Boncuklar Rekli Sömürü Katmerli

Boncuklar Rekli Sömürü Katmerli

Lafa gelince bütün siyasetçiler kayıt dışı çalışmanın ülkeye ne kadar zarar verdiğini söyleyip durur.


Lafa gelince bütün siyasetçiler kayıt dışı çalışmanın ülkeye ne kadar zarar verdiğini söyleyip durur. Ama iş uygulamalara gelince, bunu engellemek yerine teşvik etmek için ellerinden geleni yapmaktan da kaçınmazlar.
Son yıllarda ev eksenli çalışma olarak adlandırılan esnek çalışma biçimi, aile yaşamlarını da tehdit eder hale geldi. Kadınların yaptığı bu işler tamamen kayıt dışı. Çok ucuz ücretler ödenerek yaptırılan bu işler artık bir sektör haline geldi. Kadınların zamanlarının tamamını alan bu işler en çok 8-10 TL kazandırıyor. Üstelik belirli bir çalışma saati bile yok. Kimi zaman günün tamamını alan, hatta bütün ailenin birlikte çalışmasını zorunlu kılan bu işler yüzünden aile yaşamı da etkileniyor.
GÜVENCESİZ, KAYIT DIŞI, DÜŞÜK ÜCRETLİ
İstanbul’un tekstil merkezlerinden Kağıthane’nin Çağlayan bölgesinde de yaygınlaşıyor.
Çağlayan yoksulluğun yoğun olarak yaşandığı mahallelerden biri. Yoksulluğun sonuçlarını iliklerine kadar hisseden kadınlar, aile bütçelerine katkı yapmak için iş güvencesiz, kayıt dışı ve çok düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyorlar. Çağlayan’ın tüm sokaklarında onlarca kadın boncuk işi yaparak mutfak masraflarını çıkarmaya çalışıyor.
40 yaşındaki Seray Kocatepe de bu kadınlardan biri. On senedir boncuk, yaka kol ipliklerinin temizlik işlerini yaptığını söylüyor. Günde en fazla 7-8 TL kazanabildiğini belirten Kocatepe, “İki tane boncuk işi aldım 3 günde ancak bitiririm. Gece geç saatlere kadar boncuk yapıyoruz. Üç günde yapacağım bu işten 20 lira kazanacağım” diyor.
GECE 3’LERE KADAR ÇALIŞILIYOR
“Ev işlerini yaparken çocuklar yardım ediyorlar. Sabahları kahvaltı yapıp, evi topluyorum. 12 gibi başlıyorum boncuk dikmeye” diyen Kocatepe, gece 3’e kadar çalışmak zorunda kaldığını belirtiyor. İkisi engelli 6 çocuğu olduğunu söyleyen Kocatepe, en büyük kızının da kardeşlerinin okuması için çalıştığını ifade ediyor
Boncuk işini doğrudan firmadan almadıklarını, mahalleden bir kadının firmadan aldığını anlatan Kocatepe, “Biz de ondan alıyoruz. İşi aldığımız kadın da yıllardır bu işi yapıyor. Bildiğim kadarıyla mahallede benim gibi 40’a yakın kadın bu işi yapıyor” diyerek bu işin ne kadar yaygın olduğunu anlatıyor. “Bu işte çalışan hiçbir kadının sigortası yok” diyen Kocatepe, bu işi yapmaya başladığında durumunun düzeleceğin zannettiğini vurgulayan Kocatepe, “Ama hep daha kötüye gidiyor” dedi.
GÖZ, BAŞ, BOYUN, BEL AĞRILARI
Yoğun çalışma ve uykusuzluk yüzünden göz ağrısı, baş ağrısı, boyun ve bel ağrıları çektiklerini söyleyen “Boncuk işi yapan bütün kadınlar yaşıyor bu sıkıntıları” diyor. Bir başka sorunun da eşlerinin tepkisi olduğunu belirten Kocatepe, eşlerinin ‘Senin bu işinden bıktım. Sabaha kadar elektrik yanıyor, evin haline bak’ dediklerini kaydetti.
NE YAPALIM İHTİYACIMIZ VAR
35 yaşındaki Nazmiye Semen de boncuk işi yapan kadınlardan. İki yıldır bu işi yapıyor. Evde çalışmanın zor olduğunu söyleyen Senem, “Çocuklar, ev işi çok zor oluyor. Ama ne yapalım ihtiyacımız var. Başka bir yerde gidip çalışsak bu sefer çocuklara kim bakacak. Parası az ama yapmak zorundayız” diyerek sözlerine başlayan Senem, boncuk işini bazen 1 liraya bazen de 25 kuruşa yapmak zorunda kaldıklarını anlattı. Eve bir katkı olsun diye yaptıklarını söyleyen Senem, “Çocukların bezi, maması ve mutfak masrafı çıkıyor” diyor. Ne eşinin ne de kendisinin sigortası olmadığına dikkat çeken Senem, sadece yeşil kartları olduğunu belirtiyor.
Boncuk işini yapmak zorunda olduğunu belirten Senem bunun nedenlerini ise şöyle açıklıyor: “İki çocuğum var. Onlara bakacak kimsem olmadığı için evde yapmak zorundayım.” Bu iş yüzünden yekem arası bile vermediği zamanlar olduğunu , çocuklarına iyi bakamadığını anlatan Senem tıpkı Kocatepe gibi, gözlerinin ve belinin ağrıdığını belirtiyor.
Senem son olarak, mahallede çocuklarını bırakabilecekleri bir yer olması durumunda bu şekilde çalışmak zorunda kalmayacaklarını söyledi.
GÜN BOYUNCA YAPILIYOR
50 yaşındaki Zekiye Tunç, altı yıldır İstanbul’da olduğunu ve beş yıldır boncuk işi yaptığını söyledi. Sekiz çocuğu olduğunu, dördünün okuduğunu belirten Tunç, bu iş yüzünden baş ağrısı çektiğini, gözlerinin iyi göremez hale geldiğini söyledi. Tunç bütün bu sıkıntılara rağmen, geçinemedikleri için bu işi yapmaya mecbur olduklarını söylüyor.
Tunç bir gününün nasıl geçtiğini ise şu sözlerle anlatıyor: “Evin işini tek başıma yapıyorum. Sabah beşte kalkıyorum çocukları okullarına, işlerine yolluyorum. Evi topluyorum, temizliyorum; oturuyorum boncuk işlerini yapmaya. Akşam da çocukların yemeğini yapıyorum.Yemek yiyoruz, sonra yine gece ikiye kadar boncuk işi yapıyorum.”
(İstanbul/EVRENSEL)
Neslihan Karyemez
www.evrensel.net