YOLCULAR İÇİN EL AYNASI

YOLCULAR İÇİN EL AYNASI

  • Bir yolcu gördüm,


    Bir yolcu gördüm,
    Ona yolcu demek ne kadar doğru bilmiyorum ama hem yolların hem yolculukların bütün hikayelerini topladığını ve topladığı bunca hikayeyle bütün zamanların tarihini aklında tuttuğunu dikkate alanlar, ilk yolcunun hikayesini de bildiğini, bilmekle kalmayıp kendisinin zaten o ilk yolcu olduğunu öne sürmekten çekinmezlerdi.
    Unutulmuş ne varsa bu alemde kaydını sanki o tutarmış gibiydi. Sadece kayıt tutmakla kalmaz, bildiklerini kedisine saklamaz; anlatırdı. Karşılaşmalarımızın birinde, ne kadar uzun yaşanırsa o kadar yavaş akan zamanın hikayesini ondan dinlemiştim.
    Son karşılaşmamızda,
    “Nasıl bir yolcusun sen? Nerelerden geçti yolun” diye sormuştum eteklerine yaklaşıp.
    “Tam oradaydım, senin ayaklarını bastığın yerde” diye cevap vermişti; “küçücük bir tohumken başladı yolculuğum yıldızlara, ateşe ve suya doğru...”
    “Peki, neler gördün gökyüzünde? Ya toprağın derinliklerinde neler vardı?.. Bunca yılda bu kadar kısacık yol kat etmek ne gösterebildi ki sana, ya ateş?..”
    “Biz çok önceden tanışırdık onlarla” dedi; “henüz ben toprağın altında küçücük bir tohumken gökyüzünün bütün yıldızları, suların bütün ışıkları ve dünyanın kalbindeki kor, benim içimde yanardı. Bizim tanıştığımız zamanlarda daha ne yollar vardı ne de yolcular...”
    ÖZCANYURDALAN
    www.evrensel.net