11 Mart 2010 00:00

Madencilerin grizu isyanı

TÜRKİYE Maden-İş’in, Meclis Araştırma Komisyonu’na sunduğu raporda, “maden işletmeciliğinin bugünkü bilgi birikimiyle...

Paylaş

TÜRKİYE Maden-İş’in, Meclis Araştırma Komisyonu’na sunduğu raporda, “maden işletmeciliğinin bugünkü bilgi birikimiyle, ocak özellikleri ne olursa olsun, yeterli havalandırma sistemi ve gerekli önlemler alındığında cinayet niteliğindeki grizu patlamalarının önlenebileceği” belirtildi.
Türkiye Maden-İş, “Madencilik Sektöründeki Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi” amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’na, madenlerdeki iş sağlığı ve güvenliği konusunda rapor sundu. Raporda, madencilik sektörünün bürokratik, yasal, finansal, idarelerin olumsuz yöndeki müdahaleleri, toplumda madencilik bilincinin azlığı, devlet politikası bulunmaması, olumsuz yargı kararları ve vergisel nedenlerle sorunlar yaşadığı ifade edildi.
Raporda, madencilik faaliyetlerinde grizu patlaması, havalandırma, tahkimat ve tozun neden olduğu sorunların yanı sıra gürültü, titreşim, elle taşıma, elektrik çarpmaları, yetersiz aydınlatma, olumsuz hijyen ve psikolojik
sorunlar gibi maden işçilerinin sağlık ve güvenliğini olumsuz yönde etkileyen birçok sorun yaşandığı vurgulandı.
Madencilik sektöründeki kaza türleri incelendiğinde; yangın, su baskını, göçük, grizu ve toz patlamaları gibi toplu ölümlere sebep olan kazaların ön plana çıktığına işaret edilen raporda, doğru havalandırma, tahkimat ve kontrol sistemlerinin bu kazaların önlenmesi ve azaltılmasında en önemli unsur olduğu kaydedildi. Raporda, bu sistemlerdeki eksiklik, dikkatsizlik ve yanlış uygulamaların, madenlerde gerçekleşen birçok kazanın temel sebeplerini oluşturduğuna dikkat çekildi.
RİSK YÜZDESİ YÜKSEK
Madencilik sektörünün dünyadaki toplam işgücünün yüzde 1’ini istihdam ettiği bilgisine yer verilen raporda, grizu ve kömür tozu patlamaları, su baskınları ve göçükler nedeniyle toplu ölümlerin yaşanmasının madencilik
sektörünü, iş sağlığı ve güvenliği açısından risk yüzdesi yüksek bir sektör haline getirdiği belirtildi.
Kazaların önlenebilmesi için bilimsel ve teknik yatırımların yanı sıra örgütlenmenin ve sendikalaşmanın önündeki engellerin kaldırılmasının, çalışma yaşamı ile birlikte çalışanların sosyal ve ekonomik yaşamlarının
iyileştirilmesinin zorunlu olduğu vurgulanan raporda, işçi sağlığı ve iş güvenliği yatırımlarının da teşvik edilerek desteklenmesi gerektiği ifade edildi. (Ankara/EVRENSEL)09

MADENLERDEKİ GÜVENLİK İÇİN ÖNERİLER

Raporda, madenlerde iş sağlığı ve güvenliği koşullarının iyileştirilmesine yönelik şu önerilere yer verildi:
- Devlet, işçi, işveren, üniversite, meslek odalarının eşit düzeyde söz ve karar sahibi olacakları kurumsal bir iş sağlığı ve güvenliği sistemi oluşturulmalı.
- İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin düzenlemeler, hiçbir sınırlama yapılmadan bütün çalışanları ve bütün işyerlerini kapsamalıdır.
- İş sağlığı ve güvenliği alanında sendikalar dışlanmıştır. Sendikalar bu sorumluluğu almaya hazırdır, ancak sendikaların bunları paylaşması için işyerlerinde örgütlenmeleri gerekir.
- Çalışan sayısına bakılmadan tüm yeraltı işletmelerinde teknik nezaretçilerin daimi olarak işyerinde bulunma zorunluluğu getirilmelidir.
- Madencilik sektöründeki denetimin, dünyada tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, mutlaka maden mühendisleri tarafından yapılması gerekmektedir.
- Sadece tazminat veya düzeltme amacı değil, aynı zamanda önleme amacı da taşıyan, işveren ve çalışanlar tarafından yürütülen etkili ve kendi kendini finanse edebilen bir kaza sigortası sistemi kurulmalıdır.
- İşçi sağlığı ve güvenliği yatırımları teşvik edilerek desteklenmelidir.
ÖNCEKİ HABER

TEKEL İşçileri Komitesi EMEP’i ziyaret etti

SONRAKİ HABER

Ekofest’te çevre mücadeleleri konuşuldu: Mücadeleleri birleştirmek gerek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa