19 Mart 2010 00:00

ANLATMAKLA BİTMEZ

ŞİŞLİ’nin merkezinden arka mahallelerine gidildikçe başka bir şehre ya da ülkeye geçmiş hissi uyanır insanlarda.

Paylaş

ŞİŞLİ’nin merkezinden arka mahallelerine gidildikçe başka bir şehre ya da ülkeye geçmiş hissi uyanır insanlarda. Merkezindeki büyük alışveriş merkezleri, gökdelenler, rezidanslar, arka mahallelerden olan Ayazağa’da, yerini ekmek parası için göç etmiş emekçi evlerine bırakır.
Bu evlerde yaşayan kadınlar için 8 Mart, şimdiye kadar eşlerinden bekledikleri küçük bir hediye paketinden daha fazla bir anlam taşımıyordu. Ta ki, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin bir arkadaş toplantısına katılana kadar... O zaman, 8 Mart’ın aslında bir mücadele günü olduğunu öğrenmişler.
MÜCADELE EDİLMELİ
Ağırlıklı olarak Karadeniz’den göç alan Ayazağa’da görüştüğümüz kadınlar, yaşamlarının zor olduğunu, giderek daha da zorlaştığını anlattılar. İsimlerini sorduğumuzda “Ne fark eder, hepimiz kadınız; Ayşe, Fatma ya da Hatice, hepimiz aynı sorunu yaşıyoruz” yanıtını alıyoruz.
Sürekli aile baskısı altında olduklarını dile getiren kadınlar, evlenmeden önce baba, evlendikten sonra ise koca, hatta erkek çocuklarının baskısını yaşadıklarını söylediler. “Anlatmakla bitmez” dedikleri sorunları arasında en önemlilerinden biri, çalışacak bir işlerinin olmaması ya da işleri olsa bile çocuklarını bırakabilecekleri güvenli bir yerin olmaması. Çocukları devlet okulunda okuyor olmasına rağmen para yetiştiremez hale geldiklerini söyleyen kadınlar, “Hastalansak gidecek bir hastanemiz yok. En yakın hastane 40 kilometre. Gidene kadar ölmemek şanstan başka bir şey değil” dediler. Maddi sıkıntılar, çocuklarının geleceklerine ilişkin kaygıları; işsizlik, ulaşım ve çarpık kentleşmenin yarattığı sıkıntılar… Günlük yaşantılarının birer parçası olmuş artık.
Bu durumun değişmesinin zorluklarına dikkat çeken kadınlar, bu sorunları ve baskıları çocuklarının da yaşamaması için mutlaka mücadele etmek gerektiğini söylediler.
ENGELLENDİLER AMA VAZGEÇMEDİLER
Aralarında bu mücadeleyi başlatanlar da yok değil. Bu kesimden görüştüğümüz bir grup kadın, 2008’deki yerel seçimlerde kadın adayı destekleyerek başladıkları kadın çalışmalarını anlattılar. Bu çalışma sırasında bir dernek kurma fikrinin ortaya çıktığını söyleyen kadınlar, baskıların sürdüğünü, “Boş verin, ne yapabilirsiniz?” denilerek kendilerini bu fikirden vazgeçirmeye çalışanlar olduğunu kaydettiler. Hatta çalışmaları engellemek için derneğe kiralık yer dahi verilmediğini vurgulayan kadınlar, yaşadıklarını şöyle anlattılar: “Erkek egemen anlayış o kadar baskın ki, muhatap olduğumuz mülk sahipleri ne için kullanacağımızı sorduğunda ‘Kadın derneği olacak’ deyince kapılar hemen yüzümüze kapanıyor.”


ÇALIŞMA SÜRECEK
Ama kadınlar yine de bu çalışmayı sürdürmekte kararlılar. 8 Mart’ın 100. yılı nedeniyle etkinliklerin devam ettiğine işaret eden kadınlar, bu çalışmayı yaparken daha çok kadınla bir araya geleceklerini ve dernek çalışmasını da sürdüreceklerini bildirdiler. Kadınlar, bu amaçla salon toplantıları ve kadınların tanışması için başka toplantılar da düzenleyeceklerini söylediler.
(İstanbul/EVRENSEL)
Şenay Kumuz
ÖNCEKİ HABER

Nişan dehşeti: İki kadın öldürüldü

SONRAKİ HABER

Gürcistan'da halk, erken seçim taleplerinde ısrarcı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa