08 Mart 2010 05:00

TEKEL işçisi 80 gün sonra evine döndü

YOL boyunca Pala’ya telefon yağıyor.

Paylaş

YOL boyunca Pala’ya telefon yağıyor. Arkadaşları arıyor. Sık sık da ailesi... ‘Nerde kaldın, ne zaman geliyorsun?..’ Kozluk’un dağlarına bakıyor Pala: “Buralarda hep dolaştım. Avcılık da yapıyorum ben. Yaz olsaydı suyun kenarına pikniğe giderdik. Yaz olsun gelin gidelim. Hayat abla da (Sultan Özer) gelsin...” Pala’nın evinin bulunduğu sokağın başındayız. Araba bizi orada bırakıyor. Pala araban iner inmez orada bulunanlar yanına geliyor, sarılıyorlar. Pala’yı kapıda çocukları ve eşi karşılıyor. 7 çocuk, babalarına sarılıyor. En küçükleri Cumaali ‘baba’ diye bağırıyor, hopluyor. Çocukların hepsi çok sevinçli. Hepsini tek tek öpüyor Pala. Okula giden Esra, Kübra, Yusuf ve Ekrem, ‘3 zil var’ diye okula gitmemişler. Cumaali bir süredir hasta; iğne yapıyorlarmış, dediğine göre çok acıyormuş. O da “Direne direne kazanacağız”, “Babam kazanacak gelecek” diyor, sadece biraz dili dolaşıyor. “Direnmeye devam edeceğiz” diyor Pala. Çocuklar dinliyor. En büyük kızı Büşra’nın gözleri doluyor...
ÖNCEKİ HABER

Sendika olmadan olmuyor

SONRAKİ HABER

İzmir'de KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri haklarını talep etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa