ALBATROS

ALBATROS

  • Zor günlerden geçiyoruz.


    Zor günlerden geçiyoruz. Binin üzerinde ve bazıları seçilmiş Kürt halk önderi tutuklu. Bir anlamda önümüzdeki günlerde kritik seçim ortamında devre dışında kalacaklar. Bir çeşit rehin alma durumu. Kürt açılımı da, Ermeni açılımı da, CHP ve MHP tarafından rehin alındı ve iflas etti. Büyük ihtimalle Anayasa değişikliği konusunda da benzeri bir durum yaşanacak. CHP, genel af önerisinde bulundu, böylece belki de “Kürt rehineler” karşılığında, Ergenekon zanlılarının serbest kalması sağlanacak ve o defter de kapanmış olacak. Oysa her şey çok farklı olabilirdi 2003’ten bu yana. Türkiye, değerli 10 yılını daha yitirdi. Tıpkı 1991’de barış için bir şans varken, 10 yıl yitirmesi gibi...
    Genç yazar N. Mehmet Jüler’den, “Yeterrr!” rumuzlu bir ileti aldım. Kürt kesimindeki ruh halini yansıtan bu yazıyı, okurlarımızla bölüşmek istiyorum.
    ***
    “Avrupa, onuru ve varlık gerekçeleri için direnen Kürt halkının yayın kuruluşlarına saldırıyor... Türkiye seçilmiş belediye başkanlarını, parti yöneticilerini tutukluyor, ikisi de kelepçeliyor. Belçika terör timleri, ellerini kelepçelediği Kürt gazetecileri Roj TV stüdyolarının kafeteryasında bekletiyor. Türkiye adliye önünde bekletiyor, elleri kelepçeli... Türkiye’de belediye binalarına, makam odalarına giren polislerin yüzü açık, Roj TV ve KNK’ye saldıran polisler kar maskeli. Türkçe konuşuyorlar. Belçika federal savcısı açıklıyor, ‘Türk polisi değil Türk asıllı polisler’miş… Yüzü kar maskeli Belçika terör timleri, arama yapma bahanesi ile yayın araçlarını tahrip ediyor, gazetecileri darp ediyor, yaralıyor, yani saldırı var ve söz konusu olan bir TV kanalı, askeri karargah değil!
    Bağlantılı olduğunu düşündüğüm olaylar, peş peşe son dakika haberi ile gündeme düşüyor. Nabucco projesi kabul ediliyor, zamanlama tesadüfüne bakar mısınız? Geç saatlerde beklenen şok haber geliyor; ABD Temsilciler Meclisi, ‘Ermeni yasa tasarısını kabul ediyor’. Satranç tahtasında taşları hareket ettiren esas aktörler, küresel bir çekişmenin hamlelerini yapıyor. Türkiye kullanılıyor. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Belçika’yı kutluyor. Neden?.. Daha önce TBMM’de milletvekilliği yapan iki ismin de aralarında olduğu Kürt siyasetçilerini, Türkiye’de onlarca yıl ceza aldıkları için geri dönemeyen ve sürgünde gazetecilik yapan Kürtleri gözaltına aldığı için mi? Kürtlerin en çok izlediği ve sahip çıktığı TV kanalının stüdyolarına terör timleri saldırdı diye mi? Utanç verici değil mi? Bir zamanlar Türkiye ile herhangi bir ülkenin futbol maçında Türkiye’nin karşısındaki takımı desteklemek gibi…
    AKP Hükümeti ile Türkiye en tehlikeli kulvarlara geri dönüş yapıyor. Kürt sorununu çözmek yerine, boyunu aşan küresel hesaplar içine giriyor ve her şeyi kullanır hale geliyor.
    Belçika’nın, Türkiye’de milletvekilliği yapmış ve halen vatandaş olan insanlara ‘terörist’ muamelesi yapmasının neresi onur verici? Bu nasıl mantıktır? Bu ne düşmanlaştırma politikasıdır? Taşların hareket denklemine bakın, Nabucco imzalanarak AB sürecinde ‘kararlılık’ tutumu kesinleştiriliyor. Rusya konusunda ABD’ye garanti veriliyor. ‘Ermeni Yasa Tasarısı’ Temsilciler Meclisi’nde kabul edilince saldırı başlıyor.
    Bu dünyanın adaleti, tersyüz edilmiş! Kürtler kendi dilleri ile ancak Avrupa’larda yayın yapıyor. Ermeniler katledildikleri halde, tarih tahrif edilerek bellekleri silinmeye çalışılıyor. Dünya bu gerçeği kabul etmede bile reel politik sebeplerle zorlanıyor ve AKP bütün dengeleri hesaplayarak yararlanmaya çalışıyor. En ağır fatura yine Kürtlere çıkarılıyor. Kürt hareketi Roj TV ile var olmadı, onunla yok olmaz da! Ama aşırı bir yüklenme var, bir dayatma var. Adeta isyan halindeki bir halkı, isyan ettirmeye çalışıyorlar. Çözümü, barış olasılığını, birlikte yaşam olanağını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar…
    Küresel hesaplar yapan AKP, her kesimi şaşırtan ‘fazla cesur’ adımlar atıyor, ama ne var ki bir vizyondan yoksun… Sonuç; kırılma noktasına en yakın zaman akışındayız.”
    N.Mehmet Güler: [email protected]
    RAGIP ZARAKOLU
    www.evrensel.net