Aydınlar aydınlatılmalı

Aydınlar aydınlatılmalı

Demokratik Türkiye İçin Aydın Girişimi, Diyarbakır’ da “Demokrasi Mücadelesi Ve Aydın Sorumluluğu” adlı panel gerçekleştirdi.


Demokratik Türkiye İçin Aydın Girişimi, Diyarbakır’ da “Demokrasi Mücadelesi Ve Aydın Sorumluluğu” adlı panel gerçekleştirdi. Eğitim Sen Toplantı Salonu’nda Şube Başkanı Abdullah Karahan’ın moderatörlüğünde yapılan panele, Gazeteci-Yazar Nuray Sancar, Kürt Yazar Azad Zal ve Diyarbakır Üniversitesi Öğretim Görevlisi Mahmut Toğrul panelist olarak katıldı. Konuşmacılar içinden geçilen dönemde aydınların görevlerini tartışırken yeni bir aydın tanımlaması yapılması gerektiğine işaret ettiler.
YENİ BİR AYDIN TANIMI YAPILMALI
Panelde ilk sözü alan Nuray Sancar, üzerinden 40 sene geçmesine rağmen 12 Mart’ı ve 12 Eylül’ü halen konuştuğumuzu, 12 Eylül’de oluşturulmuş toplumsal ilişkilerin hâlâ devam ettiğini ve bugünkü siyasi yapının temel öğelerinin de aslında 12 Eylül’de oluşturulmuş öğelerden çıktığını ifade ederek AKP’nin 28 Şubat’ın doğrudan ürünü olduğunu, darbecilere karşı mücadele ettiğini söylese de AKP’nin darbecilerle bir göbek bağı içerisinde olduğunu, derin devleti tasfiye ettiğini söylese de aslında kendi derin devletini oluşturmaya çalışan bir parti olduğunu belirtti. Türkiye’de bir on sene öncesine bakıldığında aydın olmak için sol söylem içinde olmak gerektiği düşünüldüğünü söyleyen Sancar sözlerine şöyle devam etti. “Ama bu dönemde bu kavramlar değerini yitirmiş. Oluşan iki kampla birlikte sen laiksen aydın ve demokratsın ya da diğer kamptan yani AKP’li isen aydınsın durumuna döndü. Bir yandan asker diğer yandan AKP cephesine karşı mecazi anlamda bir üçüncü cephenin oluşturulması çok önemli ve bu anlamda aydın tanımının yeniden yapılması gerekir.”
Bir çok açılım yaptığını söyleyen, AKP’nin Kürt açılımını da Kürt halkının örgütlü yapıları dağıtarak, tek tek atomize ederek, ‘Ben Kürdüm’ demenin çok sorun oluşturmadığı bir zemin yaratmak amacında olduğunu söyleyen Sancar, AKP’nin elini attığı her şeyde demokratikleşmeyi değil tersine tamamen toplumu teslim almayı ve yeniden şekillendirmek istediğini dile getirerek, aydınların demokrasi konusunda üst sınıflar arasında süren çelişkiler sonucu çözüme ulaşacağı gibi bir yanlış düşünce içinde olduklarını ifade etti. Yeni bir anayasa için anayasa komisyonu oluşturulmasının önemli olduğunu söyleyen Sancar, kafa karışıklığından kurtulmak için aydınların aydınlatılmasının önemli olduğunu belirtti.
EMİLE ZOLA GİBİ OLUNMALI
Kürt Yazar Azad Zal ise AKP’nin Almanya ve İran’ı örnek alarak örgütlendiğini, iki ülkenin de bir zamanlar demokrat görünen iktidarlarının zamanla içindeki farklı kesimleri tasfiye etmeye çalıştığını, AKP’nin de bunu yapmaya devam ettiğini söyleyerek demokrasi güçleri ve aydınların Kürtleri göz önünde bulundurması gerektiğini belirtti. Zal, sözlerine şöyle devam etti. “Aydın olarak ordudan yana olunca AKP’ye karşı oluyorsun, AKP’nin yanında olunca da orduya karşı oluyor duruma geliniyor. Aydın örneği verilecekse Fransa’da Emile Zola’nın bir subayın yargılanmasına karşı çıkmasıyla birlikte bir toplumsal hareket oluştu. Türkiye’de böyle bir aydın şu an yok. Türkiye’de Orhan Pamuk veya Yaşar Kemal Kürtlerle ilgili bir şey söylediği için hemen linç edilmeye çalışıldılar. İktidara yakın Kürt aydınlarına da bakıldığında rahat konuşabiliyorlar ama muhalif Kürt aydınlarının seslerinin çıkmasına izin verilmiyor. Bu hem Kürt aydını hem de Türk aydınının korkak davranmasından kaynaklanıyor. Geçmişte Türk aydınının ‘Orduya bir şey söylemeyeyim de bana bir şey olmasın’ korkusu onlar tarafından Kürt aydınlarına da bulaştı.”
DEVLETE BAĞLI AYDIN YARATILDI
Cumhuriyet kurgulanırken aydın tipinin de kurgulandığını, aydının Kemalist bir çizgide devleti savunan aydın olarak oluşturulduğunu söyleyen DÜ öğretim görevlisi Mahmut Toğrul, aydının devletten bağımsız olmadığını, üniversitelerde gelişen aydın tipinin de böyle ortaya çıktığını belirterek sözlerine şöyle devam etti. “Bana göre aydının turnusol kağıdı Kürt sorununa bakışıyla ortaya çıkan bir durum. Kürt sorununa devletin bakışı dışında bakabiliyorsa o kişiye aydın diyebiliriz. AKP tüm sorunları çözmeye aday bir hareket olarak kendini gösterdi. Maalesef biz de buna biraz kandık gibi. Devlet ve AKP öyle bir ortam yarattı ki artık her şey Kürt önsözcüğünü takarak saldırıyor. Batı da işçiler eylem yaparken Kürt oluyorlar ve gazı, copu hak eder duruma getiriliyorlar. Aydının bu dönemde en doğru tavrı yeni umutlar ve cesaretiyle birlikte, insanlardaki umut ve cesareti ortaya çıkarması için elini taşın altına koymasının zamanıdır. Kalıplaşmış aydın tipini kırmak zor ama umutsuz olmamak gerekir.”
(Diyarbakır/ Evrensel)
Ergin Tekin
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.