Patronlar soyuyor hükümet gözyumuyor

Patronlar soyuyor hükümet gözyumuyor

Güne formenin “Hadi hadi çabuk” sözleriyle başlıyor. İşbaşı saat 08.00’de. Bu sözler iş bitene kadar sürüyor. Ve akşam eve gittiğinde “Bugün de eve ölmeden geldiğim için mutluyum” diyor.


Güne formenin “Hadi hadi çabuk” sözleriyle başlıyor. İşbaşı saat 08.00’de. Bu sözler iş bitene kadar sürüyor. Ve akşam eve gittiğinde “Bugün de eve ölmeden geldiğim için mutluyum” diyor. Bu sözler Tersane İşçisi İlhami Dalga’ya ait. Ancak yaşadıkları binlerce tersane işçisinin hayatını anlatıyor aslında.
Krizle birlikte 20 bine yakın işçinin işsiz kaldığı Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde çalışan işçilerin de hakları budanıyor. Öyle ki çalışsalar bile kendilerini borçtan kurtaramıyorlar. Dalga’nın da 5 bin lira borcu var. Eşinin evlere temizliğe gittiğini anlatan Dalga, yine de geçinemediklerini ve iki çocuğunun masraflarını karşılayamadıklarını söyledi.
YEVMİYE DÜŞTÜ
Kaynakçı olan Dalga, kriz nedeniyle uzun süre işsiz kalmış. Ocak ayında Selah Tersanesi’nde taşeron işçi olarak işbaşı yapmış. “Krizden önce günlük yevmiyemiz 45 liraydı. Sonra 27 liraya düştü. Bu ay itibariyle 24 liraya düşürüldü” diyen Dalga, sigorta primlerinin de eksik ödendiğini dile getirdi. Ocak ayında 13 gün çalıştığı halde 5 günlük sigorta primi ödenmiş. 27 gün çalışan bir işçinin ödenen prim gün sayısı ise sadece 10.
Yevmiyeli çalışma uygulamasıyla aylık ücret alan işçi sayısının kalmadığını ifade eden İlhami Dalga, patronların bu uygulama sayesinde çok fazla kâr elde ettiğine dikkat çekti. “30 günlük prim ödenmesi halinde devletten çocuk yardımı parası alıyoruz. Yevmiye ile bu ortadan kalkıyor” diyen Dalga, işçiye ödenmesi gereken paraların patronların ve taşeronların cebine girdiğini kaydetti.
VERGİ DENETİMİ YOK
Taşeronların tersane malzemesi, tekstil ürünü satış firmaları kurduğunu ya da bu firmaların taşeronlara bağlı çalıştığını dile getiren Dalga, masraf gösteren naylon faturalarla firmaların kârlarına kâr kattığını dile getirdi. Dalga, tersane patronlarının hükümetten kredi aldıklarını ama bunun karşılığında şirketlerini zararda göstererek kredilerle başka yatırımlara yöneldiklerini söyledi. Buna karşın vergi denetiminin ise yetersiz olduğunu vurgulayan Dalga, hükümetin yaşananlar karşısında “üç maymunu” oynadığını ifade etti. Geçtiğimiz günlerde Selah Tersanesi’ndeki gemi indirme törenine Devlet Bakanı Ali Babacan’ın geldiğini hatırlatan Dalga, Babacan’ın işçilerin neler yaşadığını, hangi koşularda çalıştığını ise görmezden geldiğini anlattı.
VEKİL PATRONLAR
Tuzla Tersaneler Bölgesi’nden 3 patronunun milletvekili seçilerek Meclis’e gittiğini belirten Dalga, “Meclis’ten çıkan yasaların neden işçilerin aleyhine olduğunu anlamak zor değil. Torlak Tersanesi’nin sahibi MHP Milletvekili Ali Torlak’ın, ‘Tersaneler sayesinde ülke geliri her gün artıyor’, ‘Hiç kaza olmayacak diye düşünülmesi maalesef işin doğasına aykırı’, ‘Taşeron sistemi Türkiye’nin gerçeğidir’ açıklamalarını da unutmadık” dedi. Bunlardan dolayı patronlarla hükümetin aynı fikirde olmasının şaşırtmadığını kaydeden Dalga, hükümetin ve patronların işçilerin örgütsüzlüğünü çok iyi kullandığını dile getirdi. İşçilerin hakkını arayamadığını kaydeden Dalga “Tersane işçileri hayatlarından bıkmış bir halde. Ülke sorunlarına da uzaklar. Kendi yaşadıklarını bile görmezden geliyorlar” dedi. Hükümetin işçileri açlığa sürüklemediğine işaret eden Dalga, işçilerin yan yana gelip mücadele etmesinin şimdilik zor göründüğünü kaydetti. (İstanbul/EVRENSEL)

‘GEMİDE ÇALIŞIRKAN ÇOCUKLARIMIN GELECEK SORUNU YAŞAMAMASINI HAYAL EDİYORUM’
“İmkanım olsaydı okurdum. O zaman bu çakal taşeronların eline düşmezdim” diyen İlhami Dalga, kendisiyle aynı okula giden arkadaşları arasında mühendis ve doktor olanları örnek gösterdi. İş güvenliği tedbirleri alınmayan tersanelerde işçilerin eve ekmek götürmek için var güçleriyle çalıştığını anlatıyor dalga. Patronların öğle yemeğinde işçilere çay bile vermediğini dile getiren dalga, işçilerin kendi aralarında anlaştığını her gün bir kişinin çay ısmarladığını kaydetti. Bazen gemide hayallere de dalıyormuş. “Ben de çok zengin olmak isterdim. Aç kalma, işsiz kalma kaygılarımın olmadığı, çocuklarımın gelecek sorunlarının olmadığı hayaller kurarım” diyen Dalga, eve gidip eşini ve çocuklarını gördüğünde ise pek çok sorunun aklından silinip gittiğini anlattı. Hayatının monotonlaşmasından yakınan Dalga, sözlerine şöyle devam etti: “Hangi parayla sosyal hayatımız olsun. Tek sosyal faaliyetimiz televizyon izlemek” diye konuştu.

Erdem Geyik - Yusuf Ertuğrul
www.evrensel.net