20 Mart 2010 00:00

BAŞYAZI

Hükümetin “Anayasa değişikliği paketi” hazır! Ama Anayasa değişikliğinin içeriğinden çok, nasıl oylanacağından amacına kadar değişik yönleri tartışılıyor.

Paylaş

Hükümetin “Anayasa değişikliği paketi” hazır! Ama Anayasa değişikliğinin içeriğinden çok, nasıl oylanacağından amacına kadar değişik yönleri tartışılıyor. Dolayısıyla da “referandum” ve onun yapılma koşulları da, daha değişiklik paketi Meclis’e gelmeden tartışılmaya başlandı.
Aslında doğrusu da bu! Çünkü AKP Hükümeti’nin yapmak istediği gerçek bir Anayasa değişikliği değil! Çünkü böyle seçime bir yıl gibi bir zaman kalmışken, hükümetin onca işi arasında Anayasa değişikliğini Meclis’e getirmesi için ertelendiğinde ülke için hayati sonuçlar doğuracak bir durumun olması gerekir. (Ya da hükümetin gündemi başka yönlere çekmek istemesi, kendi partisel çıkarları için bir Anayasa değişikliği gündeme getirmesi gerekir.)
“Anayasa değişikliği paketi”nin içeriğine bakıldığında; bu paketteki maddelerin şimdi ya da bir yıl sonra değiştirilmesinin hiçbir mahzuru yoktur. Başka bir söyleyişle; pakette yer alan maddeler, ülkenin acil çözüm bekleyen çok önemli sorunlarıyla ilgili değildir. Örneğin bu değişiklik isteği; Kürt sorununun demokratik çözümü, gerçek bir laisizm ve inanç özgürlüğü ile emekçi yığınların örgütlenme özgürlüğü, seçim ve siyasi partilerin faaliyetlerinin önündeki engellerin kaldırılması gibi ülkenin başlıca sorunlarıyla ilgili olsaydı; seçimden önce bu değişiklik bir anlama sahip olabilirdi. Ama değildir. Tersine; değişikliğin merkezinde, HSYK’yı hükümetin denetimine alma amacı vardır. Ve bu da bırakılım ülkenin herhangi bir önemli sorunu için aciliyet taşımayı, genel olarak bile ülke ihtiyacı değildir.(*) Tersine; AKP Hükümeti’nin niyeti, bu yolla yargıya tümüyle hükümetlerin kontrolü altına almak gibi antidemokratik bir amaç da taşımaktadır. Öyle olunca da; bırakalım başka itirazları, sadece bu nedenle bile bu Anayasa değişikliği, karşı çıkmayı hak etmektedir.
Değişikliğin içeriğine baktığımızda; hükümetin bu değişiklikteki amacının, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) bileşimini değiştirmek, dolayısıyla da hükümetin bu kurula müdahalesini daha da kolaylaştıracak bir biçime kavuşturmak olduğu anlaşılıyor. Bunu, az çok siyasi arenada gelişmeleri izleyen herkes bilmektedir.
Hükümet burada, HSYK’nın üye sayısını 9’dan 21’e çıkararak, bu kurulun üyelerinin bir bölümünün yüksek yargı kurumlarından, diğer bir bölümünün ise cumhurbaşkanı tarafından seçilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Böylece hükümet, YÖK’te olduğu gibi, cumhurbaşkanı üstünden HSYK’yı, hükümet yanlılarının çoğunlukta olduğu bir kurula dönüştürmeyi amaçlamaktadır.
Anayasa değişikliği paketindeki; çocuklar, kadınlar, kamu emekçilerine yönelik kimi “iyileştirmeler” ve 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasını yasaklayan maddenin kaldırılması gibi maddeler ise bu çevrelere verilen bir rüşvettir ve referandumda “evet” diyenlerin sayısını artırmak için konmuştur.
Kişisel özgürlüklerin ya da kimi toplumsal hakların, hükümet tarafından, böyle bir; ak ve karanın aynı pakete konarak, “ya hepsine evet dersiniz ya da hepsine hayır” diyerek gündeme getirilmesi, burjuva parlamentolarının oyunlarından biridir. Başbakan Erdoğan ve adamları, bu burjuva kuralı bir ianeye, rüşvete dönüştürmüşlerdir. Üstelik bunu hükümet, kör gözüm parmağına bir biçimde yaparak, emekçi yığınları aşağılayan; onlara kömür, makarna dağıtarak oy istemesine benzeyen biçimde yapmıştır.
“Anayasa değişikliği paketi”nin amacıyla ilgili gelişmeleri, amacını olduğu kadar içeriğini ve değişikliğin ne ölçüde anlamlı olduğunu, önümüzdeki günlerde daha ayrıntılı bir biçimde tartışacağız.
Ancak şimdiden şunu söyleyebiliriz ki; hükümet, paketi böyle hazırlayıp referandumu da göze alarak, kendisini de “referanduma” sunmuştur!
(*) Elbette gerçek bir yargı reformu ihtiyacı vardır. Ama AKP, “yargı reformu” adı arkasında bir karşı reform peşindedir ve HSYK’yı ele geçirme, bu karşı reformun adımı olarak değerlendirilebilir.
İHSAN ÇARALAN
ÖNCEKİ HABER

Uyanık patronun TEKEL balonu patladı

SONRAKİ HABER

Erdoğan'ın eski danışmanı Kemal Öztürk: Manşet gönderip 'Uygun mu' diye sorarlardı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa