın yapımını durdurduklarını söyler. Ayvalık Çevre Platformu Sözcüsü Halil Coşkun yerel halkın Tabiat Parkı ilanından sonra doğru düzgün bilinçlendirilemediğini dile getirerek, “Tabiat Parkı ile yerel halk arasında sanki bir çizgi çekilmiş gibi durum var.” diye konuşur.
Patriça Ada Doğasını Koruma Derneği Başkanı Halil Durak “Tabiat Parkında bulunan 19 tane adada mülkü olanlar kendilerini kısıtlanmış hissediyorlar” sözleriyle, halkın kısıtlamalara duyduğu tepkiyi aktarır. Cunda Adasını Koruma Derneği Başkanı İbrahim Öztürk’de bu kısıtlamalardan yakınanlar arasındadır.
BODRUM’A DÖNDÜRECEKLER
Ayvalık Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Mesut Yıldız parkın zenginlere peşkeş çekilerek Bodrum, Marmaris gibi yapılmaya çalışıldığı düşüncesinde. Yıldız, insanların baskı ve tehditlerle arazilerini satmaya zorlandığını ileri sürmektedir. Ayvalık Çevre Güzelleştirme Derneğinden Ayhan Alışık, son değişikliklerle özel mülk haline gelen kültürel değerlerin halka kapatılacağı kaygısını, Ay Işığı Manastırını örnek göstererek dile getirdi.
Ayvalık Deniz Emekçileri ve Su Ürünleri Derneği Başkanı Deniz Devrim Kireçci Tabiat Parkı içinde küçük balıkçılığın engellenerek büyük trol ve gırgırlara yol açılmasını eleştirirken, “Sermaye her zaman bir yerlere saldıracak. Bunu önlemek kanun yapıcıların değil halkın elinde” dedi. Alan Klavuzu Kadri Kaya’nın dikkat çektiği konu ise Tabiat Parkında bulunan kuş varlığına son gelişmelerin etkisi oldu. Kaya, “Kuşları kaçırdıysak biz de kaçmalıyız” dedi. (İzmir/EVRENSEL)
Özer Akdemir
ÖNCEKİ HABER

Dünyayı değiştirmek için kadınlar elele

SONRAKİ HABER

Asansör boşluğuna düşüp hayatını kaybeden işçi saatler sonra bulundu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa