09 Mart 2010 05:00

Anlamanız için ölmek mi gerek?

Elazığ’da meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremde 51 kişi yaşamını yitirdi, 50’den fazla kişi de yaralandı.

Paylaş

Elazığ’da meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremde 51 kişi yaşamını yitirdi, 50’den fazla kişi de yaralandı. Ölümlerin meydana geldiği 6 köyde, yıkılan evlerin kerpiç olması dikkat çekti. Konunun uzmanları, son dönemlerde bölgede meydana gelen sarsıntıların bu depremin habercisi olduğunu dile getirerek, “Yetkilileri uyardık ama ciddiye alınmadı” dediler. Başbakan Erdoğan ise ölümlerin nedeninin kerpiç evler olduğunu belirterek, TOKİ’ye talimat verdiğini söyledi.
Depreme ilişkin bir açıklama yapan Başbakan Tayyip Erdoğan, yaşanan ölümlerin kerpiç evlerden kaynaklandığını belirterek, “Farklı bir imar için Toplu Konut İdaremize gerekli talimatları verdik” dedi. Erdoğan’ın sözleri, ‘Önlem almak için mutlaka ölümler mi yaşanmalı’ sorusunu akıllara getirdi. 20 günde 25 öncü deprem yaşandığını belirten, yaşanabilecek büyük bir depreme ilişkin uyarılar yaptıklarını ifade eden uzmanların uyarılarını dikkate almayan hükümet yetkilileri, deprem sonrası ‘üzüntülerini’ belirterek, ‘ölenlere rahmet’ dilediler. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ, depremin ardından bölgeye gitti.
BAŞBAKAN TALİMATI ÖLÜMLERDEN SONRA VERDİ
Başbakan Tayyip Erdoğan, AKP Kadın Kolları’nın düzenlediği ‘Uluslararası Kadın Hakları Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Elazığ’daki depremde yaşanan ölümlerin sebebinin kerpiç evler olduğunu söyledi. “Şüphesiz ki bu bölgenin yerel mimari anlayışı kerpiç yapılanmadır. Bu kerpiç yapılanmanın da ne yazık ki tabii faturası, bedeli ağır olmuştur” dedi. Bölgede on binlerce kişinin kerpiç evlerde yaşadığı bilinmez değilken, bugüne kadar bu konuyu gündemine almayan hükümetin açıklaması, ‘Suçlu kerpiç mi, önlem almayan yetkililer mi’ sorusunu da akla getirdi. Erdoğan’ın “Deprem olan bu bölgemizi şüphesiz ki çok daha farklı bir şeklide imar etmek için süratle Toplu Konut İdaremize gerekli talimatları verdik. Şu anda Toplu Konut İdaremizden arkadaşlarımız, bölgede çalışmalar yapmak üzere bugün oraya intikal edecekler” sözleri de, ‘Müdahale etmeniz için mutlaka ölümlerin olması mı gerekir’ sorusunu akıllara getirdi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay da hasarı evlerin kerpiç olmasına bağladı.
BAKANLAR ÖLENLERE RAHMET DİLEDİ
Yetkililerin ‘Uyardık ama ciddiye almadılar’ dedikleri yetkililer, depremin ardından bölgedeydi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve bazı bölge milletvekilleri ile birlikte Elazığ’a geldi. Çiçek, “Acil ihtiyaçları karşılamaya çalışıyoruz. Sıkıntımız yok. Yıkılanları yeniden yapacağız. Bu sebeple TOKİ başkanımız da bölgeye geliyor” dedi. Devlet Bakanı Faruk Çelik de, “Bu konut dayanıklılığını sağlamamız gerekiyor” diye konuştu. Dün konuya ilişkin Başbakanlık Danışma Kurulu da bir toplantı yaptı. Gerekli önlemleri almakla ilk elden yükümlü olan bakanlar, yaptıkları konuşmalarda ‘ölenlere rahmet’ dilediler.
Cumhurbaşkanı Gül, Elazığ’daki depreme ilişkin, devletin tüm imkanlarıyla seferber olduğunu belirterek, “Ülkemizin bir daha böyle felaketlerle karşılaşmamasını temenni ediyorum. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifa diliyorum” dedi.
(Elazığ/EVRENSEL)

51 ÖLÜ 50’DEN FAZLA YARALI

Elazığ, önceki gece saat 04.32’de 6.0 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün verdiği bilgiye göre depremin merkez üssü Karakoçan ilçesi Başyurt beldesiydi. Deprem, Erzincan, Tunceli, Malatya, Bingöl, Erzurum, Mardin ve Diyarbakır’da da hissedildi. Yerin 5 kilometre altında meydana gelen sarsıntı, yaklaşık 1 dakika sürdü. Deprem en çok 6 köyü etkiledi. En büyük hasar ve can kaybı Kovancılar’a bağlı Aşağı ile Yukarı Kanatlı, Göçmeler, Aşağı ile Yukarı Demirci ve Okçular köylerinde oldu. Özellikle Okçular köyünde evlerin büyük bir kısmı yıkıldı ve çok sayıda insan hayatını kaybetti. Gazetemizin baskıya girdiği saatlerde ölü sayısı 51 olarak açıklanmıştı.
OKULLAR TATİL EDİLDİ
Elazığ Valiliği, deprem nedeniyle okulları iki gün tatil etti. Elazığ Milli Eğitim Müdürlüğü “İlimizde meydana gelen deprem nedeniyle Elazığ Valiliği’nce alınan karar doğrultusunda il genelinde 08-09 Mart 2010 tarihlerinde 2 (iki) gün süreyle tüm resmi-özel ilköğretim ve ortaöğretim okulları tatil edilmiştir” açıklamasında bulundu. Bingöl’de de okullar deprem sebebiyle dün tatil edildi. Dersim’de de hissedilen deprem nedeniyle il genelinde bütün ilk ve orta dereceli okullar 2 gün tatil edildi. Tunceli Valiliği tarafından yapılan açıklamada, okulların devam eden artçı sarsıntılar nedeniyle iki günlüğüne tatil edildiği belirtildi.
Ankara, Kayseri ve Van’dan 3 ambulans helikopter bölgeye gönderildi. Birçok ilden de bölgeye kurtarma ekipleri ve araçları gönderildi. Elazığ valisi, enkaz altında kimsenin kalmadığını açıkladı.
KIZILAY’DAN KRİZ MERKEZİ
Kızılay tarafından Ankara’daki Afet Operasyon Merkezi’nde de kriz masası oluşturuldu.
Kızılay tarafından 230 çadır, bin battaniye, 20 mevlana evi, 2 seyyar mutfak, 18 personel de bölgeye sevk edildi. Bölgede ortaya çıkabilecek kan ihtiyacının karşılanabilmesi için bölgeye yakın kan merkezleri de alarm durumuna geçirildi. Kızılay, Diyarbakır ve Malatya kan merkezlerinden bölgeye kan sevkıyatı için hazır hale getirildi.



5.5 KORKUTTU
Saat 09.47’de merkez üssü Karakoçan ilçesi Başyurt beldesi olan 5.5 büyüklüğünde bir deprem daha kaydedildi. 5.5 büyüklüğündeki sarsıntı dışında başka artçı depremler de görüldü. Buna göre en son saat 10.43’te hissedilen 2.7 şiddetindeki artçı sarsıntıyla birlikte dün Elazığ’da yaşanan artçı deprem sayısı 50’yi aştı. Erzincan kent merkezinde de hissedilen 6.0’lık deprem nedeniyle bazı binaların camlarında çatlaklar oluştu.
KÜTAHYA VE HATAY DA SALLANDI
Öte yandan, Kütahya ve Hatay’da da depremler oldu. Önceki akşam saat 22.58’de, merkez üssü Kütahya olan 3.7 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Hatay’ın Dörtyol ilçesinde merkez üssü Yakacık olan ve 8.2 km derinlikte 3.8 büyüklüğünde hafif şiddette bir deprem de meydana geldi.


ÖĞRENCİLER HASARLI BİNAYA SOKULDU

Deprem, Bingöl’deki okullarda da hasara yol açtı. Buna rağmen öğrenciler, haftanın ilk dersini çatlak duvarlar ve yerlere dökülmüş panolar arasında yaptı.
Bingöl merkezde bulunan Vali Güner Orbay İlköğretim Okulu’nun duvarlarında derin çatlaklar oluşurken, sınıflarda asılı panoların ve dolapların yerlere dağıldığı gözlendi. Haftanın ilk gününde okula gelen öğrenciler, gördükleri manzara karşısında şaşkınlık yaşadılar. Okul tatil edilmeyerek öğrenciler sınıflara alındı. İlerleyen saatlerde Bingöl’de okullar tatil edilince sınıflar boşaltıldı. (BİNGÖL)

YETKİLİLER UYARILMIŞ!GÖRÜR: UYARDIK, CİDDİYE ALMADILAR
Prof. Naci Görür, depremden önce yapılan uyarıların dikkate alınmadığını söyledi. Görür, “Yöneticilerimiz uyarıları pek ciddiye almıyor” dedi. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremle ilgili yaptığı değerlendirmede, can kaybına uyarıların dikkate alınmamasının neden olduğunu söyledi. “Elazığ ve çevresinin bir deprem bölgesi olduğu, yakın zamanda yaptığımız toplantılarla tartışıldı. Ancak halkının deprem konusunda çok bilgisiz olduğunu gördüm. Bizim milletimiz, bizim yöneticilerimiz, uyarıları pek ciddiye almıyor. Deprem olduğunda zaten felaketten üzüntüden söz ediyorsunuzdur. Önemli olan daha önceden konuşulduğunda bu uyarılara itibar edilmesi gerekiyor. Doğu Anadolu fay hattı, bu bölgede büyük deprem üretebilir. Bundan sonra da beklenebilir. Buradaki yapı türlerinin yerleşim alanlarının güvenli olması gerekir” şeklinde konuştu.
ÖNAL: DEPREM GELİYORUM DEDİ
İnönü Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal da “Elazığ’da son 20 gündür saydığımız 25 öncü deprem, ana depremin habercisiydi” dedi. Öncü depremlerin ana depremi getireceğini 20 gün öncesinden tespit ettiklerine işaret eden Önal, bundan sonra büyük şiddetli artçı depremler yaşanabileceğini söyledi.
Bundan sonrasında depremde yapılması gerekenlerin uygulamaya konulması gerektiğine dikkat çeken Önal, “Daha önce Elazığ’da böyle bir deprem yaşanabileceğini söylemiştik. Fırat Üniversitesi’nin bu konuda yerel yönetimleri uyarıp uyarmadığını bilmiyorum. Bundan sonrasında depremde yapılması gerekenlerin uygulamaya konulması gerekiyor” dedi.
ERDİK:İNCELEME YAPILMALI
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik, Elazığ’da meydana gelen depremin şiddetli bir deprem olduğunu, ama büyük bir deprem olmadığını belirterek, “Doğu Anadolu ve Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndaki olan depremlerde meydana gelen yer değiştirmeler veya gerilmeler aktarılabiliyor ve diğer depremleri tetikleyebiliyor. Bunun için incelenmesi gereken bir şey” dedi. Erdik, son yüz yıldır Doğu Anadolu Fay Hattı’nda 6’nın üzerinde bir depreme rastlanılmadığını, Türkiye’nin deprem riski haritasına bakıldığında en tehlikeli yerin Kuzey Anadolu Fay Hattı olduğunun görüldüğünü belirtti. Şili depreminin meydana geldiği tektonik yapı ile Türkiye’nin yapısının çok farklı olduğunu bildiren Erdik, iki depremin birbiriyle ilişkisi olduğunun düşünülemeyeceğini kaydetti. Erdik, bu depremin ‘başka bir depreme yol açıp açmayacağı’ konusunda bir şey söylemenin mümkün olmadığını ifade ederek, “Bir inceleme yapılması gerekiyor” dedi.

ÖLÜMLERİN SORUMLUSU YOKSULLUĞU YARATANLAR
Tez-Koop-İş Sendikası, Elazığ’da meydana gelen depremde yaşamını yitirenlerin sorumluluğunun, yoksulluğu yaratanlara ait olduğunu kaydetti.
Tez-Koop-İş Genel Başkanı Gürsel Doğru yaptığı yazılı açıklamada, depremde hayatını kaybedenlerin sorumluluğunun, yoksulluğu yaratanlara ait olduğunu belirterek, dünyanın en yoksul ülkelerinde ve en yoksul bölgelerinde daha şiddetli depremler meydana gelmesine rağmen, can kayıplarının daha sınırlı sayıda olduğuna dikkat çekti. Doğru, bunun Türkiye’de bazı şeylerin ihmal edildiğinin göstergesi olduğunu vurguladı. Bu tür ölümlerin ne kader ne de ‘takdiri ilahi’ olduğunu vurgulayan Doğru, devletin, polisin, belediyelerin, valiliklerin, güçlerini, hak arama mücadelesi veren işçi, memur ve öğrenci üzerinde değil yoksullukla pençeleşen halk için kullanmasını istedi. Doğru, sadaka niyetine verilen yardımlar değil herkese iş, üreticiye destek, parasız eğitim, parasız sağlık ve güvenli, sağlıklı konut sağlayacak sosyal politikalar uygulanmasını istedi.

İMO: HÜKÜMET ŞİMDİYE KADAR NE ÖNLEM ALDI?

İnşaat Mühendisleri Odası, Kuzey Anadolu fay hattında bulunan Elazığ’ın yapı denetimi dışında tutulmasını eleştirerek siyasi iktidara “Yapı denetimi neden tüm ülkede uygulanmıyor” sorusunu sordu. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), Elazığ’da meydana gelen depremle ilgili olarak bir basın açıklaması yaptı. Depremin, vahim tabloyu tekrar görünür hale getirdiğini belirten İMO, iktidara güvenli olmayan ve küçük bir yer sarsıntısında bile yerle bir olan yapı stoku ile ilgili şimdiye kadar ne yaptığını sordu. Elazığ’da ki depremde ilk belirlemelere göre hayatını kaybeden 51 vatandaşın yakınlarına baş sağlığı ve yaralananlara acil şifalar dileyen İMO, 1999 depremlerinden ders alınmadığını belirtti. Geçen zaman zarfında insan sağlığı ve güvenliği açısından tehlike oluşturan yapıların ne güçlendirildiğini ne de yıkıldığını belirten İMO, Yapı Denetimi Yasası’ndaki eksikliklerin giderilmediğini, sistemin 19 ille sınırlı tutulduğunu, ilgili mevzuatta gerekli değişikliklerin yapılmadığını vurguladı. “Tüm toplumsal yaşam deprem tehlikesine göre düzenlenmeli” vurgusunu yapan İMO, siyasi iktidarın “Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde ve 2. derece deprem bölgesinde bulunan bir il olan Elazığ neden yapı denetimi sistemi dışında tutulmuştur?” sorusuna yanıt vermesi gerektiğinin altını çizdi. AKP iktidarının, yaşanması olası acıların baş aktörü olmaktan kendisini kurtaramayacağını belirten İMO, yasal düzenlemelerin yenilenmesi ve bu konuda parçacıl bir anlayıştan vazgeçilmesi gerektiğini de vurguladı. (Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Ankaralı’ya ‘indirim’ işkencesi

SONRAKİ HABER

The SEC ruling has tarnished every election that has been and will be held!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa