‘Şairin ne borcu vardır ne alacağı’

‘Şairin ne borcu vardır ne alacağı’

PEN Dünya Şiir Günü etkinliği, 21 Mart’ta İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek


PEN Dünya Şiir Günü etkinliği, 21 Mart’ta İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. PEN Şiir Ödülü, Özdemir İnce’ye sunulacak. İnce, şiir günü için hazırladığı bildiride, şiirin şiir olması için okuru tarafından algılanabilmesi gerektiğine işaret ediyor.
ŞİİR YAZARAK KENDİME BİR HAYAT KURDUM
PEN Dünya Şiir Günü için hazırladığı bildiriye “Uzun süredir, yazdıklarımın alımlanması, beni artık hemen hemen ilgilendirmiyor” sözleriyle başlayan Özdemir İnce, şiir sanatının övgüsünü yapmayacağını söylüyor; “Şairin ve şiirin varsayımsal gücünü öne çıkartmayacağım. Şiirlerimi soyut ve yaşsız bir okur (sadece ‘bir’ okur) için yazdığımı anlamış bulunuyorum. Şairleri, TEKEL emekçilerinin eylemi için şiir yazmaya teşvik eden benim gibi birinin, onu sorumluluklarından soyundurduğu ve çelişkiye düştüğü sanılmasın sakın. TEKEL işçilerinin eylemi sadece yaralayıcı, acıtıcı bir izlek! Ben şairlerin şiirlerini o biricik ve anonim okur için yazmalarını istedim” diyor. İnce’nin bugünlerde yayımlanması beklenen “Toplu Şiirler”inin 1. cildinin önsözü şöyle bitiyor: “Size içtenlikle bir şey söyleyeceğim: Şiirlerimin, kuramsal yazılarımın, denemelerimin, çevirilerimin ve gazete yazılarımın, ölümümden sonra başlarına gelecekler beni hiç ilgilendirmiyor. Unutulurlar mı unutulmazlar mı, yaşarlar mı yaşamazlar mı?.. Bunlar hiç ilgilendirmiyor beni. Ben onları yazarak kendime bir hayat kurdum ve bu hayatta mutlu oldum. Belki başkalarını da biraz mutlu etmişimdir. Olabilir!”
‘ŞİİRİN ŞİİR OLMASI İÇİN ALGILANMASI GEREK’
Şair, bildiriye kısa bir öykü ile devam ediyor. New York’taki Brooklyn Köprüsü’nde dilenen bir kör dilenci varmış. Köprüden gelip geçenlerden biri, adamcağıza günlük gelirinin ne kadar olduğunu sormuş. Dilenci, iki dolara zar zor ulaştığını söylemiş. Yabancı, bunun üzerine kör dilencinin önünde duran, sakatlığını belirten tabelayı almış; tersini çevirip üzerine bir şeyler yazdıktan sonra dilencinin boynuna asmış ve şöyle demiş: “Tabelaya gelirinizi artıracak bir şeyler yazdım. Bir hafta sonra uğradığımda sonucu söylersiniz bana.” Dediği gibi bir hafta sonra gelmiş. Kör dilenci; “Bayım, size nasıl teşekkür etsem azdır. Eskiden en fazla beş dolar veriyorlardı. Şimdi günde on-on beş dolar kadar topluyorum, olağanüstü bir şey. Tabelaya ne yazdınız da bu kadar sadaka vermelerini sağladınız?” demiş. “Çok basit” diye yanıtlamış adam; “tabelanızda ‘Doğuştan Kör’ yazıyordu, onun yerine ‘Bahar geliyor ama ben göremeyeceğim’ diye yazdım...” “Şiirin, söz sanatının gücünü anlatmak için, öylesine çok kullandım ki bu sözleri, sonunda sanki benim oldu. Okurlar artık Roger Caillois’nın adını unutup buluşun bana ait olduğunu sanmaya başladılar” diyen Özdemir İnce, “Ancak ben, şiirin söz gücüne ağırlık verirken, olgunun bir başka yönünü unutmuşum: ‘Bahar geliyor ama ben göremeyeceğim’ cümlesi tersine bir etki yapıp kör dilenciyi beş dolarından da edebilirdi. Demek ki şiirin şiir olması için algılanması, alımlanması da gerekir. Bu da mümkün. Ama bu ilişki de tehlikeli. Ya alımlayıcı şiiri algılayacak düzeyde değilse. Bu da çok olası. Özellikle yeni ve yol açıcı şiir için” diyen şair, “Şairin şiiri hiçbir zaman ısmarlanmamıştır: Ne zamanı vardır ne de mekanı” diyerek açıklıyor bunu ve “Ama bu nedenle hem zamanı vardır, hem de mekanı. Bir gün terekesi açılır, borcu ve alacağı ölçülür. Ama şairin ne borcu vardır ne de alacağı. Habersiz gelir, habersiz gider” diyerek bildiriyi sonlandırıyor.
PEN Dünya Şiir Günü etkinliğine katılacaklar arasında Özdemir İnce, Nihat Ateş, Seyhan Erözçelik, Sabri Kuşkonmaz, Kawa Nemir, Derya Önder, Kubilay Tunçer ve Levent Yılmaz var. Sunuculuğunu Gülsün Gökalp’in yapacağı programda, Louis Aragon’un şiirleri ile Shakespeare’in sonelerinden Kürtçe çeviriler de yer alıyor. Türkiye PEN Kulübü, bu yılki Dünya Şiir Günü etkinliğini Haiti PEN Kulübü’ne armağan ediyor.
(İstanbul/EVRENSEL)

SİYASETNAME XXXII *
Ozan töresidir Devlet mülkünü tartışmak,
ve sözün payıdır: Mızrağın ucu, palanın ağzı,
ama yasa mı erişir tımarına el koymaya
ve yoktur şiir mülkünün reayası;

Ozan işler şiirin derviş toprağını,
çift akçesini öder:
Sözün büyüsünde, ipin ucunda.

Ozan töresidir mülkü ve fetvayı tartışmak,
ama kimi saf, birkaç densiz, bazı daltaban
sanır ki şiir mülkü devlet mülkünden sayılır.

Gümüştür sözü ozanın, susması altın değildir,
karşı yasadır sözü, değiştirecek yoktur,
ve dirhemle tartılmaz sarraflar çarşısında...

ÖZDEMİR İNCE
* Özdemir İnce’nin Dünya Şiir Günü için yayınladığı bildirisine eklediği şiiridir.
www.evrensel.net