16 Mart 2010 00:00

Dünyayı sarıyor işçiyi boğazlıyor

Eskişehir Organize Sanayi’de kurulu olan SARAR Giyim Sanayi ve CCS SARAR Tekstil Fabrikası’nda çalışan 5 bin işçi için yaşam her geçen gün kötüye gitmekte.

Paylaş

Eskişehir Organize Sanayi’de kurulu olan SARAR Giyim Sanayi ve CCS SARAR Tekstil Fabrikası’nda çalışan 5 bin işçi için yaşam her geçen gün kötüye gitmekte. Dünya markası olma yolunda ilerleyen SARAR, konu işçi haklarına gelince sınıfta kalmakta. Dört yıldır işçi ücretlerine zam yapmayan SARAR patronunun, ‘Marttaki ödemeler zamlı olacak’ sözü de asılsız çıktı.
Geçtiğimiz ay yönetim değişikliğine giden SARAR’da, ailenin en genç üyelerinden biri olan Emre Sarar, grubun yeni başkanı oldu. 32 yaşında SARAR’ın yeni CEO’su olan Emre Sarar, gazetelere verdiği demeçlerde, SARAR’ı 2020 yılında dünyanın en büyük giyim marklarından biri yapacağını anlatırken şu cümleyi eklemeyi ihmal etmedi: “SARAR tam bir aile şirketedir. Çalışanlarımız ve yönetim kurulumuzla 3 kuşaktır hep gelişmenin öncüsü olduk.” Çocukluğunun iplik ve makasların içinde geçtiğini anlatan genç Sarar, bu kadar büyümelerini ailecek inançla çalışmalarına bağlıyor.
Rakamlar da Emre Sarar’ı doğruluyor. SARAR Şirketler Grubu, Eskişehir’in ikinci vergi rekortmeni olurken, yıllık 200 milyon doları geçen cirosu ve günlük 60 bin metre üretim kapasitesi ile Eskişehir Organize Sanayi’de ön plana çıkmakta. Türkiye milli takımları ve 4 büyüklerin de sponsoru olan SARAR, tekstil sektörünün dışına da açılmakta. Emlak, turizm, otomobil sektörlerinde de faaliyetleri bulunan SARAR Grubu, Eskişehir’in ve Türkiye’nin parlak firmalarından olmaya aday. Eskişehir Milletvekili Nedim Öztürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu yıl vereceği üstün hizmet ödülüne, Eskişehir’den SARAR Grubu Onursal Yönetim Kurulu Başkanı Celalettin Sarar’ı aday göstermiş.
SPONSORLUKTA SINIR TANIMIYOR
Öztürk, gerekçe olarak yaptığı açıklamada, “SARAR Giyim, Türkiye’de 5 büyük üretim fabrikasında 5 bin kişiye sağladığı iş imkanı ile ön plana çıkmaktadır. SARAR; 139 mağazası, 600 satış noktası, yurtdışında; 17’si Avrupa’da 8’i ABD’de ve 32’si diğer ülkelerde olmak üzere 57 konsept mağazada, yıllık 200 milyon dolar cirosu ile Türkiye ve dünya ekonomisinde yerini almıştır. Ayrıca eğitim ve kültür faaliyetlerine de önem veren SARAR, Türk Milli Takımları, Galatasaray, Beşiktaş, 12 Dev Adam, Gençlerbirliği, Trabzonspor, Türkiye Futbol ve Basketbol Federasyonlarının sponsorluğunu üslenmiş bir dünya markasıdır” demiş.
Eskişehir’in ve Türkiye’nin gündemine bu olaylarla gelen SARAR fabrikalarında bir de madalyonun öbür yüzü var. Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu 5 bin çalışanın yaşadıkları ve çalışma koşulları, madalyonun öbür yüzünü oluşturmakta. Fabrika içinde uygulanan yasaklardan kötü yemeklere kadar her şey, işçilerin sabrını zorlar durumda. Konuştuğumuz SARAR Giyim ve CCS SARAR çalışanları, çalışma koşullarından çok, 4 senedir alamadıkları zammın artık sabırlarını taşırdığını anlatıyorlar. Geçen ay yapılan yemek boykotundan dolayı ve oluşan huzursuzluğu dindirmek için bu ay zamlı maaş verileceğinin söylenmesiyle umutlanan işçilerin, geçen cuma maaşlarını zamsız almalarıyla, umut, yerini kızgınlığa ve tepkiye bırakmış durumda.
Dört senedir asgari ücret karşılığı günde 9.5 saat çalışan işçiler, fazla mesailerinin de eksik verildiğini, kimin ne kadar maaş aldığını bilmediğini söylüyorlar. Barut fıçısına dönen SARAR’da en büyük sorun ise işçilerin birbirine olan güvensizliği ve örgütsüz olmaları.
YİNE VAAT
“5 senemi verdim bu SARAR’a” diyerek sözlerine başlayan erkek işçilerden biri, sözlerini şöyle sürdürüyor: “5 senedir SARAR’da zam falan görmedik. Asgari ücrete gelen zammı bile yansıtmıyorlar. Bordrolarımızda mesai ücretleri düşük gözüküyor. Birçok kesinti oluyor, muhasebeci olsak anlamayız ne kadar çalışmışız, ne almalıyız, maaşımız ne kadar... Geçen ay zam yapılacak dediler umutlandık. Hikaye! Şimdi ayın 25’ini bekleyin diyorlar. Avanslar verilirken zam olacakmış. Hepsi yalan, avansta zam mı olur? Herkes avans almıyor ki, vereceksen maaşta ver anlayalım...”
Eski işçilerden biri anlatıyor: “SARAR’da imalat dışında çalışan yüzde 20’lik bir kesim var, bizler asgari ücret üstü alıyoruz. Ancak asgari ücret üstü olan kısmı elden veriliyor. Öyle olunca bu, emekliliğimize ve tazminatımıza yansıtılmıyor. Üç kuruş fazla para veriyorlar, onu da bordrolarımızda göstermiyorlar. İmalat hafta sonu çalışmıyor, bizler hafta sonu da çalışıyoruz. Fazla verdiklerini de oradan çıkartıyorlar.”
SARAR’ın dünya markası olma yolunda ilerleme çabalarını basından takip ettiğini söyleyen işçi, “4 senedir zam yapmama cesaretini işçinin örgütsüz olmasından alıyorlar. 2002’de sendika SARAR’dan gitmiş. O zamana kadar işçiler, 4 maaş ikramiye ve birçok hak alıyorlarmış. Şimdi ise o yılların acısı çıkartılıyor bence. Burada insanlara köle muamelesi yapılıyor, nasılsa sesleri çıkmıyor diye istedikleri gibi davranıyorlar, ama bu böyle sürmez; mutlaka bir şeyler yapacağız, buna onlar da şaşıracak” vurgusuyla bitiriyor cümlesini...
(Eskişehir/EVRENSEL)

BEDAVA ÇALIŞMAYA HAZIRIM, VAR MISIN?
İşçilerden biri, bir iddia koyuyor ortaya: “Artık yaşananlar canımıza yetti, mesailerle beraber 570 TL maaş alıyorum. 300 TL ev kiram var; elektriği, suyu, ısınması, geriye hiçbir şey kalmıyor. Geçen maaştan 25 TL kaldı faturaları yatırdıktan sonra. Gidip vurayım dedim müdürün yüzüne. Onlar 25 TL ile 1 ay geçinsinler, ben ömrümün sonuna kadar SARAR’a bedava çalışacağım...’’
Kadın işçilerinden biri, gözleri yaşararak anlatıyor: “SARAR’da bir kural artık yer edinmiş, işçiler adam yerine konmaz kuralı bu. Düşünsenize, 4 senedir iğneden ipliğe her şeye zam geldi, biz halen zam alamadık. Benim eşim metalde çalışıyordu, işten çıkartıldı. Evim kira, iki tane çocuğum var, okula gidiyorlar. İnanmazsınız, mahallede fırından simit veriyorlar sağ olsunlar, onları koyuyorum beslenmelerine. Bizi bu hallere düşürenler utansın. Böyle bedavaya çalıştırırsan tabii dünya markası olursun...”

ÇOK KAÇMAK İSTEDİM AMA...


Canlarına tak etmesine rağmen boyun eğmelerinin sebebini işçilerden biri şöyle özetliyor: “Ben SARAR’da yaşananlara isyan ettim kendi kendime. Dedim iş bulup çıkayım SARAR’dan. Gittim organizede 20’ye yakın fabrika gezdim, iş sordum. Hepsi asgari ücret, günde 10 saat çalışma, fazla mesai yok, gel çalış dediler. Buradan çıksam her yer aynı. Bu hem iş korkusunu azaltıyor, hem de beni düşünmeye itiyor. Bence o zaman yapılması gereken; bizler 5 bin çalışanız çok zor değil, biraz birbirimize güvenip koyun sürüsü olmadığımızı gösterelim yeter. Asıl olan, çalıştığın yerde hakkını almanın yolunu bulmak. O da birlik olmak, sendikayı SARAR’a sokmaktan geçiyor. Bizim 1 günlük ürettiğimizle maaşlarımız çıkıyor. Bir gün de diğer masraflar için gidiyor. Hafta sonlarını çıkar, geri kalan 20 günü patronun cebine çalışıyoruz. Bizler ürettiğimizden bir gün daha istiyoruz, fazlasını değil.”
Erdal Saran
ÖNCEKİ HABER

İşsizlik yüzde 13.5

SONRAKİ HABER

3 çocuk babası, işsiz nedeniyle bunalıma girerek intihar etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa