15 Mart 2010 04:00

Sağlık sistemi sedyede

Birçok kentte alanlara çıkan sağlık emekçileri, Sağlıkta Dönüşüm yüzünden ağlık sisteminin alarm verdiği uyarısında bulundu.

Paylaş

Sağlık emekçileri, 14 Mart Tıp Bayramı’nda sokağa döküldü. İstanbul’da Beyoğlu Tünel’den Taksim Tramvay Durağı’na kadar yürüyen sağlıkçılar, üzerinde “Vatandaşın da hekimin de ateşi, tansiyonu yüksek, kalp hızlı atıyor” yazılı bir sedye taşıyarak, “Sağlık sistemi can çekişiyor” dediler.
‘KAMU HASTANELERİ SATILAMAZ’
İstanbul Tabip Odası (İTO), Eczacı Odası, Veteriner Hekimler Odası, Diş Hekimleri Odası, SES İstanbul Şubeleri ve Dev Sağlık-İş, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle Taksim’de yürüyüş yaptı. Saat 12.00’de Beyoğlu Tünel’de toplanan sağlıkçılarla birlikte tıp öğrencileri ve KESK İstanbul Şubeler Platformu da yürüyüşe katıldı. Vatandaşların da zaman zaman kortejlere girerek sağlıkçılarla birlikte slogan atması dikkat çekti.
“Sağlıkta Deprem ve Artçı Sarsıntılar Sürüyor. Katkı-Katılım Payı Kaldırılsın Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı Geri Çekilsin” pankartı arkasında yürüyenler arasında Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Gençay Gürsoy, İTO Başkanı Özdemir Aktan, İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör, SES Şişli Şube Başkanı Rabia Tuncer, SES Aksaray Şube Başkanı Songül Beydilli ve Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da vardı. İTO Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen ise yürüyüş sırasında megafondan vatandaşlara seslenerek AKP Hükümeti döneminde yapılan değişikliklerle sağlıkta nasıl bir yıkım yaşandığını anlattı.
‘MAAŞIMI DEVLET VERSİN’
İstiklal Caddesi boyunca karanfil dağıtarak Taksim Tramvay Durağı’na gelen sağlıkçılar adına İTO Başkanı Özdemir Aktan konuştu. Aktan, 2010 14 Mart Tıp Bayramı’nı önceki yıldan daha buruk kutladıklarını belirterek, “Talebimiz çok net. Halkımızın rahat ulaşacağı bir sağlık sistemi istiyoruz. Parası olanın hizmet aldığı sistem istemiyoruz. Sağlık çalışanları olarak iyi hizmet vermek, iyi hekimlik yapmak, iyi şartlarda hastalarımıza hizmet vermek istiyoruz” dedi. “Sağlıkta Dönüşüm Programı” ile birlikte hükümetin “Sağlığa ayıracak param yok” demek istediğini söyleyen Aktan, “Hükümet diyor ki, ben sağlık hizmetini acımasız piyasa şartlarına bırakacağım, sistem kendi içinde kavrulsun gitsin, yeni gelecek olan Kamu Hastane Birlikleri Yasası ile ben bu hastaneleri kiralarım, gerekirse satarım, çalışanları da tamamını da sözleşmeli yaparak güvencesiz şekilde ucuza çalıştırırım, diyor. Buna izin vermeyeceğiz. Sadece parası olanın sağlığa ulaşacağı bir sistemin gelmesine izin vermeyeceğiz. Halkımızla birlikte mücadele edeceğiz. Ben her şeye rağmen tüm sağlık çalışanlarının ve halkımızın Tıp Bayramı’nı kutluyorum” diye konuştu.
‘PADİŞAH FERMANIYLA SAĞLIK OLMAZ’
Türk Tabipleri Birliği adına 14 Mart Bildirgesi’ni okuyan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Bilen ise “Bundan 183 yıl önce 14 Mart 1827’de 2. Mahmut, Topkapı Sarayı’nda Mekteb-i Tıbbiyeye Şahaneyi açtı. Bu ülkede onuruyla hizmet vermeye çalışan 110 bin hekim adına TTB olarak bizler; 183 yıl sonra 2010 yılının 14 Mart’ında, sadece talep etmekle kalmıyor, haklı taleplerimizde ısrar ediyoruz. Ve ‘padişah fermanı’ ile verilemeyeceğini bildiğimiz bu taleplerimizi, mesleğimizden aldığımız güç, ekip arkadaşlarımızla olan dayanışmamız ve hizmet sunduğumuz halkın sağlık hakkı mücadelesi ile birlikte kazanacağımıza olan inancımızı koruyoruz” dedi.
Eylemde, TTB Tıp Öğrencileri Komisyonu adına da bir açıklama yapıldı. Öğrenciler adına konuşan Merve Selçuk, “Tıp fakültelerinde eğitimin niteliği düşüyor. Amfilere sığmıyoruz. Yemekhane sıralarında rehin kalıyoruz. Sağlığın sektörleşmesine tıp fakülteleri alet ediliyor” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

BAKAN FARKLI TELDEN ÇALDI
SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ, Türkiye’de sağlıkta büyük bir dönüşüm yaşandığına dikkat çekerek, “Darısı Amerika’nın başına” dedi.
Halkın sağlığa erişiminin zorlaştırıldığı sistemi savunan Bakan Akdağ, Trabzon’daki 14 Mart Tıp Bayramı kutlamalarına katıldı. ABD’ye canlı telekonferans bağlantısı yapılan toplantıda, Amerika’da eğitim görmüş, tıp alanında başarılara imza atan Türk doktorlara birer teşekkür sertifikası verildi. Akdağ, Türkiye’de sağlık sisteminin ciddi anlamda değiştiğine dikkat çekerek, “OECD, Dünya Sağlık Örgütü raporlarında dünyaya örnek gösterilen bir Türk sağlık sistemi var. Köylü-kentli, zengin-fakir ayırt etmeksizin herkes için sağlık ilkesini uyguluyoruz. Ülke insanı, doğusundan batısına kadar koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetleri açısından gıpta edilecek bir durumda” dedi.
Akdağ, törende yaptığı konuşmada ise tıp bayramının, “sağlık bayramı” olarak adlandırılmasının daha doğru olacağını da iddia etti. Bakan toz pembe tablo çizdiği konuşmasında Türkiye’de hekim sayısının yetersizliğine de dikkat çekti. Akdağ ayrıca, hemşire sayısının da Avrupa ortalamasının beşte biri kadar olduğuna işaret etti. Ancak Bakan Akdağ, bütün bu konuşmaları sanki kendi sorumluluğunda değilmiş gibi yaptı. (TRABZON)

Anlatılanlar masaldan ibaret

14 MART Tıp Bayramı’nda hükümetin sağlıkta dönüşüm politikalarına, Tam Gün Yasası’na ve şu an Meclis gündeminde olan Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı’na karşı herkese parasız sağlık, güvenli gelecek ve özlük hakları için Hacettepe Üniversitesi Hastanesi kampüsünde bir araya gelen sağlık çalışanları, taşıdıkları siyah çelenkler ve sloganlar eşliğinde Sağlık Bakanlığı önüne yürüdüler. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Dev Sağlık-İş, Türk Hemşireler Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Türk Medikal Radyo Teknoloji Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Türk Psikologlar Derneği, Sağlık SÖZ-SEN, Çevre ve Sağlık Derneği temsilcileri ve Tabip Odaları temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen eyleme, Tıp Öğrencileri Kolu (TÖK), KESK Genel Merkez yöneticileri ve EMEP Ankara İl Örgütü yöneticileri de destek verdi.
Tabip Odaları, sendikalar ve uzmanlık dernekleri adına ortak açıklamayı yapan TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, hükümetlerin uyguladıkları sağlık politikalarının, ekonomik ve politik tercihleriyle ilişkili olduğunu bildiklerini ve bu politikalar karşısında kendilerinin de halk sağlığı, hastaların hiçbir engel olmaksızın hizmete ulaşımı, özlük hakları, bütün sağlık çalışanları olarak gelecekleri için tutum aldıklarını söyledi.
Altı yedi yıl önce halka sağlık alanında yapılan “Sağlık güvencesi olmayan hiçbir vatandaş kalmayacak, prim ödeyebilenden prim alınacak, ödeyemeyenin primini devlet alacak, tüm sağlık harcamaları kapsamda olacak, sigortalılara mevcut olanların dışında ek bir yük getirilmeyecek” vaatlerinin üzerinden çok uzun zaman geçmediğini ifade eden Bilaloğlu, Türkiye’de 10 milyona yakın güvencesiz insan olduğunu; katılım, katkı payları, primle beraber aciller dahil sağlık hizmeti için para ödendiğini, cenazesi rehin kalan slikozisli kot taşlama işçileri olduğunu dile getirdi. Böyle bir ortamda Türkiye’de 400 bine yakın sağlıkçının sağlık hizmeti ürettiğini söyleyen Bilaloğlu, “Hükümetin izlediği sağlıkta dönüşüm programı sonucunda bütün sağlıkçılar gelecek kaygısı içerisindeler, yarınları belirsiz bir kaos ortamında yaşıyorlar. Son olarak çıkartılan Tam Gün Yasası buna katkı sundu, şimdi TBMM’nin gündeminde olan Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı da bu belirsizliği daha da artıracak bir tasarı olarak önümüzde” dedi.
SES Genel Başkanı Bedriye Yorgun da sağlıkla ilgili süslü sözlerle anlatılanların bir masaldan ibaret olduğunun herkes tarafından görüldüğünü söyledi. Bülent Arınç’ın ‘Sağlık ve sosyal güvenlik harcamaları nedeniyle bütçede 30 katrilyonluk açık var’ dediğini, bunu söylerken de ‘Suiistimalleri önlemek gerekir’ ifadesini kullandığını hatırlatan Yorgun, “Suiistimallerin ne olduğunu sormak lazım. İktidara geldikleri günden bugüne suiistimal politikasını yaratan kendileridir. Sağlığı öncelik olmaktan çıkartıp mal ve hizmet alımına sıkıştırmışlar, böylece yolsuzluklarda da sağlık alanını Türkiye’de birinci sıraya koymuşlardır” dedi.
İYİ HEKİMLİK KAN KAYBEDİYOR
Kayseri’de de `doktorlar Atatürk Anıtı’na çelenk koyup, saygı duruşunda bulundu. Kayseri Tabip Odası Başkanı Karamehmet Yıldız, “Sağlıkta Dönüşüm Projesi’, popülist ve gündelik politikalar nedeniyle hem hekimlerin hem de hastaların beklentilerini karşılamıyor. İyi hekimlik kan kaybediyor” dedi. (ANKARA-KAYSERİ)

Sağlıkta dönüşüm değil çözümsüzlük

TÜRK Sağlık-Sen Ankara 1 No’lu Şube üyesi sağlık emekçileri, Sağlık Bakanlığı önünde yaptıkları açıklama ile 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlamayacaklarını ilan ettiler. “Sağlığı Siyasete Kurban Ettiniz”, “Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur”, “Sağlık Çalışanı Robot Değildir” dövizleri ile dün bakanlık önünde bir araya gelen sağlık emekçileri, “Çalışanlar sizinle rezil oluyor” sloganı ile tepkilerini dile getirdiler.
Burada konuşan Türk Sağlık-Sen Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Orhan Yılmaz, Tıp Bayramı’nı özel kılanın ‘sorunların çözümüne çare bulunması’ beklentisi olduğunu, ancak sağlık emekçilerinin bugün tam bir çözümsüzlük içinde bulunduğunu, bu kadar sorun varken bu yıl Tıp Bayramı’nı kutlamayacaklarını ifade etti. Yılmaz, sağlık çalışanlarının sekiz farklı istihdam modeli ile çalıştırıldıklarını ve sağlığın taşeron firmalara emanet edildiğini, sözleşmeli çalışanların sorunları karşısında da sessiz kalındığını belirterek, Tam Gün Yasası’nın ise sağlık çalışanlarının sadece yüzde beşini memnun ettiğini kaydetti. Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlığı “Ruhen ve bedenen tam bir iyilik hali” olarak tanımlamasına da atıfta bulunan Yılmaz, bu tanıma göre sağlık çalışanlarının tamamının hasta olduğunu vurguladı.
Bakanlığın “her yerde her şekilde çalışan, 24 saat mesai yapan; izin mesai, tayin ve zam istemeyen, evlenmeyen, ailesi olmayan, sendikalı olmayan, rapor almayan, AKP’ye oy veren” çalışan profili hayal ettiğine dikkat çeken Yılmaz, ‘robot çalışan’ olmayacaklarını ve haklarını arayacaklarını ifade etti. Açıklamanın ardından sağlık çalışanları, Sağlık Bakanlığı’nın hayalindeki çalışan profilini temsil eden ve “Recep” ismini verdikleri robot maketi, bakanlık önüne bırakıp beyaz önlüklerini de çıkartarak yaktılar.
Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci de yaptığı yazılı açıklama ile çalışma şartları, mali ve özlük haklarında gerekli düzenlemeler yapılmadan sağlıkta bayram kutlamasından bahsedilemeyeceğini vurgulayarak, bayramın ancak sorunlar çözüldüğünde, mağduriyetleri giderildiğinde yaşanacağını ifade etti. (Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

‘Sayamayan, koruyamaz da’

SONRAKİ HABER

TRT’nin ‘yandaş medya’ peşkeşi TBMM gündemine taşındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa