15 Mart 2010 00:00

Ahmet Telli şiiri 30 yaşında

SANATÇI dostları, Eğitim Sen 1 No’lu Şube yöneticileri ve eğitimciler, Ahmet Telli’nin 30. sanat yılı için bir araya geldi.

Paylaş

SANATÇI dostları, Eğitim Sen 1 No’lu Şube yöneticileri ve eğitimciler, Ahmet Telli’nin 30. sanat yılı için bir araya geldi. Eğitim Sen 1 No’lu Şube binasında önceki gün düzenlenen panelin moderatörlüğünü, Türkiye Yazarlar Sendikası Ankara Temsilcisi Aydın Afacan yaptı. Etkinlikte Ahmet Telli’nin şiiri, yazıları ve yaşamı konuşuldu. Konuşmacılar, Telli’nin söz ve eylem arasındaki birliği savunan, başka bir dünya kurmak isteyenleri huzursuz ederek harekete geçiren bir şair olduğunu söylediler.
‘HAREKETE GEÇİRMEK İÇİN RAHATSIZ EDİYOR’
Ahmet Teli’nin şiiri ve sanatı üzerine yazdığı “Yangın Yıllarından Nida’ya Ahmet Telli” kitabı yakın zamanda yayınlanan Şair-Yazar Asuman Susam, şair için kalıcılığın özgün olmak, yaratıcı olmak ve gençliğin heyecanın taşımak anlamına geldiğini ve Ahmet Telli’nin bu nedenle kalıcı bir şair olduğunu belirtti. Telli şiirinin dünya üzerindeki öznenin tarihe nasıl katıldığını, tarihi nasıl etkilediğini sorguladığını ifade eden Susam, Telli’nin gelenekten beslenirken, geleneği olduğu gibi yansıtmadığını, kendi iç müziğini özgün bir ses olarak yansıttığını belirtti. Susam, Telli’nin yeni ve başka bir dünya kurmak için okuyanları rahatsız ettiğini söyleyerek şöyle devam etti: “Huzurlu insanlar, yeni bir şeyler yapmak için bir şeyleri değiştirmek için harekete geçmezler, harekete geçmek için huzursuz olmak gerekir. Bu nedenle Ahmet Telli, bizi rahatsız eden şiirler yazmaktadır.”
‘ŞİİR YAZAN BİR DÜŞÜNÜR’
Konuşmasına Şair-Yazar Selma Ağabeyoğlu’nu anarak başlayan Evrensel Kültür Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Çubukçu ise Ahmet Telli’nin söz ve eylemin etik diyalektiğini arayan bir şair, şiir yazan bir düşünür olduğunu ifade etti. Telli’nin düz yazılarının da bu açıdan önemli olduğunu kaydeden Çubukçu, Telli’nin olayı anlatmakla yetinmediğini, onu bir bütün içerisinde yaşadığımızı varsayarak gösterdiğini ifade etti. Düz yazılarının yer aldığı “Ben Hiçbir Şey Söylemedim”, “Sulara mı Yazıldı?” kitaplarının adından başlayarak çok sert kitaplar olduğunu belirten Çubukçu, “Ahmet Telli’nin söyledikleri, düz yazıları, hep hedef gösterilen gazetelerde yayınlandı. O, en sert kavga koşullarında nerede olması gerektiğine karar verirken etik bir tutum takınmıştır. Düşünmek, oturduğun yerde düşünmek değildir. Yeniden bir hayatı inşa etmek için düşünmektir” dedi. Çubukçu, Ahmet Telli şiirinin hüzünlü bir yalnızlık, yankısızlık içinde olduğunu ve hüznün onun şiiri için önemli bir kavram olduğunu vurgulayarak, Telli’yi anlamak için 12 Eylül sonrası koşullarını iyi bilmek gerektiğini söyledi.
‘TOPLUMCU KANUNUN ŞAİRİ’
Şair-Yazar Mahmut Temizyürek de Ahmet Telli’yi anlamanın önemli olduğuna vurgu yaparak, şiir eleştirmenlerinin şiirde toplumcu şiir, sürrealist şiir, 2. Yenici şiir vb. pek çok ayrım yaptıklarını, Ahmet Telli şiirinin bunlardan hiçbiri olmadığını kaydetti. Temizyürek, Telli şiiri için “Bir kanon var ki, toplumcu bir kanon, Ahmet Telli onun şairi. Ahmet Telli şiirinde yalınlığın, gelenekselliğin ısrarında o kanonun sesinin devamını görüyorum” dedi. Panelin ardından söz alan Ahmet Telli, son şiir kitabı Nida’dan şiirler okudu.
(Ankara/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Derdi olan fotoğraflar

SONRAKİ HABER

İzmir'de tarihi fabrika binasında yangın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa