08 Mart 2010 00:00

‘Camı kırıyormuş gibi yapmak’

Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, sinema üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

Paylaş

Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, sinema üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşiye, Mersin Sinema Derneği Başkanı tiyatrocu Erhan Sönmez, Yönetmen Yasin Korkmaz ve gazeteci Kadir Baziki katıldı. Söyleşide, Mersinema’nın çalışmaları üzerine bilgi verilirken, konuşmacılar sinema hakkında sorulan sorulara yanıt verdiler.
Şehir Tiyatrosu Sahnesi’nde yapılan söyleşide, ilk konuşmayı yapan Gazeteci Kadir Baziki, Mersinema’nın kuruluşu ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. Sinemanın aslında bütün sanatların bir toplamı olduğunu ve bir şeyleri anlatma kaygısıyla 2007 yılında bir araya geldiklerini aktaran Baziki, “Ressam, müzisyen, heykeltıraş, tiyatrocular, gazeteciler, sinemacılar bir araya gelerek Mersin Sinema Derneği’ni kurduk. İlk filmimizi topluluk olduğumuz dönemde çektik. 13 ülkenin katıldığı bir yarışmada çektiğimiz ilk filmle dünya birincisi olduk. Bu şekilde çalışmalarımıza başladık” dedi.
Mersin’de kısa film çekilmesine vesile olduklarını belirten Baziki, yaptıkları işe toplumsal olarak baktıklarını ve sinema aracılığıyla bir şeyler yapmaya çalıştıklarını aktardı. “Şu bir gerçek ki, sadece iyi insanlar olmak yetmiyor, aynı zamanda yaşadığımız kente karşı sorumluluğumuzun da olması gerekiyor. Çektiğimiz filmleri pek çok yerde gösterdik ve insanlarla paylaştık. Köylere kadar giderek insanlarla sinemayı buluşturduk” sözleriyle konuşmasını sürdüren Baziki, “Sinema tekniğe dayalı bir sanat. Tiyatroda bir şey varmış gibi yapabiliyorsunuz. Ama sinemada öyle değil. Paraya dayalı bir sanat” diye konuştu.
‘CAMI KIRIYORMUŞ GİBİ YAPMAK’
Bir sohbet havasında geçen söyleşide konuşmacılar, Şehir Tiyatrosu oyuncularının ve kursiyerlerinin sorularını da cevaplandırdılar. Tiyatrocu Erhan Sönmez, konuşmasında sinema ve tiyatro arasındaki farklar üzerinde durdu. Sinemada her şeyin gerçekçi olmak zorunda olduğunun altını çizen Sönmez, “Çektiğimiz Sokak filminin bir sahnesinde cam kırılma sahnesi vardı. Ama o zaman, kırılacak camın maliyeti 200 lira civarındaydı. Zaten bizim filmin genel bütçesi 200 lira civarındaydı. Biz de tiyatrodaki gibi camı kırmış gibi yaptık. Normalde sinemada o camın kırılması lazım” dedi. Sinemanın tiyatroya göre zorlukları olduğunu söyleyen Sönmez, “Bir dakikalık bir sahneyi çekmek bazen 8 saat sürebiliyor. Çok teknik ve çok ayrıntılı bir iş. Ama tiyatro yapmak daha kolay. Sahnede takıldığınız yerde doğaçlama bir şeyler yaparak devam edebilirsiniz. Ancak sinemada istenen sahne çekilene kadar defalarca tekrar yapmak zorundasınız” diye konuştu. Sinemanın mali olarak da zorlukları olduğunu ifade eden Sönmez, Yönetmen Ahmet Uluçay’ın Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak adlı filmini maddi imkansızlıklar nedeniyle iki kez kısa metrajlı olarak çektiğini, sonrasında ise Ezel Akay’ın yapımcılığında yeniden çektiğini söyledi.
‘SİNEMA İÇİN MALİYET BELİRLEYİCİ OLUYOR’
Kendisine yöneltilen soruları cevaplandıran Yönetmen Yasin Korkmaz ise teknik ve maddi açılardan sinemayı değerlendirdi. Türkiye’de durumun biraz farklı olduğunu ve kısa metrajlı filmlere ‘Bütçemiz yok, kısa metrajlı film çekelim’ gözüyle bakıldığını dile getiren Korkmaz, “Yurtdışında çok daha büyük bütçelerle, çok iyi yönetmenler tarafından çekilen kısa metrajlı filmler var. Türkiye’de daha çok öğrenciler, bütçesi olmayanlar kısa metrajlı filmler çekiyor. Yurtdışında yapılan işlere göre Türkiye’deki kısa metrajlı filmlerin maliyetinin daha düşük olduğu söylenebilir” dedi.
Sinemanın merkezinin Hollywood olduğunu ve filmlerdeki sürenin belirlenmesinde oranın belirleyici olduğunu aktaran Korkmaz, “Bir başka soru ise uzun metrajlı filmler neden 90 dakika ya da 70 dakika?.. Buradaki amaç gösterimi ikiye bölmek. Arada ise hamburger, cips, kola satmak. Çünkü sinemacı da, gösterimci de para kazanmıyor. Daha çok aralardaki bu satıştan para kazanıyorlar” diye konuştu. Sinemada maliyetin belirleyici olduğunu, senaryo yazarken bile bu maliyeti göz önünde bulundurarak yazdıklarını söyleyen Korkmaz, “Çünkü çok fazla bütçemiz yok, çok büyük paralar harcayamıyoruz. Ama her şeye rağmen isteyen herkes kısa film çekebilir. Bütçe bunda çok belirleyici değil. Az çok sinemayla ilgilenen, el kamerası olan, bilgisayarı olan herkes, kısa film çekebilir” sözleriyle konuşmasını bitirdi.
Söyleşinin ardından ise Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncuları, konuşmacılar için sürpriz olarak hazırladıkları ve bir senaristin öyküsünü anlattıkları skeci sergilediler. Oyun, izleyenlerden ve konuşmacılardan büyük alkış aldı.
(Mersin/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Eşrefpaşalılar’a bilet çok seyirci yok!

SONRAKİ HABER

23 yaşındaki asansör teknisyeni akıma kapılarak öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa