09 Mart 2010 00:00

Selam selam TEKEL’den Çemen’e bin selam

Sevgili Çemen Tekstil işçileri kardeşlerimizin 50 günlük onurlu mücadelesini destekliyor saygıyla selamlıyoruz.

Paylaş

Sevgili Çemen Tekstil işçileri kardeşlerimizin 50 günlük onurlu mücadelesini destekliyor saygıyla selamlıyoruz. Biz TEKEL işçilerinin direnişi sürerken siz yiğit işçi sınıfı Çemen Tekstil işçileri kardeşlerimizin burada yalnız olmadığımızı Antep’ten yaktığı meşale karanlıkta yolumuzu aydınlatırken kazanılmış haklarımızı sermayeye teslim etmeyeceğimizi gösterdi. Her yer TEKEL, her yer direniş oldu. Direnişin 76. gününde en çok canımızı yakan ne acımasızca yapılan polis saldırısı, ne açlık grevleri ne de gözaltılar. En çok canımızı yakan Hamdullah Uysal kardeşimizi şehit vermek oldu. Bir gün öncesi madende yitirdik, göçükte güvencesizlikten sınıf kardeşlerimizi. İnanıyoruz ki sizler de en az bizim kadar üzüldünüz. Ekmek neden bu kadar kutsal şimdi anlaşıldı. Dileriz bundan sonra sınıf kardeşlerimizin acısını görmeyiz.
Direnişinizi Evrensel gazetesi ve Hayat Televizyonu’ndan takip ediyoruz. Sanmayın ki farkınızda değiliz. Siz biz oldunuz artık, biz de siz. Gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz doğru ancak birleşmedikçe bu güç kullanılmıyor. Mücadelemizin zaferle sonuçlanması için örgütlü bir biçimde bütün sınıf el ele kol kola mücadele etmeliyiz. Çünkü gördük ki emeğe topyekun bir saldırı var. Aynen fabrikalarda çalışırken nasıl ki aynı yemeği yediysek, ayrımsız çalıştıysak Alevi’si Sünni’si, Kürdü Türkü, kadını, erkeği ayrımsız mücadele etmeliyiz.
Ben 1993 Adıyaman TEKEL girişliyim.1997-2006 tarihleri arasında Malatya Sigara Fabrikası’nda 2006’dan sonra Samsun Sigara’da, ve yine Adıyaman’daydım. Malatya’da 13 ilden kardeşlerimizle çalıştık. 52 il ve ilçeden Samsun’da da çalıştık. Bizi sürgün edenler bile bu durumdan faydalandığımızı gördüler. Birbirimizi tanıyor, kaynaşıyorduk, dayanışma kendiliğinden oluyordu. Geçmişten beri yaşanan olumsuzluklar, gerek bizim gerekse de sendikamızın eksiklikleri haklarımızın gasbedilmesine neden oldu. Eğer bizler işçi kimliğimizin farkına varmadan çalışırken, bunu mücadelede yaşayarak öğrenmişsek demek ki herkes öğrenebilir. Bugün bize dayatılan 4-c yarın kamu çalışanlarının tamamına dayatılacak. Bizler direnişin 76. gününde hâlâ ilk günkü heyecan ve inançla devam ediyoruz. Bunda bütün güzel yüreklerin payı var. Ankara halkı, çalışanları, esnafı, banka memurları, öğretmenler, belediye emekçileri, emekliler, sendikalar, odalar, siyasi partiler, yurt içi ve yurt dışından gelen tüm emekçilerin destekleri ve yardımları bu 76 günü kolayca geçirmemizi sağladı. Her yürek için 1 gün daha diyoruz. İtfaiyeden, TEKEL’den, Çemen’den, Simter-Metal’den, Marmaray’dan yükselen her ses tek yürek oluyor. 81 ilde emekçiler uyanıyor. Görüyoruz ki sınıf kavgasında ne siz ne de biz yalnız değiliz. Hani sloganlarımızda diyoruz ya “Birleşe birleşe kazanacağız”, “İş, ekmek yoksa barış da yok”, “Ölmek var dönmek yok”, “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği.” İşte bu sloganların boş olmadığını her an içini doldurarak yaşıyoruz.
17 yıl içinde 4 fabrika gezmiş TEKEL işçisi bir kadın olarak sizin yanınız sıra gizli gücünüz eşlerinize sesleniyorum. 8 Mart’ın ilanının 100. yılında eşlerinizle omuz omuza yürüttüğünüz bu onurlu mücadelenin zaferle sonuçlanmasını yürekten diliyorum.
Tüm TEKEL işçileri adına siz Çemen Tekstil işçisi kardeşlerimizi sevgiyle, saygıyla kucaklıyor kazanacağınıza inanıyoruz.
Aynur Erbaş (Adıyaman TEKEL İşçisi)
ÖNCEKİ HABER

Depremzedeler, yardım bekliyor

SONRAKİ HABER

Dolar/TL kuru saniyeler içerisinde 6,39’a çıkıp geriledi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa