iŞSiZLiK KABUSU

iŞSiZLiK KABUSU

“İşsiz kalmak istemiyorum...”


“İşsiz kalmak istemiyorum...” Bu sözler, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Yunan Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. sınıf öğrencisi Burçin Doğan’a ait. Bu kaygıyı sadece o değil, bütün üniversite öğrencileri yaşıyor. Özellikle de Edebiyat Fakültesi öğrencileri.. Çünkü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre üniversite mezunları arasında en fazla işsizlik, yüzde 31.5 ile sosyal hizmet alanında; yüzde yüzde 24.1 ile de sanat bölümlerinde yaşanıyor. Yani edebiyat fakültelerinde…
4 GENÇTEN BİRİ İŞSİZ
TÜİK’in en son açıkladığı işsizlik oranları da geçen aya göre yüzde 0.4 artarak yüzde 13.5’e yükseldi. Gençlik içindeki durum daha da vahim. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 21.1 olarak gerçekleşti. Diğer bir deyişle, her 4 gençten 1’i işsiz. Ayrıca üniversite mezunları arasında da işsizlik oranı giderek artıyor.
Bitirdiği bölümle ancak müzelerde ve kültür bakanlığında çalışma olanağının olduğunu anlatan Burçin Doğan, bu alanda da iş bulmanın neredeyse imkansız olduğunu söyledi. Özellikle hocalarının “Siz hiçbir şey yapamazsınız” sözlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Doğan, alanlarına yönelik işsizlik oranının düşürülmesi için araştırma merkezleri kurulmasını, çeviriler için devletin bütçe ayırmasını ve staj hakkı verilmesini istedi.
DEVLET TİYATROLARI ARTARSA...
Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü 2. sınıf öğrencisi Çiğdem Çivi ise sözlerine “Sanat ülkemizde ne yazık ki pek para kazandırmayan bir dal” diye başladı. İş bulmanın zorluğunu göze alarak bu bölümü seçtiğini anlatan Çivi, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizde tiyatro büyük şehirlere tutsak edilmiş ve bu tutsaklık, işsizliğin artmasında oldukça büyük bir paya sahip.” Devlet tiyatrolarının yetersizliğine dikkat çeken Çivi, devlet tiyatrolarının ülke geneline yayılması halinde işsizliğin bir nebze de olsa azaltılabileceğini kaydetti.
Aynı fakültede Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okuyan 3. sınıf öğrencisi Nazlı Hilal ise formasyon hakkıyla iş kaygısının biraz olsun azaldığını anlattı. “İstediğim öğretmenlik değil ama iş imkanlarından, daha doğrusu imkansızlıklarından dolayı formasyon bir mecburiyet haline geliyor” diyen Hilal, kağıt üzerinde iş imkanlarının çok olduğunu, ama bunun hayatta karşılığı olmadığını belirtti. (İstanbul/EVRENSEL)

FORMASYON DA ÇÖZÜM DEĞİL
FEN ve edebiyat fakültelerinin asıl amacı, bilim insanı yetiştirmek. Ama işsizlik ve gelecek kaygısı nedeniyle devlet formasyon hakkı tanıyarak ağza bir parmak bal çalıyor. İş isteyen öğrencileri formasyon hakkı tanıyarak susturmaya ve bunu çözüm olarak sunmaya çalışan hükümet, diğer yandan ise şubat ayı atamalarının yapılmayacağını duyuruyor. Türkçe Öğretmeliği 1. sınıf öğrencisi Tuncay Genç, atanmama sorunu nedeniyle gelecek kaygısı taşıdığını belirtti. Genç, “Atanamayan bu kadar öğretmen varken, Ardahan’da öğretmen bulunamaması bahanesiyle derslere polislerin girmesi tam bir skandal” dedi. Sınıf Öğretmenliği 1. sınıf öğrencisi Cem Okçu, ek puan avantajı nedeniyle bu bölümü seçmiş. Bölge illeri başta olmak üzere öğretmen açığının arttığına dikkat çeken Okçu, diğer taraftan ise öğretmen adaylarının önünde KPSS duvarı bulunduğunu vurguladı.
Duygu Kurban - Eren Yurt
www.evrensel.net