Romanlar düdük değil insanca yaşam istiyor

Romanlar düdük değil insanca yaşam istiyor

Kürt açılımı, Alevi açılımı ve ardından Roman açılımı geldi.


Kürt açılımı, Alevi açılımı ve ardından Roman açılımı geldi. Yapılanlar ne kadar açılımdır, tartışma konusu. Başbakan açılım dediyse öyledir, tersini söylemek ayıp olur. Bakıp göreceğiz, açılım nasıl oluyor?.. Roman açılımı da bunlardan birisi olacak.
Geçtiğimiz günlerde ülkenin dört bir yanından İstanbul’a gelen Romanlar, Başbakan’ın ağzından dinlemek istediler açılımı. Abdi İpekçi Kapalı Spor Salonu’nda yapılan açılım toplantısından önce ve sonrasında Romanlarla görüştük.
Bir başbakanın kendileriyle ilgili sözler söylemesi hoşlarına gitmiş. Onlar da Beylikdüzü’nden diğer vatandaşlar gibi dinlemeye gittiler Başbakan’ı. Orada izdiham vardı; içeriye giremeyenler, oynayanlar ve çalgı çalanlar oradaydı. Ancak ‘Parasız eğitim istiyorum’ diye pankart açmak isteyen bir gencin karga tulumba alınıp götürülmesi, onları üzmüş. Çünkü eğitim onların hakkı, hem de parasız eğitim onların hakkı.
ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ YER
Başbakan, bu ülkede kimsenin ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmeyeceğini söylüyor. Romanlar da ikinci sınıf vatandaş olmak istemiyor. Ancak söylendiği gibi olmuyor. “Başbakan konuşup gidiyor, ya sonrası? İşte zurnanın zırt dediği yer. Her söylenen hayata geçmiyor” diyor Romanlar. “Bizim çocuklarımız okumak istiyor, her türden eğitimi almak istiyor. Ama ne yazık ki bu gerçekleşmiyor” diyerek yaşananları anlatan Romanlar, dışlandıklarını, lekeli olarak görüldüklerini söylüyorlar. “Bizler insan muamelesi görmek istiyoruz. Oradan oraya göçmek istemiyoruz. Yerleşik bir yerimiz olmalı” diyorlar. “Açılım olacaksa, bizlere ve çocuklarımıza iş ve aş vermeleri gerekiyor. İnsanca barınacak yerlerimiz olması gerekiyor” diyen Romanlar, yaşamlarında nasıl bir değişiklik olacağını, yaşadıkları sorunlar değişmeden açılımı nasıl anlayacaklarını soruyorlar.
Açılım olacaksa bütün sorunların çözülmesi gerektiğine dikkat çeken Romanlar, “Yoksa bizim düdüğe karnımız tok” diyorlar.
AYAĞIMIZ TOPRAĞA BASMALI
Başbakan’ın TOKİ aracılığıyla konut sorununu çözeceğini söylediğini hatırlatan Romanlar, “Biz yüksek binalarda oturalım demiyoruz, alışkın değiliz. Bizim ayaklarımız toprağa basmalı, biz öyle mutlu olabiliriz” diyor.
15 yıldır yaşadıkları mahallede tapularını verilmediğini söyleyen Romanlar, şöyle sürdürüyor sözlerini: “Eğer verilirse açılım böyle olacak. Çocuklar evlenecek; işsiz ve güçsüzler, nasıl evlensinler? Şimdilerde hayat kurmak, ev geçindirmek kolay değil. Bütün bunları konuşurken, dışarıda polis gençleri çeviriyor. Kimlik soruyor, üzerlerini arıyor. İşte problem burada, yani açılım olacaksa pratikte olmalı. Lafla açılım yapmak kolay.”
SORUNLARI MAGAZİNLEŞTİRİYORLAR
“Televizyonlar, mikrofonları Romanlara tutuyorlar, gazeteler Romanları yazıyorlar. Ancak bunlar sorunları magazinleştiriyorlar. Bir TV kanalında Başbakan’dan ne isteyeceksiniz sorusuna verilen cevap klarnet oluyor. Biz ne yapalım düdüğü klarneti?.. Biz iş, aş ve konut istiyoruz, bunları söylüyoruz” diyen Romanlar, televizyon ve gazetelerin bu taleplerine yer vermemesinden yakınıyorlar.
Romanlar, Başbakan’ın söylediklerinin, verdiği sözlerin takipçisi olacaklarını söylemeyi de ihmal etmiyorlar. (İstanbul/EVRENSEL)
Seyit Aslan - Sabri Çetinkaya
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.