16 Mart 2010 00:00

‘Rehavete kapılmak yok’

Aliağa’da yapılacak olan termik santrale karşı mücadeleyi kesintisiz sürdüren Bakırçay Çevre Platformu, düzenlediği halk toplantılarıyla yöre halkını bilgilendirmeye devam ediyor.

Paylaş

Aliağa’da yapılacak olan termik santrale karşı mücadeleyi kesintisiz sürdüren Bakırçay Çevre Platformu, düzenlediği halk toplantılarıyla yöre halkını bilgilendirmeye devam ediyor. Foça’nın Ilısu köyünde düzenlenen bilgilendirme toplantısına Yazar Hüseyin Yurttaş, Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, Aliağa Belediye Meclis Üyesi Yakup Öztürk, Foça Çevre Platformu Sözcüsü Bahadır Doğantürk de katılarak birer konuşma yaptı.
Toplantıda söz alarak konuşan bütün konukların ortak kanısı, şimdiye kadar verdikleri mücadele ile yapılacak termik santrallerin engellendiği, Aliağa, Foça ve büyükşehir belediyelerinin halkın taleplerine kulak verdiği yönünde oldu. Ancak rehavete kapılmamak gerektiği dile getirilerek, bu büyük tehlikenin halen kapıda beklediği belirtildi.
İNSANA VE DOĞAYA UYGUN SANAYİLEŞME
Toplantıyı yöneten Hüseyin Yurttaş, bölgenin yöredeki fabrikalardan kaynaklı demir tozu, pas, kir ve benzeri etkenlerden harap olmuş durumda bulunduğunu belirterek, zeytin toplayanların ellerinin simsiyah olduğuna dikkat çekti. Termik santralin yöreye büyük zarar vereceğini dile getiren Yurttaş, “Bizler sanayi düşmanı, ilkel yaşamı savunan insanlar değiliz. Enerji gerekliyse rüzgar santralleri, doğalgaz santralleri yapılabilir. Ama kabul etmiyorlar” dedi. İnsanların işsizlikle korkutulduğuna dikkat çeken Yurttaş, hükümetin istihdam için santrali savunmasını da eleştirdi. Yurttaş, “Şeker fabrikalarını, TEKEL’i, TARİŞ’i ve diğer fabrikaları kapatıp milyonlarca işsiz yaratanlar burada işe alınacak 100-150 kişiyle bizi kandıramazlar. İşsizliği çözmek, istihdam yaratmak bu değildir” dedi.
MÜCADELEYİ SADECE BELEDİYELERE BIRAKMAYIN
Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ ise sadece termik santrale karşı değil, şimdiye kadar yapılmış olan fabrikaların yarattığı zararı da en aza indirmek için mücadele ettiklerini belirterek bunu yöre halkıyla beraber yapmaya çalıştıklarını söyledi.
Daha önce de yörede pek çok köyde bilgilendirme toplantıları yaptıklarını dile getiren Demirağ, gelinen süreç hakkında köylülere bilgi verdi. “Danıştay daireler başkanlığının aldığı yürütmeyi durdurma kararı çerçevesinde şimdilik tehlike durdu. Büyükşehir belediyesinin de burada yaptığı 1/25000 ve 1/50000’lik planlarda bu bölgeyi tarım arazisi olarak göstermesi bizleri oldukça sevindirdi. Ancak şu an şöyle bir tehlike var ki 1/100000’lik imar planlarını Bayındırlık Bakanlığı yöre halkına, yerel yönetimlere sormadan yapıyor. Böyle bir durumda buraların sanayi arazisi gösterilmesi tehlikesi her zaman var, işte o zaman da hep beraber olup, sivil inisiyatif olarak mücadele etmemiz gerekiyor” diyen Demirağ yöre halkını rehavete kapılmamaları yönünde uyardı.
HALKIN DİRENİŞİ ETKİLİ VE BELİRLEYİCİ
Aliağa Belediye Meclis Üyesi ve Başkan Danışmanı Yakup Öztürk, “Aliağa’dan Menemen’e kadar insanlarımız, doğamız sıkıntı yaşıyor. ENKA, HABAŞ ve diğerleri bizim yaptığımız eylemlerden ve tepkilerimizden çekiniyor. Bizim bu tepkilerimizden dolayı, şimdiye kadar buralarda termik santral kurulması engellendi. Önemli olan halkın direnmesi, karşı durmasıdır. Bizim buradan başka bir yere gitme şansımız yok, ama onlar parayı kazanıp İstanbul veya istediği yerde yaşayacaklar” diyerek mücadelenin önemine dikkat çekti. Öztürk yöre halkının mücadelesinin çevre politikasını değiştirir noktaya geldiğini belirterek, “Direniş başarı elde etti. HABAŞ’tan bir heyet belediyeyi ziyaret edip termik santralden vazgeçtiğini, çevre direnişinin çok fazla olduğunu söylediler. Bu tepkilerden dolayı rüzgar ve benzeri alternatif enerji kaynaklarına yöneldiler. Bütün bunlar bizim direnişimizle gerçekleşti” dedi.
BAKIRÇAY’DAKİ TEHDİT ÇOK BÜYÜK
FOÇEP Sözcüsü Bahadır Doğantürk ise, “Bu bölgede yaşayan insanlar olarak mücadele etmeli ve yaşamımızı savunmalıyız” diyerek başladığı konuşmasında 4 Nisan’da Güzelhisar’da toplantı yapacaklarını burada kurulacak olan Dökümcüler sitesine karşı da mücadele edilmesi gerektiğini dile getirdi. “Sağlıklı ve güvenli bir gelecek için yaşamı savunmalıyız. Demirçelikler, termik santral, gemi söküm tesisleri, rafineri, zehirli fabrika atıkları sahaları gibi pek çok tehdit ve kirleticiler bu bölgede ve ne kadar denetlendikleri şüpheli. Bu yüzden daha fazla duyarlı olmalı ve mücadele etmeliyiz” dedi. (İzmir/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Karşıyaka baz istasyonu kaynıyor

SONRAKİ HABER

Hindistan'daki selde ölü sayısı 136'ya çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa